9. Ceza Dairesi 2021/5575 E. , 2023/5349 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/221 E., 2015/14 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e…
**9. Ceza Dairesi 2021/5575 E. , 2023/5349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/221 E., 2015/14 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2013 tarihli ve 2013/44889 Esas sayılı iddianamesiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2013/221 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında oy çokluğuyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdureden alınan örnekler üzerinde yapılan incelemede suça sürüklenen çocuğa ait DNA'nın bulunmadığının anlaşıldığı, Adli Tıp raporundaki içerik doğrultusunda mağdurenin babası hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştiğine dair bulgu olmadığı, mağdurenin de bu şekilde beyanda bulunmadığı, olayın gerçekleştiği iddia edilen evin fiziksel koşulları itibariyle olayın meydana gelmesinin mümkün olmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Suça sürüklenen çocuğun 23.08.2013 günü şikayetçi teyzesinin evine mağdurenin abisi olan tanık ....'un çağırması üzerine bilgisayara format atmak içi geldiği, evde tanık ile mağdurenin olduğu, bir süre bilgisayar ile uğraşan suça sürüklenen çocuğun daha sonra mağdurenin yatakta zıplamak için çağırması üzerine birlikte şikayetçinin yatak odasına geçtikleri, o sırada tanığın salonda bilgisayar ile uğraştığı, suça sürüklenen çocuğun yatak odasına götürdüğü mağdurenin külotunu çıkardığı ve sonra da kendi cinsel organını çıkararak mağdurenin anal bölgesine (poposuna) sokmaya çalıştığı ancak bu eylem sonrası mağdurenin acı duyduğu ve bağırmaya başladığı, mağdurenin bağırması üzerine suça sürüklenen çocuğun eyleme son verdiği, içeriden mağdurenin bağırma sesini duyan kardeşinin gelip odaya baktığında mağdure kardeşinin üstü giyinik vaziyette suça sürüklenen çocuğun kucağına oturmuş vaziyette gördüğü, ne olduğunu sorduğunda suça sürüklenen çocuğun kendisine yanlışlıkla mağdurenin ayağına bastığı için bağırdığını söylediği, olayı mağdureye sorduğunda ise mağdurenin kendisine "... abi benim kilodumu çıkarttı, yatağa yüz üstü yatırdı,pipisini çıkarıp popoma soktu" diye cevap verdiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; mağdure ve suça sürüklenen çocukların babaları ve annelerinin kardeş oldukları ve karşılıklı amca ve teyze çocukları oldukları, olay öncesine kadar, tarafların aileleri arasında, yakın akraba olmaları ve birbirlerine yakın ikamet etmeleri nedeniyle, sıcak ilişkiler olduğu, iftirayı gerektirir herhangi bir husumet ve sebep bulunmadığı, mağdurenin yaşı itibariyle dosyadaki kendisiyle ilgili raporlara, bu rapor içeriklerinde, annesi ile ağabeyinin beyanlarında yer alan aktarma beyanlarına, ruh sağlığının bozulduğuna ve etkilendiğine ilişkin raporlara göre, Mahkeme huzurunda da ifadesi alınmadığı, mevcut sözü edilen beyan, rapor ve kanıtlarla yetinildiği, suça sürüklenen çocuğun savunması, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.08.2013 tarihli raporu ile İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 26.05.2014 tarihli raporunda bildirilen mağdurenin anüs bölgesinde tespit edilen, taze fissür ve halkavi şekilli ekimotik alanların, bu türden bir kazaen ayak parmağının anüse gelmesi sonucunda oluşabilmesi mümkün ve hayatın olağan akışına uygun gözükmediği ayrıca aralarında herhangi bir husumeti olmayan, aksine olay anına kadar son derece samimi ve yakın olan tanık ve şikayetçinin Mahkeme huzurunda da gözlemlenen samimi anlatımları karşısında inandırıcı ve gerçeğe uygun bulunmadığı, savunma dürtüsüyle hareket ettiği kanaatine ulaşıldığı, tanık beyanı ile mağdurenin çığlık atması üzerine odaya gittiğinde kıyafetlerin telaşla giydirildiğini gösteren karışıklığın bulunduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun zıplarken külodunun sıyrıldığı ve bu sırada ayak parmağının anüs bölgesine gelmiş olabileceği savunmasının inandırıcı olmaması, mağdurenin anüs bölgesinde cinsel istismara bağlı olarak gerçekleşebilecek harabiyet bulgularının tespit edilmesi, mağdurenin suça sürüklenen çocuğun eylemine bağlı olarak acı duyup çığlık atması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kalmayıp tamamlandığı, aldırılan raporlar, tanığın ve şikayetçinin gözlemlenen aşamalardaki tutarlı, samimi ve herhangi bir husumete dayanmayan anlatımları, mağdurenin ruh sağlığının konu olay sonrasında etkilendiğine ilişkin Adli Tıp İhtisas Kurulunun muayene tespitleri ve sonuç kanaat mütalaası karşısında, anal bölgede tespit edilen bulgu ve harabiyetin oluşmasına sebebiyet verecek şekilde, organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2013/221 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.