8. Hukuk Dairesi 2021/6885 E. , 2024/6182 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/49 E., 2019/14 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine temsilcisi, davacı ... ve davacı/davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapıla…
**8. Hukuk Dairesi 2021/6885 E. , 2024/6182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/49 E., 2019/14 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine temsilcisi, davacı ... ve davacı/davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... Köyünde yapılıp 29.02.2006 ilâ 29.01.2007 tarihleri arasında ilân edilen genel arazi kadastrosu sırasında, 135 ada 9 parsel sayılı 40.357,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarihli ve 40 numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle 2/8 hissesi veraseten iştirak halinde ... mirasçıları adına, 1/8'er payı ... çocukları ..., ..., ..., ... ve ... adına, 1/8 payı veraseten iştirak halinde ... ve diğerleri adına, 231 ada 26, 247 ada 9 ve 249 ada 34 parsel sayılı sırasıyla 2.321,40 m², 5.835,23 m² ve 3.038,82 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... adına, 249 ada 4 ve 250 ada 14 parsel sayılı sırasıyla 271,01 m² ve 11.535,57 m² yüzölçümlü taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tesbit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili 26.01.2007 hâkim havale tarihli dilekçe ile; çekişmeli 135 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin vekil edenlerinin kök murisi ...'dan vekil edenlerine intikal ettiği, 1/3 hissesinin ...'a, 1/3 hissesinin ... 'ya ait olduğu, ...'nun hissesini, ...'ın satın aldığı ve daha sonra 13.07.1980 tarihinde 2/3 hissesinin tamamını vekil edenlerin murisi ...'a sattığı iddiasıyla davalılar adına yazılan hisselerin tesbitinin iptali ile vekil edenleri adına hisseleri oranında tesbit ve tescilini istemiştir. Davacı ... (...) vekili 29.01.2007 hâkim havale tarihli dilekçe ile; 249 ada 34, 231 ada 26, 249 ada 4, 250 ada 14 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazların vekil edenin manevi babası ...'ın babası ...'a ait olduğu, mirasçı olarak vekil edenin kaldığı iddiasıyla taşınmazların tesbitinin iptali ile veraset ilâmındaki payı oranında tescilini istemiştir. Davacı ... (...) vekili 29.01.2007 hâkim havale tarihli dilekçe ile; 135 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin hatalı olduğu, vekil edenin manevi babası ...'ın babası ...'a ait olduğu, mirasçı olarak vekil edenin kaldığı iddiasıyla taşınmazın tesbitinin iptali ile veraset ilamındaki payı oranında tescilini istemiştir. Mahkemece, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur. Hazine vekili 04.05.2007 hâkim havale tarihli dilekçe ile; 249 ada 4 ve 250 ada 14 parsel sayılı taşınmazın imar ve ihya edilmediği, taşlık, kayalık, çalılık ve boş yerler olduğu, tarım arazisi olmadığı iddiasıyla tesbitlerinin iptali ile Hazine adına tescilleri istemiyle davaya katılmıştır. Orman İdaresi vekili 17.09.2013 hâkim havale tarihli dilekçe ile; 135 ada 9 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tecili istemiyle harcını yatırmak suretiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, katılan ... İdaresi tarafından 135 ada 9 parsele karşı açılan davanın kabulüne, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından 135 ada 9 parsele karşı açılan davanın reddine, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle tesciline, davacı ... tarafından 135 ada 9, 249 ada 34, 231 ada 26, 249 ada 4, 250 ada 14 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin açılan davaların reddine, katılan Hazine tarafından 249 ada 4 ve 250 ada 14 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 250 ada 14 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09.04.2013 tarihli rapor ve eki krokide (E) rumuzu ile gösterilen bölümüne ilişkin kadastro tesbitinin iptali ile bu bölümün aynı adada yeni parsel numarası ile makilik niteliğiyle Hazine adına tesciline, aynı raporda (D) harfi ile gösterilen bölümünün ise aynı ada ve parsel sayısında tesbit gibi tesciline, dava konusu 249 ada 34, 231 ada 26, 249 ada 4 ve 247 ada 9 parsel sayılı taşınmazların tesbit gibi tesciline dair verilen kararın katılan Hazine vekili tarafından 250 ada 14 parselin (D) bölümü ile 249 ada 4 parsele ilişkin, davacı/davalı ... vekili tarafından 135 ada 9 ve 250 ada 14 parselin (E) bölümüne ve davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ile ... vekili tarafından 135 ada 9 parsele ilişkin temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/10262 Esas, 2015/12322 Karar sayılı ilamı ile "249 ada 4 parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer parsellere ilişkin olarak verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 249 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak katılan Hazine vekilinin talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği" gerekçesiyle ... vekilinin 135 ada 9 ile 250 ada 14 sayılı parselin (E), katılan Hazinenin 250 ada 14 parselin (D) harfiyle işaretli bölümüne, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ile ... vekilinin 135 ada 9 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, 250 ada 14 parselin (D) ve (E) harfiyle işaretli bölümleri ile 135 ada 9 parsele ilişkin hükmün onanmasına, katılan Hazine vekilinin 249 ada 4 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle bu parsele ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı ve tespit maliki ... lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu" gerekçesiyle katılan Hazine vekili ile davacı ...'ın 249 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş olup; hüküm katılan Hazine temsilcisi, davacı ... ve davacı/davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 22.03.2002 tarihinde ilân edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (4999 sayılı Kanun) göre yapılıp 04.03.2005 tarihinde ilân edilip kesinleşen fennî hataları düzeltme çalışması vardır. 1-Davacı ...’ın temyiz talebinin incelenmesinde; davacı ... mahkemece aleyhine verilen ilk kararı temyiz etmemiş olup, bozma sonrası verilen karar ile de farklı bir durum oluşturulmadığından, bozma sonrası verilen karara karşı temyiz yoluna başvurmakta davacı ...’ın hukuki yararı bulunmamaktadır; bu nedenle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı/davalı ...’ın temyiz talebinin incelenmesinde; davacı/davalı ... mahkemece aleyhine verilen ilk kararı temyiz etmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/10262 Esas, 2015/12322 Karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ve verilen karar davacı/davalı ... yönünden kesinleşmiş olup, bozma sonrası verilen karar ile de farklı bir durum oluşturulmadığından, bozma sonrası verilen karara karşı temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmayan davacı/davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Asli müdahil Hazine temsilcisinin temyiz talebinin incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) inci bentlerde açıklanan nedenlerle; davacı ... ve davacı/davalı ...'ın temyiz dilekçelerinin REDDİNE, (3) üncü bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılar ... ve ...’a ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.