Başvuru, zorunlu askerlik hizmetini ifa eden yükümlüler arasında oynanan bir futbol maçında oyuncuların çarpışması neticesinde oluşan yaralanmanın akabinde meydana gelen ölüm ve bu olaya ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, zorunlu askerlik hizmetini ifa eden yükümlüler arasında oynanan bir futbol maçında oyuncuların çarpışması neticesinde oluşan yaralanmanın akabinde meydana gelen ölüm ve bu olaya ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve bir örneği temin edilen başvuruya konu ceza soruşturmasında bulunan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, İzmir'de konuşlu 57'nci Topçu Tugay Komutanlığına bağlı MEBS Bölük Komutanlığında (Bölük Komutanlığı) zorunlu askerlik hizmetini ifa etmekteyken 13/3/2015 tarihinde vefat eden A.G.nin ebeveynidir. A.G. acemi askerlik eğitimi almak üzere 7/12/2014 tarihinde Mamak (Ankara) MEBS Okulu ve Eğitim Merkezine bağlı bir askerî birliğe katılmıştır. Üzerinde herhangi bir tarih bulunmayan ancak altında A.G.nin imzası bulunduğu görülen bir belgeye göre A.G. askerlik hizmeti öncesinde herhangi bir rahatsızlık geçirmemiştir. Ayrıca A.G. söz konusu belgeyi doldururken sigara içmediğini ve uyuşturucu madde kullanmadığını ifade etmiştir. Acemi askerlik eğitimi sonrasında kullandığı dağıtım izninin ardından A.G. 19/1/2015 tarihinde Bölük Komutanlığına katılmıştır. Bölük Komutanı S.U. ve A.G.nin imzalarının bulunduğu danışmanlık kartına göre A.G.nin katılış muayenesi yapılmıştır. A.G. 20/1/2015 tarihinde psikolojik danışmana uyuşturucu madde kullandığını ve bırakmak istediğini, ayrıca askerlik hizmeti öncesinde intihar girişiminde bulunduğu beyan etmiştir. Psikolojik danışman 22/1/2015 ve 12/2/2015 tarihlerinde A.G. ile görüşmeler yapmıştır. Son görüşmede A.G.nin bir aydır uyuşturucu madde kullanmadığını beyan etmesi üzerine A.G. ile yapılan görüşmeler sonlandırılmıştır. A.G. 8/3/2015 günü saat 00-00 sıralarında oynadığı futbol maçında Y.G. ile çarpışmıştır. Çarpışma esnasında Y.G.nin ayağı A.G.nin kasığına gelmiştir. A.G. 15 dakika kadar daha maça devam etmiş ancak karnının ağrıdığını söyleyerek maçı bırakmıştır. 57'nci Topçu Tugay Komutanlığı Birinci Basamak Muayene Merkezince (BBMM) kasığındaki şişlik ve ağrı nedeniyle hasta nakil aracı ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine (Fakülte Hastanesi) sevkedilen A.G. saat 01'de Acil Servise giriş yapmıştır. Batın (karın) içi yaygın sıvı saptanması üzerine çekilen sistografide (mesanenin x ışınlarına opak bir kontrast maddeyle doldurulmasından sonra çekilen radyografisi) mesane perforasyonu (delinme) tespit edilince A.G. Üroloji Servisince ameliyat edilmiştir. Ameliyat sonrasında Yoğun Bakım Ünitesinde izlenen A.G.de taşikardi (kalp atım sayısının dakikada 100'ün üzerinde olacak şekilde atması) ve eletrolit imbalansı (elektrolit dengesizliği) saptanmıştır. Ayrıca A.G. diabetes insipidus (yoğun idrar atımı ve şiddetli susama duygusuyla belirgin bir hastalık) ön tanısıyla yakın takibe alınmıştır. Kardiyoloji, nefroloji, endokrinoloji ve -uyuşturucu kullanımı öyküsü dikkate alınarak- psikiyatri branşlarıyla yapılan konsültasyonlar doğrultusunda tedavisi yeniden düzenlenen A.G. genel durum, bilinç bozukluğu ve hipernatremi (kanda sodyum konsantrasyonunun yüksek oluşu) nedeniyle ileri tetkik ve tedavi için 11/3/2015 günü saat 55'te Üroloji Servisi Yoğun Bakım Ünitesinden İç Hastalıkları Servisi Yoğun Bakım Ünitesine gönderilmiştir. Askerî yetkililerin yaptığı bilgilendirme üzerine başvurucu Yusuf Gören, 11/3/2015 tarihinden itibaren Fakülte Hastanesinde hazır bulunabilmiştir. A.G. tedavi gördüğü Fakülte Hastanesinde 13/3/2015 günü saat 45'te vefat etmiştir. A.G.nin tedavi gördüğü süre içinde ve başvurucu Yusuf Gören gelinceye kadar durumun takip edilmesi ve kendisine yardımcı olunması maksadıyla Fakülte Hastanesinde refakatçi askerî personel bulundurulmuştur. A.G.nin ölüm haberini alan Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) derhâl ve kendiliğinden ölüm olayı hakkında bir soruşturma başlatmış, Ege Ordusu Komutanlığı da olayın soruşturulması için bir idari tahkikat heyeti oluşturmuştur. A. Olay Hakkında Yürütülen İdari Tahkikata İlişkin Süreç İdari tahkikat kapsamında Erkân Başkanı Topçu Albay A.T.nin, Personel Şube Müdürü Topçu Albay F.G.nin, Tugay Nöbetçi Amiri Topçu Binbaşı T.nin, 57'nci Topçu Komutanlığında görevli bazı tabip ve psikologların, ayrıca A.G. ile birlikte askerlik hizmetini yapan bir kısım er ve erbaşın ifadeleri alınmıştır. Ayrıca başvurucu Yusuf Gören ile A.G.nin bir kuzeni ve kim olduğu tespit edilemeyen bir yakını dinlenmiştir. İdari Tahkikat Heyetince düzenlenen idari tahkikat raporunda yer aldığı kadarıyla tahkikat esnasında alınan ifadelerden anlaşılanlar şunlardır: - Askerlik hizmeti öncesinde alkol ve uyuşturucu madde kullanan A.G. 15 yaşında ailesini terk edip İstanbul'a gitmiştir.- Askerlik hizmetini ifa ederken A.G. kolunu dört yerinden kesici aletle yaralamıştır.- Başvurucu Yusuf Gören ile A.G.nin akrabaları ile yapılan görüşmeler sırasında A.G.nin babasında ve erkek kardeşlerinde böbrek rahatsızlığı olduğu öğrenilmiş ise de askerlik hizmeti esnasında A.G. böyle bir sağlık problemi olduğunu bildirmemiştir. - A.G. yapılan eğitim ve diğer faaliyetler esnasında tuvalete gitmek için komutanlarından sık sık izin istemiştir.- Sorunları nedeniyle A.G. kontrol altında tutulması için haberci olarak görevlendirilmiştir.-Maç sırasındaki çarpışma sert değildir. İdari Tahkikat Heyetinin yürütülen tahkikat sonunda ulaştığı sonuçlar şunlardır: i. Maçta yaşanan olayı müteakip A.G. gecikmeden sağlık kuruluşuna sevk edilmiş ve A.G.nin Fakülte Hastanesindeki tedavi süresi sıkı bir şekilde izlenmiştir. Bu nedenle olayda birlik komutanlığının kusur ve ihmali bulunmamaktadır. ii. Maçta yaşanan çarpışma olayı, her maçta maçın heyecanı ile yaşanabilecek kasıtsız bir çarpışma olup sert bir tekme veya darbe söz konusu değildir. iii. A.G.nin vefatı, bilinmeyen bir rahatsızlıktan veya tedavi sürecinde meydana gelen bir komplikasyondan kaynaklanmış olabilir. Zayıf bir ihtimal de olsa maçta yaşanan çarpışmanın A.G.deki bir hastalığı tetiklemiş olması muhtemeldir. iv. A.G.nin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi sonrasında soruşturmaya adli mercilerce devam edilmesi uygundur. B. Olay Hakkında Yürütülen Ceza Soruşturması Süreci Ölü muayene işlemi Askerî savcı ve Askerî Savcılığın talebi üzerine başvurucular için İzmir Barosu tarafından görevlendirilen bir vekil (zorunlu vekil) nezaretinde 13/3/2015 günü 45-00 saatleri arasında bir adli tıp uzmanınca Fakülte Hastanesinde yapılmıştır. Yapılan işlem sırasında cesedin fotoğrafları da çekilmiştir. Otopsi işlemi 14/3/2015 günü saat 30 sıralarında Askerî savcı ve zorunlu vekil nezaretinde iki adli tıp uzmanınca yapılmıştır. İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince düzenlenen otopsi raporunda kesin ölüm nedeni hakkında Adli Tıp Kurumundan görüş alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Askerî Savcılık 17/3/2015 günü zorunlu vekil nezaretinde A.G.nin yaralanmasıyla sonuçlanan futbol maçında oynamış Y.G. de dâhil on kişinin ifadesini almıştır. Alınan ifadelerden top Y.G.de iken A.G.nin topu almak için hamle yaptığı esnada çarpışmanın meydana geldiği, çarpışma neticesinde gerek A.G.nin gerekse Y.G.nin yere düşmediği, maç öncesinde A.G. ve Y.G. arasında husumet bulunmadığı, çarpışma sonrasında herhangi bir kavga olayının yaşanmadığı, çarpışmadan sonra yaklaşık on beş dakika kadar daha maça devam eden A.G.nin karın ağrısı nedeniyle maçı bırakmak zorunda kaldığı ve A.G.nin saat 00 sıralarında BBMM'ye gittiği anlaşılmıştır. Y.G.nin ifadesinde ayrıca A.G.nin geceleri çok sık lavaboya gittiğinden, herhangi bir hastalığından bahsetmediğinden ve A.G.nin vefatından sonra duyduğuna göre A.G.nin ağabeyine hastalık nedeniyle askerliğe elverişsiz olduğuna dair rapor verildiğinden söz ettiği görülmüştür. Askerî Savcılık, Şanlıurfa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine (Genel Sekreterlik) bir müzekkere yazarak Genel Sekreterliğe bağlı tüm hastanelerden müteveffaya ait tıbbi belgeleri elde etmiştir. Askerî Savcılık başvurucuların ifadelerini 28/8/2015 tarihinde istinabe yoluyla almıştır. İfade sırasında başvurucular için Şanlıurfa Barosunun görevlendirdiği bir vekil de hazır bulunmuştur. Başvurucular ifadelerinde askerlik hizmeti öncesinde oğullarının sağlık kuruluşlarınca takibi yapılan bir hastalığının bulunmadığını, oğullarının öldürüldüğünden şüphelendiklerini zira ölümünde on gün kadar önce A.G.nin kendilerine birisiyle kavga ettiğinden, diğer askerlerin kendisine gıcık olduğundan ve zor idare ettiğinden söz ettiğini beyan etmişlerdir. Başvurucu Yusuf Gören ek olarak oğlunu Fakülte Hastanesinde sadece bir kez görebildiğini, oğluna kendisini tanıyıp tanımadığını sorduğunu, oğlunun ise "Babamsın." diyerek cevap verdiğini ve bu görüşme sırasında bir komutanının da hazır bulunduğunu söylemiştir. Askerî Savcılık, başvurucuların iddiaları doğrultusunda Bölük Komutanlığına bir müzekkere yazarak ölümünden on gün kadar önce A.G.nin kavga edip etmediğini sormuş; Bölük Komutanlığı anılan müzekkereye tespit edilmiş bir kavganın bulunmadığı şeklinde cevap vermiştir. Askerî Savcılık müteveffanın kesin ölümü nedenin ne olduğu, futbol maçı esnasında yaşanan çarpışma ile müteveffanın ölümü arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, Y.G.nin ölüm olayında kusurunun bulunup bulunmadığı, Fakülte Hastanesinde müteveffaya uygulanan tedavilerin neler olduğu, uygulanan tedavilerde tıbbi ilim ve gereklere aykırı bir yön bulunup bulunmadığı ve ölümün gerçekleşmesinde herhangi bir askerî personele veya asker olmayan bir başka kişiye kusur izafe edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulundan (İhtisas Kurulu) görüş istemiştir. Soruşturma evrakını ve A.G. hakkında düzenlenen tıbbi belge ve kayıtları inceleyen İhtisas Kurulunca hazırlanan 4/11/2015 tarihli raporda şu görüşler yer almıştır:i. Otopsi sırasında alınan kan, idrar ve iç organ örneklerinin toksikolojik incelemesinde rastlanan maddeler tıbbi tedavide kullanılan ilaç etken maddeleri olup toksik düzeyde değildir. ii. Kendisinde diabetes insipidus rahatsızlığı bulunan A.G.nin ölümü künt batın travmasına bağlı mesane perforasyonu ve gelişen komplikasyonlar nedeniyle meydana gelmiştir. iii. Fakülte Hastanesince doğru tanı konulmuş olup takip ve tedavi de tıp kurallarına uygun yapılmıştır.iv. Fakülte Hastanesinde yapılan tetkiklerde ve otopside diabetes insipidus hastalığına bağlı mesane büyüme duvarında incelme olduğunun tespit edildiği cihetle mesane yırtılmasında mevcut hastalığın da kolaylaştırıcı etkisi olmuştur. Futbol maçında yaşanan çarpışma görülebilir bir durumdur ancak kastı olmadığı sürece Y.G.ye çarpışma sonucu oluşan yaralamadan dolayı kusur izafe edilemez.v. Y.G.nin kastının olup olmadığı ve diğer askerî personelin kusurunun olup olmadığının adli tahkikatla aydınlatılması uygundur. Askerî Savcılık, yürüttüğü soruşturma sonunda öz olarak futbol maçının birtakım riskleri olduğu, oyuncuların oyun içinde birbirlerini yaralama eylemlerinin kasıt boyutuna varmadığı sürece varsayılan rıza kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Y.G. ile müteveffanın arasında maç öncesinde veya maç sırasında husumet olduğuna ve Y.G.nin bu nedenle müteveffaya zarar verdiğine ilişkin kamu davası açmaya yeter derecede şüphe oluşturacak delil elde edilemediği, ayrıca başka herhangi bir askerin cezai sorumluluğunu gerektirecek nitelikte kasta veya taksire dayalı eyleminin bulunduğu yönünde kamu davası açmaya yeter derecede şüphe oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmasızlık kararı vermiştir. Vekilleri aracılığıyla başvurucular başka hususlar yanında; i. Oğullarının ölmeden on gün kadar önce kendilerine biriyle kavga ettiğini ve diğer askerlerin kendisine gıcık olduğunu söylediğini soruşturma makamlarına bildirmelerine rağmen soruşturmanın derinleştirilmediğini,ii. Tedavi sürecinin başında durumun kendilerine bildirilmediğini, bu nedenle hem oğullarına refakat edemediklerini hem de tedavinin yapılmasında kişisel imkânlarını kullanamadıklarını, kendisinin (baba Yusuf Gören) A.G. ile yalnız görüşme imkânı bulamadığını, bu nedenle A.G.nin ölümle sonuçlanan olayın kim tarafından nasıl meydana getirildiği hakkında kendisine (baba Yusuf Gören) bilgi verme fırsatının engellendiğini,iii. İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda Y.G.nin kastının olup olmadığı ve diğer askerî personelin kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği belirtilmesine karşın etkili bir inceleme yapılmadığını,iv. Soruşturma kapsamında herhangi bir kimsenin şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmadığını,v. Y.G.ye kasten öldürme veya taksirle öldürme suçlarıyla ilgili soru yöneltilmediğini öne sürerek kovuşturmasızlık kararına itiraz etmişlerdir. Güzelyalı-İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesi (Askerî Mahkeme) 1/2/2016 tarihinde, ölene yönelik kasti bir müdahalenin bulunmadığı, öngörülebilir bir neticenin olmaması nedeniyle herhangi bir kimseye taksir derecesinde dahi kusur yüklenemeyeceği, İhtisas Kurulunca hazırlanan rapora göre başvurucuların yakınının yaralanması sonrasında gerekli tüm tıbbi işlemlerin yapıldığı, ölümünden on gün önce müteveffanın birisiyle kavga etmesi ile ölüm olayı arasında doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantı bulunmadığı, yaralanma olayı sonrasında başvuruculara hemen haber verilmemesi ile ölüm olayı arasında bağ kurulamadığı, meydana gelen neticenin askerî hizmetle bağlantılı olmadığı gerekçesiyle başvurucuların itirazını reddetmiştir. Anılan karar 12/2/2016 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş olup başvurucular 14/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucular, oğullarının ölümüyle ilgili olarak Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askerî Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde açtıkları tam yargı davasının reddine dair İzmir İdare Mahkemesinin (İdare Mahkemesi) 8/11/2017 tarihli kararı ile bu karar aleyhine yaptıkları istinaf başvurusunun reddine ilişkin İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesinin (Dava Dairesi) 1/3/2018 tarihli kararını bireysel başvuru dosyasına konulmak üzere 25/4/2018 tarihinde Anayasa Mahkemesine göndermişlerdir. Başvurucular dilekçelerinde tam yargı davasında yapılan yargılamaya ilişkin herhangi bir şikâyet dile getirmedikleri gibi nihai kararı hangi tarihte tebliğ aldıklarına ilişkin bir bilgi de vermemişlerdir. İlgili hukuk için bkz. Coşkun Çiftler, B. No: 2014/18624, 22/2/2018, §§ 55-57; 61; Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 91-