8. Hukuk Dairesi 2018/11896 E. , 2018/15577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma isteği pul yokluğundan red olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, dava konusu ... ada ... p
**8. Hukuk Dairesi 2018/11896 E. , 2018/15577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma isteği pul yokluğundan red olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kanunun 5. maddesi, Anayasanın 43. maddesine aykırı olarak özel mülkiyete konu edildiğini ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, davaya konu ... ada ... parselin 28.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 795,99 m2'lik bölümünün kıyı kenar çizgisi dahilinde kalması nedeniyle bu bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile söz konusu parselden ifraz edilerek kıyı olarak terkinine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir. 1-Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya kapsamından; dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın; 8.07.1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 30.09.1970 tarih 61 sıra ve 20.04.1972 tarih 29 sıra tapu kayıtları uygulanarak ½ şer hisse ile davalılar adına tespit edilerek itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile tapuya tescil edildiği, Dairemizin 07.03.2018 tarihli geri çevirme kararı üzerine dosya arasına alınan kayıtlardan, kadastro tespiti sırasında uygulanan 30.09.1970 tarih 61 sıra, 20.04.1972 tarih 29 sıra tapu kayıtlarının geldisinin 23.02.1967 tarih 40 sıra tapu kaydı olduğu, bu kaydın davalıların bayii ... tarafından Hazine ve Köy tüzelkişiliği aleyhine zilyetlik nedenine dayalı olarak açılan tescil istekli dava sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.12.1966 gün, 1966/67 Esas, 1966/263 Karar sayılı ilamı ile oluştuğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, kesin hüküm dava şartlarındandır (HMK m.114/1-i). Hazine'nin de tarafı olduğu bir ilam ile taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil ettiği benimsenerek bir tescil hükmü kurulur ve taşınmaz hakkında bir sicil kaydı tesis edilirse, tescil ilamının HMK'nin 303. maddesinde öngörülen kesin hüküm nedeni ile tescil ilamını alan davacı ve mirasçıları ile bu kişinin halefi durumundaki davalıları, aynı zamanda kararın tarafı olan Hazine'yi bağlayacağı kuşkusuzdur. Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ile dosya arasında bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.12.1966 gün, 1966/67 Esas, 1966/263 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, taşınmazın davalıların halefi olan ... adına hükmen tescil edildiği, tescile dayanak ilamda Hazine'nin taraf olduğu, bahse konu tescil ilamı ve oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu hususunda tereddüt bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda dava konusu parselin tapuya tesciline esas olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.12.1966 gün, 1966/67 Esas, 1966/263 Karar sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu açık olup, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gereklidir. Nitekim sapma göstermeyen Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.