İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında GNGKS imzalandığını, anılan sözleşmeyi davalılar ..., ... ve ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredilerin tahsisinden bir müddet sonra asıl borçlu şirketin bir kısım ödemelerinde gecikme olması sebebiyle ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine davalı borçlular hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde davalıların borca itiraz ettiğini, icra dairesine yapılan itirazın iptalini ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.