Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2532 E. , 2025/844 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2532 Karar No : 2025/844 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2532 E. , 2025/844 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2532 Karar No : 2025/844 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı kurumlar vergisi ile 2018 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, süreaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davacı şirketin mükellefiyet kaydının 10/12/2019 tarihinde re'sen terkin edildiği, dava konusu edilen 2018/Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergileri ihtiva eden ihbarnamelerin 30/08/2020 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, mükellefiyeti re'sen terkin edilen mükellefin elektronik ortamda yapılacak tebligattan haberdar olduğunun hukuken kabul edilemeyeceği, bu nedenle söz konusu dönemlere ait vergi ziyaı cezalı geçici vergilere ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığı, dava konusu edilen vergi ziyaı cezalı 2018 yılı kurumlar vergisi ve 2018/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergileri ihtiva eden ihbarnamelerin ise 01/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bakılan davanın yasal süresi içerisinde 01/10/2020 tarihinde açıldığı sonucuna varıldığı, davalı idarenin süreaşımı itirazının yerinde görülmediği ve işin esasına geçildiği; davacı şirket hakkında birtakım olumsuz tespitler bulunmakla birlikte, mükellefin iş yeri adresinde 16/04/2018 tarihinde yapılan yoklamada 1.200.000,00-TL, 19/06/2018 tarihinde yapılan yoklamada da 5.000.000,00-TL tutarında emtia bulunduğunun tespit edildiği, inceleme elemanınca mükellef kurum yetkilisinin sevk ve idaresini yürüttüğü üç firmanın da aynı adreste faaliyet gösterdiği ve aynı fotoğrafların üç şirketin de yoklamalarında yer aldığı tespitinde bulunulduğu ancak iş yerinde bulunan yüksek değerdeki bu malların hangi firmaya ait olduğunun tam olarak tespit edilemediği, bu durumun davacı şirket aleyhinde değerlendirilemeyeceği, yapılan yoklamaların hepsinde davacının faal olduğunun ve iş yerinde çok sayıda demirbaş bulunduğunun tespit edildiği, davacı şirketin vergisel ödevlerini yerine getirdiği, defterlerinin tasdikli olduğu, adına tahakkuk eden vergilerin büyük kısmını ödediği, yine çalıştırdığı işçiler nedeniyle adına tahakkuk eden SGK primlerinin tamamını ödediği, Ba-Bs bildirimleri ile karşı mükelleflerin bildirimlerinin büyük oranda uyumlu olduğu, karşıt inceleme yapılan tüm firmaların yetkililerinin davacı şirket yetkilisini tanıdıklarını, malları gerçekten aldıklarını beyan ettikleri, öte yandan davacı yetkilisinin ... Ürn. İmal. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan ifadesinde, genel olarak işlemlerin davacı ... firması üzerinden yapıldığını, sahibi olduğu üç firma arasındaki fatura alışverişiyle ilgili olarak ise bu fatura alışverişinin ... Ltd. Şti.'ni güçlendirmek ve kredi kolaylığı sağlamak amacıyla yapıldığını beyan ettiği, davacının alım satım yaptığı firmaların büyük çoğunluğu hakkında sahte belge düzenleme yönünden rapor bulunmayıp devam eden vergi incelemeleri bulunduğu hususlarının göz önüne alındığı, davacı şirketin hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve münhasıran sahte belge düzenleme faaliyetiyle iştigal ettiği hususunun idarece her türlü şüpheden uzak somut tespitlerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğunun hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerle ortaya konulduğu, bu nedenle yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı kurumlar vergisi ile 2018 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının üç kat vergi ziyaı cezalı; 2018 yılı kurumlar vergisi ve 2018/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergilere yönelik olarak ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 2018/Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilere yönelik temyiz istemine gelince; Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; mükellefiyeti 10/12/2019 tarihinde re'sen sonlandırılan davacı şirket adına 2018/Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilere ait vergi/ceza ihbarnamelerinin 30/08/2020 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacı şirket hakkında düzenlenen söz konusu vergi/ceza ihbarnamelerinin şirketin mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildikten sonra 30/08/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğin usulüne uygun olduğu sonucuna varıldığından; 2018/Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemiyle 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 01/10/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken bu kısma ilişkin Mahkemece verilen kabul kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu tarhiyatın 2018/Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergiye ait kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.