Başvuru, menfi tespit davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, menfi tespit davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile R.. Hazır Giyim ve Tekstil Sanayi A.Ş. (Şirket) arasında imzalanan 27/7/2006 tarihli Mağaza Lisans ve Bayilik (Franchise) Sözleşmesi ile başvurucu Konya'da bulunan bir alışveriş merkezinde bayi olarak Şirket ürünlerini satmaya başlamıştır. Başvurucu, Şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çek olarak ödemelerini yaptığı hâlde bir kısım ürünü göndermediğini, gönderilmeyen ürünlerle ilgili çeklerin iade edilmesi gerektiğini belirterek icra takibine konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle 17/11/2008 tarihinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemenin 17/12/2012 tarihli kararında çekin ödeme vasıtası olduğu, davacının borca karşılık çek bedellerini ödediğini ispat etmekle yükümlü olduğu, davalı Şirket yöneticisinin takip konusu çeklere karşı 000 TL parayı tahsil ettiklerine ilişkin beyanının ikrar niteliğinde olduğu, davacının çeklere karşılık farklı tarihlerde banka EFT yoluyla 000 TL ödediğini ispat ettiği, bunun dışındaki borçların ödendiği hususunun ispatlanamadığı, davacı ve davalı Şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle taraflar açısından lehe veya aleyhe delil olamayacağı, tanık beyanlarının da davanın niteliğine göre ispata elverişli olmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 13/5/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 6/11/2013 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı 13/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 11/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.