2. Hukuk Dairesi 2019/103 E. , 2019/4369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVACI-DAVALI : ... DAVALI-DAVACI : ... DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden tem
**2. Hukuk Dairesi 2019/103 E. , 2019/4369 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVACI-DAVALI : ... DAVALI-DAVACI : ... DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve davacı-karşı davalı kadının karar tarihinden önce 01.05.2018 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli aylığı almaya başladığının anlaşılmasına göre kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3- Mahkemece bozma öncesi verilen 15.07.2015 tarihli ilk hükümde, taraflarca karşılıklı açılan her iki boşanma davasının kabulüne, her iki taraf lehine de ayrı ayrı 1500,00'er TL maktu vekalet ücretine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dairemizin 2017/3217 esas, 2017/8566 karar sayılı ilamıyla, davacı-karşı davalı kadına yoksulluk nafakası verilmesi ve kadının maddi tazminat talebi hakında olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, erkeğin tüm, kadının ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada temyiz edilmeyerek kesinleşen kısımlar ile bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Davalı-karşı davacı erkek lehine hükmedilen vekalet ücreti temyiz edilmeyerek, davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen vekalet ücreti ise bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. ve 7. bentlerinde her iki taraf yararına yeniden ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.04.2019 (Çar.)