(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13571 E. , 2008/2589 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, atık su abonesi olan davalının 18.01.2007 tarihine kadar tahakkuk eden 142.575,34 YTL atık su bedelini ödemediğini iddia ederek f…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13571 E. , 2008/2589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, atık su abonesi olan davalının 18.01.2007 tarihine kadar tahakkuk eden 142.575,34 YTL atık su bedelini ödemediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 12.000,00 YTL atık su bedelinin tahakkuk tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı DİSKİ idaresi, 3905 sayılı yasa ile değişik 2560 sayılı yasa gereği kurulmuştur. ... da kullanma suyu ve atıksular için tesisler kurmak tarifeler hazırlamak ve bu sular için para tahsil etmek görev ve yetkisiyle donatılmış bu yetkiler adı geçen idarenin tekeline verilmiştir. Her abonenin kullandığı kadar atıksu ürettiği kuşkusuzdur. 2560 sayılı yasasının 6/f 11/e, 13/a ve 23. maddelerine göre davacı idaresinin atıksuların boşaltılmasından, tarifeler yapıp ücret tahsil etmeye yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Atıksu bedeli, ücret niteliğindedir. Davacı idare tesis amacını gerçekleştirmek için halkın, mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan mahalli bir kamu tüzel kişiliğidir. Müstakil bütçeli kamu idareleri organları vasıtasıyla iradelerini açıklarlar. Davacı idarenin davalı ile sözleşme yapması yasadan doğan bir yetki kullanımıdır. Olayın aydınlığa çıkarılması için tarifesine göre alınan atıksu bedelinin vergi, resim harç ve benzeri yükümlülük olup olmadığının da incelenmesi gerekmektedir.Bilindiği gibi vergi, kamu giderlerini karşılamak amacıyla yasalarla gerçek ve tüzel kişilerden mali güçlerine göre istenen bir yükümlülüktür. Vergi belirli bir hizmetten doğrudan yararlanma karşılığı olmayıp, tüm kamu hizmetleri için yapılan giderlere ortak katılma payını ifade eder. Harç, fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanması karşılığında yaptıkları ödemelerdir. Kişilerin kendi lehine kamu eliyle özel bir yarar sağlanması harcın önemli bir vasfını teşkil eder. Resim ise harca benzer bir biçimde, devlet dairelerinde kamu kuruluşlarında görülen hizmetin ve yapılan giderlerin karşılığında yalnız o işle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden sağlanan gelirlerdir. Vergi, resim, harç benzeri mali yükümlülük ise kişilerden kimi kamu hizmetleri karşılığında ya da bir hizmet karşılığı olmaksızın kamu gücüne dayanılarak alınan paralardır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerinin ortak özellikleri kamu gücüne dayanılarak tek taraflı iradeyle alınmaları gereğinde zorla alınmaları ve yasayla konulmalarıdır. Atıksu bedeli ise, bir tarifeye ve abonman sözleşmesine dayanılarak alınmaktadır. Başka bir anlatımla kişi ile idare arasında abonman sözleşmesi ilişkisi doğmakta, idare bu ilişkiden sonra yürürlükte olan tarifeler uyarınca ücret tahakkuk ettirmektedir. Ödemenin hukuksal dayanağı kamu gücüne değil tarifeye ve iki taraf arasında yapılan abonman sözleşmesine dayanmaktadır. DİSKİ ile davalı abone arasındaki sözleşme daha ziyade iltihaki sözleşme tipine uymaktadır. Hizmetin tekel nitelikte olması ve çok kişiye götürülme zorunluluğu için çoğunlukla tip sözleşmeyle ve kişilerin bu sözleşmelere katılımıyla gerçekleşmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi 14.2.1991 gün esasa 1990/18, karar 1991/4 sayılı kararında atıksu bedelinin vergi, resim ve bunların benzeri olmadığını, istenen bedelin, özel hukuku ilişkisinden doğan iltihaki bir sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacak olduğunu, atıksu bedelinin tahsiline olanak sağlayan 2560 sayılı yasanın 6/f , 11/e ve 13 maddelerinin Anayasanın 10 ve 73. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 3914 sayılı yasa ile değişik mükerrer 44 maddeleri ile getirilen Çevre Temizlik Vergisi, Belediyenin kamu gücüne dayanarak tahsil ettiği bir vergidir. Mükerrer 44/12 fıkrasına göre su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde ise, atıksu bedelinin tahsiline ilişkin uygulama kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir. Bakanlığının 8.1.1994 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan tebliğin 9 maddesinde de “ halen atıksu bedeli almakta olan belediyelerce ayrıca bu vergi alınmayacaktır” denilmektedir. Tüm bu açıklamaların ışığı altında atıksu bedelinin çevre temizlik vergisi olmadığı özel hukuk ilişkisine dayalı olarak davacı DİSKİ idaresi tarafından davalı aboneden talep edilebileceği nazara alınarak davanın esasına girilip inceleme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksine düşüncelerle yasaların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.