3. Hukuk Dairesi 2017/16699 E. , 2019/4437 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen istirdat davasında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun reddi, davalılıların istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı …
**3. Hukuk Dairesi 2017/16699 E. , 2019/4437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen istirdat davasında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun reddi, davalılıların istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin, elektrik abonesi olduğunu, adına düzenlenen faturalar ile ile hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, iletim, perakende satış hizmet, sayaç okuma ve dağıtım bedelini tahsil ettiğini ileri sürerek, dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içerisinde kendisinden haksız şekilde tahsil edilen sözkonusu bedellere ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 4000 TL'nin her bir faturanın ödeme gününden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı Enerjisa Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş ve davalı Zorlu Elektrik Enerjisi İthalat İhracat ve Toptan Tic. AŞ ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; yargı yolu ve yetki itirazında bulunarak, davanın kısmi dava ya da belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının tüketici hukuku kurallarından yararlanamayacağını, istirdadı istenilen bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu ancak, davanın yargılaması sırasında yürürlüğe giren ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nu değiştiren 6719 sayılı kanun hükümleri uyarınca, davacıdan alınan kayıp kaçak vs. bedellerinin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetlenmesi ile sınırlı yetkisi bulunduğu bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı taraf lehine AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 1980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı,davacı ile davalılar istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.