8. Ceza Dairesi 2025/4979 E. , 2026/45 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/94 E. ve 2025/160 .K. SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, …
8. Ceza Dairesi 2025/4979 E. , 2026/45 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/94 E. ve 2025/160 .K. SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. Çay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/27 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 43/1, 53/1-2-3. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmiştir. 2. Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2024/892 Esas, 2024/1232 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 43/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/94 Esas, 2025/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun "sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır" şeklindeki eleştiriyle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde adli para cezasının orantısız ve fazla şekilde tayin edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın “...” isimli sosyal medya hesabından 03.08.2023, 26.09.2023, 27.09.2023, 28.09.2023, 29.09.2023, 02.10.2023, 24.11.2023, 28.11.2023, 30.11.2023, 05.12.2023, 13.12.2023, 24.12.2023, 27.12.2023, 30.12.2023, 31.12.2023, 01.01.20 24... .01.2024 tarihlerinde yaptığı paylaşımlarla, halkın büyük kesiminin benimsediği İslam dininin önemli değerlerinden olan Hz. Peygamber’i ve İslam dinine inanan kişileri aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; Bu kapsamda, Bölge Adliye Mahkemesinin; “Sanığın suça konu yorumları herkese açık ... (...) isimli sosyal medya hesabı üzerinden paylaşmak suretiyle atılı suçu basın ve yayın yoluyla işlemiş olması karşısında, TCK’nın 218/1. maddesi gereğince cezasından artırıma gidilmesi gerektiği hususunun göz ardı edildiği, ancak istinaf edenin sıfatına göre aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususun eleştiri konusu yapılmakla yetinildiği” yönündeki eleştirisinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Sanığın paylaşımı kendisinin yaptığına dair ikrar içeren savunmaları, Afyonkarahisar Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen araştırma raporu, dijital çıkarım raporu ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; paylaşımların sanık tarafından yapıldığına dair Mahkemenin kabulünde ve suç vasfının tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sanığın, halkın büyük çoğunluğunun benimsediği İslam dininin en önemli değerlerinden olan Hz. Peygamber’i ve İslam dinine inanan kişileri, çok sayıdaki paylaşımı ile aşağılama şeklindeki eyleminin; ihbar tutanakları ve paylaşımların içeriği birlikte değerlendirildiğinde kamu barışını bozmaya elverişli olduğu ve suçun unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşılmıştır. Sanığın paylaşımlarının sayısı, sürekliliği ve kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve yapılan eleştiride hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/94 Esas, 2025/160 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.