3. Hukuk Dairesi 2024/2589 E. , 2025/1907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/252 E., 2024/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belge
**3. Hukuk Dairesi 2024/2589 E. , 2025/1907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/252 E., 2024/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 11.07.2015 tarihinde davacı ...’nın Eskişehir Acıbadem Hastanesinde 30 haftalık erken doğumla ikiz bebek dünyaya getirdiğini, ikizlerinin isminin ... ve ... ... ... olduğunu, davalılardan ... nezaretinde yeni ... çocukların yoğun bakım servisine yatırıldıklarını, her gün durumlarının iyi olduğunun sağlıklarının iyiye gittiğinin bildirildiğini, 49 gün sonra 28.08.2012 tarihinde Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesine sevkedildiklerini, muayenelerinde ... ...'in gözlerinin durumunun ciddi olduğunun ve ROP hastası olduğunun söylendiğini, ameliyat ve tedaviler yapılmasına rağmen İstanbul Retina Hastanesinde hastalığın 5.evrede olduğunun, geç kalındığının, doğumdan sonra 30 gün içinde muayene edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı doktor ve hastanenin ihmali yüzünden sağ gözünden hiç görememekte, sol gözünün büyük bir kısmının görememekte olduğunu, davacılar ... (baba) ve ... (anne)'nin durumu öğrendiklerinden beri acı ve üzüntü içerisinde olduklarını, sosyal ve iş hayatlarının olumsuz etkilendiğini ileri sürerek;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ... için 5.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ile baba ... için 100.000,00 TL ve anne ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 20.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacılar ... ve ... Kaya’nın 11/07/2012 tarihinde ikiz bebeklerinin dünyaya geldiğini, bir süre yoğun bakımda tutulduğunu, 10.08.2012 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden ikiz bebekler için 27 günlük iken randevu talep edildiğini, yoğunluk olduğu ve ... öncesi randevu olduğu için geri çevrildiğini, 13.08.2012 tarihinde hastanelerinde Dr. ... ... tarafından muayene edildiğini, 23.08.2012 tekrar kontrol ve sevk edildiğini, 42 günlük olduğunu, ROP için tedavi süresi olan 4-6 haftalık sürenin geçmediğini, doğumdan 49 gün sonra Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiklerini, burada ... ...'e ROP hastalığı teşhisi konup tedavi gördüğünü, davacıların bebeklerinin gerek doğum, gerekse doğum sonrasında yapılan kontrol ve tedavilerin modern tıbbın tüm olanakları kullanılarak ve en son tıp teknik ve cihazları ile ihtimam gösterilmek suretiyle gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2016 tarihli kararıyla; raporlarda davalıların kusurunun bulunmadığı, bebeğin gözlerinde meydana gelen görme kaybının tüm tedavi seçeneklerinin denenmesine karşın giderilemeyeceği, daha erken bir sevkin de sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmış olup, alınan raporların yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay(kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 12.12.2019 tarihli ilamla; dosya içerisinde olayla ilgili mahkeme kanalıyla alınan bilirkişi raporu ve Yüksek Sağlık Şurası kararında hastanın doğum sonrası 27. gününde ROP muayenesi yapılması yönünde girişimde bulunulmasına rağmen bunun temin edilemediği, ancak yine de ilk ROP muayenesinin doğumdan sonraki 6 haftalık dönem içinde yapıldığı için prematür bebeğin takibini yapan Dr. ...'nun ve Eskişehir Acıbadem Hastanesinin ihmalinin olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, davacının, alınan rapora itiraz ettiği, itirazında açıkça davalılar tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ne 27. günde ROP muayenesi için başvuru yapıldığına ilişkin evrakın bulunmadığını, 4-6 haftalık süre içinde muayenenin yapılmadığını belirterek mahkemeden konu ile ilgili yeniden bir rapor alınmasını istediği, davacı tarafın bu talebi karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiği, o halde mahkemece, davacının iddiaları ve özellikle davacının bilirkişi raporlarına yaptığı itirazlar da değerlendirilip tartışılmak üzere Adli Tıp Kurumu’ndan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 30.01.2023 tarihli ATK raporunda tıbbi evraklarda rop muayenesi için randevu talep edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı ve ilgili hekim tarafından rop muayenesinin yapıldığı ve sağ sol evre iki prematürite retinopatisi tanısının konduğu tarihin doğum sonrası 43. Gün olduğu dikkate alındığında randevu talebi ve göz muayenesinin zamanında yapılmadığının anlaşıldığı ve doktorun kusurunun bulunduğunun, hizmeti sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten idarenin organizasyon hatası bulunmadığının belirtildiği, ATK raporunda hastanenin organizasyon hatası bulunmadığı belirtilmiş ise de; benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin istikrar gösteren yargı kararlarında hastane işletenin çalıştırdığı personelini kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu esası dikkate alınarak her iki davalının maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğu, zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle toplamda 285.000,00 TL manevi, 10.405.180,26 TL maddi tazminat olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; zamanaşımının gerçekleştiğini, davalıların olayda kusurunun bulunmadığını, konsültasyonun süresinde talep edildiğini, davalıların tıp kurallarına uygun davrandığını, ROBB taramasının süresinde yapıldığını, olay tarihindeki tıp literatürünün esas alınması gerektiğini, tüm müdahaleler zamanında yapılmış olsa bile hastalığın doğuştan gelmesi ve devam etme ihtimali yüksek olduğundan hekimin hastalığı engellemesinin mümkün olmadığını, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, olayda illiyet bağının olmadığını, davacının görme yetisini kaybetme nedeninin tamamen hekim hatası olarak kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, göreme yetisinin önlenmemesinin mümkün olup olmadığı hususunda rapor alınmadığını, maluliyete ilişkin raporların çelişkili olduğunu, maluliyete esas alınan yönetmeliğin raporda belirtilmediğini, hastalığın davacıdaki doğuştun gelen anomaliden kaynaklandığını, en iyi tedavilerle dahi sonuç alınamadığını, tam iyileşme sağlanamadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, esas alınan net ücretin belli olmadığını, hekimin kusur oranının tespit edilmediğini, olay tarihinden faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en ... yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir. 2.Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, 30. haftada meydana gelen prematür doğumlarda doğum sonrası 4. haftada (28. gün) ROP muayenesinin yapılması gerektiğinin tıbben bilindiği, tıbbi evraklarda rop muayenesi için randevu talep edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, ilgili hekim tarafından ROP muayenesinin yapıldığı ve sağ sol evre 2 prematürite retinopatisi tanısının konduğu tarihin doğum sonrası 43. gün olduğu dikkate alındığında; prematürite retinopatisi (ROP) muayenesi açısından randevu talebinin ve göz muayenesinin zamanında yapılmadığının anlaşıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının belirtildiği, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onaması gerektir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.