1. Hukuk Dairesi 2016/223 E. , 2018/14350 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranı…
**1. Hukuk Dairesi 2016/223 E. , 2018/14350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, 97 ada 24 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan... tarafından 29/09/2009 tarihinde torunu davalı ...'ya satış yoluyla temlik edildiğini, bu işlemin muvazaalı olup kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak amacıyla tek erkek çocuğu ...'nın baskı ve tesirleri sonucu gerçekleştiğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, taşınmazın 28.08.1979 tarihinde ...'dan bizzat babası ... tarafından parası ödenmek suretiyle satın alındığını, fakat büyüğe saygısızlık olmasın diye dedesi .... adına tescil edildiğini, taşınmazın gerçekte zaten babasına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ıın 26.03.2011 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızları ...., .... ve .... ile dava dışı oğlu...ktığı, 97 ada 24 parsel sayılı taşınmazı 28.08.1979 tarihinde dava dışı ...'dan satış yolu ile edindiği ve 29.09.2009 tarihinde torunu davalı ...'e yine satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.