Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10924 E. , 2024/3996 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10924 Karar No : 2024/3996 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: IPARD Programı kapsamında, davacının ortağı ve şirket müdürü olduğu .…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10924 E. , 2024/3996 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10924 Karar No : 2024/3996 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: IPARD Programı kapsamında, davacının ortağı ve şirket müdürü olduğu ... Madencilik Bilgisayar Hizmetleri Sanayi ve Pazarlama Limited Şirketi ile davalı idare arasında imzalanan sözleşme kapsamında hibe olarak ödenen ve sözleşmenin feshedilmesi üzerine geri ödenmesi istenilen borca ilişkin olarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Ankara İl Koordinatörlüğü tarafından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ortağı ve müdürü olduğu şirket ile davalı idare arasında destekleme ödemesine ilişkin imzalanan sözleşmenin davalı idarece feshedildiği, 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesinde Kurumun alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının belirtildiği, bu kapsamda şirket hakkında ödeme emri düzenlendiği ancak alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emrinin düzenlendiği, alacağı doğuran olaya dava açılmış olmasının tek başına takibi durdurmayacak olması hususu da dikkate alındığında, mevzuata uygun olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı iki araç bulunduğunun görüldüğü, davalı idare tarafından, bu araçlar üzerinde birçok icra müdürlüğünün haczi ve banka rehini bulunması nedeniyle alacağın tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına ödeme emri düzenlendiği belirtilmesine karşın, araçlar üzerindeki rehinin tutarı ve kamu alacağının takipteki hacizlere göre öncelikli olup olmadığına ilişkin bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirket adına kayıtlı araçların satışından dava konusu alacağın tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği ortaya konulmadan, alacağın şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir. 6183 sayılı Kanun'un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde, "tahsil edilemeyen amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı" teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. Buna göre, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; davacının yetkilisi olduğu ... Madencilik Bilgisayar Hizmetleri Sanayi ve Pazarlama Limited Şirketi ile davalı idare arasında IPARD Programı kapsamında desteklerden yararlanmak üzere Kırsal Turizm Yıldırım Pansiyon otel işletme için ... tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme hükümlerine uyulmadığından bahisle ... tarih ve E... sayılı işlem ile sözleşmenin feshine karar verildiği, fesih nedeniyle sözleşme kapsamında yapılan hibe ödemesinin geri istenilmesine yönelik olarak borcun şirketten tahsili için ... tarih ve E... sayılı borç bildirim mektubu ile ... tarih ve E... sayılı ödeme emri düzenlendiği, şirket adına yapılan malvarlığı araştırması ile haciz işlemleri neticesinde, borcun tamamının şirketten tahsil edilmesine imkan bulunmadığından bahisle şirket yöneticisi olan davacı hakkında ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket adına yapılan mal varlığı araştırması kapsamında, 24/09/2020 tarihinde bankalara haciz bildirisi yapıldığı, ARTES veritabanı uygulaması üzerinden yapılan sorgulamada adına kayıtlı üç adet otomobil bulunduğu, deniz ve hava taşıtı bulunmadığı tespit edilerek araçlara haciz şerhi konulduğu, WEBTAPU veritabanı uygulaması üzerinden yapılan sorgulamada ise herhangi bir taşınmazın bulunmadığı, dolayısıyla bahse konu otomobiller üzerinde çok sayıda haciz bulunması ve araçların satışı halinde elde edilecek paranın garameten taksimi durumunda dahi idarece tahsil edilecek tutarın amme alacağını karşılamayacağının açık olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacı adına şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık, işlemin iptaline ilişkin İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.