8. Hukuk Dairesi 2012/12688 E. , 2013/1655 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ..., ... müdahil davacı ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.01.2011 gün ve 222/14 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar, miras bırakan babaları ...'dan miras yoluyla intikal eden 103 ada 32…
**8. Hukuk Dairesi 2012/12688 E. , 2013/1655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ..., ... müdahil davacı ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.01.2011 gün ve 222/14 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar, miras bırakan babaları ...'dan miras yoluyla intikal eden 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında taksim edilmediğini açıklayarak miras payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davaya harç yatırmak suretiyle katılan ..., dava konusu taşınmazda mirasçı olması sebebiyle hak sahibi olduğunu bildirmiş, miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 16'şar payların davacılar ..., ... ve ... adlarına, 96 payın ise davalı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 103 ada 32 parsel; senetsizden, fındıklık niteliğiyle, 10416 m2 yüzölçümlü olarak, 24.05.2005 tarihinde, davalı ... adına tespit edilmiş, tutanakta 20 yıldan fazla süre ile zilyetliğinde bulunduğu açıklanmıştır. Tespite karşı dava dışı üçüncü kişiler tarafından Kadastro Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda Mahkemece, 19.02.2007 tarihinde kesinleşen hükümle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, aynı tarihte tapu kaydı davalı adına oluşmuştur. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanları olan ve 23.09.1993 tarihinde ölen ...'dan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken husus dava konusu taşınmazlarda davacıların miras paylarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacılar, taşınmazın taksim edilmediğini, bu nedenle, miras payları bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. .//.. 2012/12688-2013/1655 -2 Mahkemece, tarafların müşterek murisleri ...'nın sağlığında mirasçıları arasında taksim yapılmasını arzu ettiği, ancak, mal varlığını kimseye danışmadan ve muvafakatlarını almadan taksim ettiği, bu taksime de bir kısım mirasçıların muvafakat etmeyip taksime uymadıkları, bu nedenle, davacıların da paylarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar; miras bırakanın sağlığında fındık bahçelerini erkek çocuklarına, köy içindeki ev ve arsaları da kızlarına verdiğini bildirmişlerdir. Dosyadaki deliller arasında yer alan ve miras bırakan tarafından sağlığında 05.03.1992 tarihinde düzenlenen Baba Oğul ve İleriyi Düşünerek Mülkiyet Sözleşmesi ile kendisine ait taşınmazlarını özgür iradesi ile mirasçıları arasında paylaştırarak hibe ettiği, fındıklıklarını erkek çocuklarına, köy içinde ev ve dükkan niteliğindeki taşınmazlarını ise kız çocuklarına hibe ettiğini açıklamıştır. Belirtilen senet miras bırakan tarafından imzalanmış olup, taraflarca imza inkarında bulunulmamış, belgenin sahteliği ve dava konusu taşınmazı kapsamadığı da ileri sürülüp ispatlanmamıştır. Şu halde, geçerli bir senet olup, uyuşmazlığın anılan senet çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Mülkiyet hakkı sahibine, mallarını dilediği biçimde kamu düzeninden kaynaklanan sınırlamalar hariç olmak üzere tasarruf hakkı verir. Miras bırakan tarafından öncesi tapusuz bulunan fındıklık niteliğindeki yerlerin anılan senet kapsamına göre erkek çocuklara bırakıldığı (hibe edildiği), zilyetliğinin devredildiği, dava konusu taşınmazların da miras bırakandan kalan fındıklık niteliğindeki taşınmazlardan olduğu anlaşıldığından, miras bırakanın kızları olan davacıların, dava konusu taşınmazlarda haklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacıların belirtilen senede ve keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tanık beyanlarına göre miras bırakandan kalan ev ve dükkan niteliğindeki taşınmazlar yönünden hak sahibi oldukları, bu taşınmazlar yönünden açılmış bir davaları da bulunmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 394,45 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.