TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET APAYDIN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/13099) Karar Tarihi: 8/1/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 24/1/2020 - 31018 Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZRecai AKYEL Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Mehmet APAYDIN Vekili : Av. Erhan BORA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru trafikten men edilen araçlar yönünden yedieminlik ücr etin
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET APAYDIN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2015/13099) Karar Tarihi: 8/1/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 24/1/2020 - 31018 Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPALM. Emin KUZRecai AKYEL Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Mehmet APAYDIN Vekili : Av. Erhan BORA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru trafikten men edilen araçlar yönünden yedieminlik ücr etinin ödenmemesi sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 4/8/2015 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 38. Başvurucu, Ulaşım Koordinasyon Merkezince (UKOME) verilen izi n doğrultusunda 2004 yılından beri Samsun'da otopark işletmektedi r. Samsun Emniyet Müdürlüğü trafikten men edilen veya edilmesi gereken, trafik ka zalarında hareket kabiliyetlerini kaybeden ya da sürücüsüne teslim edilemeyen ara çları 2005 yılından itibaren başvurucunun otoparkında muhafaza etmiştir. Bu araçların otopar ka çekme hizmeti de başvurucu tarafından yapılmıştır. 9. Başvurucu otoparkta muhafaza edilen bu araçlar için İçişleri Bakanlığı aleyhine 15/11/2010 tarihinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mah keme) alacak davası açmıştır. Davalı idare ise cevap dilekçesinde, otopark ücretini n ilgili araç sahiplerince ödenmesi gerektiğini savunmuştur. 10. Mahkemenin istinabe talebi doğrultusunda mahallinde 3/12/201 1 tarihinde keşi f yapılmış, yapılan keşfe katılan makine mühendisi, emlakçı ve hu kukçu bilirkişilerden oluşturulan heyet bilirkişi raporu düzenlemiştir. Bilirkişi kur ulunun 4/1/2012 tarihli raporunda; i. Keşif sırasında 76 adet otomobil ve kamyonet, 6 adet kamyon v e 1 adet traktörün otoparkta bulunduğu, otopark alanına diğer kamu kurul uşları yanında davalı idare personelinin de araç bıraktığı belirtilmiştir. ii. Taraflar arasında yazılı olmamakla birlikte vedia (saklama) sözleşmesinin kurulmuş olduğu, otopark veya garaj işletilmesi durumunda ücret in kararlaştırılmasının önemli olmadığı, bu gibi işler birer mesle ki faaliyet teşkil ettiğinden aksi belirtilmedikçe garaja araç kabul edilmesinin m utad bir ücrete tabi olması gerektiği ifade edilmiştir. iii. Davaya konu edilen araçların hangilerinin satıldığının ve b aşvurucuya bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra başvurucun un yedinde bulunan araçlar için resmî tarifeye göre ücretin belirlenmesi g erektiği, başvurucunun da kendi üzerine düşen bazı yükümlülükleri yerine getirmemesi s ebebiyle takdir edilen ücrette hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı a çıklanmıştır. 11. Mahkeme bu defa mali müşavir ve hukukçu öğretim üyesi iki ki şiden oluşturulan bir heyete bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilir kişi kurulunun 20/12/2012 tarihli raporunda; i. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir özel hukuk sözleşmesi ol an saklama (ardiye) sözleşmesinden kaynaklandığı, Yargıtay İçtihatları Bir leştirme Büyük Genel Kurulunun 5/6/1967 tarihli ve E.1966/13, K.1967/4 sayılı kararına göre saklama sözleşmesinin kurulmasıyla ücret alacağının doğduğu, an cak saklama konusu şeyin teslim edilmesi durumunda bu alacağın muacceliyet kazandığı belirtilmiştir. ii. Saklama sözleşmesine ilişkin Yargıtay kararlarına da değinil erek, ücretin resmî otopark tarifelerine göre belirlenemediği durumlarda özel otopark işletmeciliği yapan tacirler arasındaki teamül ve ücret ortalamalarının gözön ünde bulundurulması suretiyle başvurucunun isteyebileceği ücretin belirlenebileceği ifade edilmiştir. Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 4iii. Sonuç olarak başvurucu tarafından davaya konu araçların her birinin otoparka çekilmesi ve otoparkta saklanması hizmetlerinin verild iği, doğmuş ola n ücret alacağının muaccel hâle geldiği, başvurucu tarafından 201 1 yılında Samsun Emniyet Müdürlüğüne noter aracılığıyla verilen Otopark İşletme Taahhütnamesi'ni n 20. maddesine göre tarifeye göre belirlenecek ücret aracın satı şa esas değeri üzerinden hesaplanacağından bu araçların piyasa değerinin araç çekme, otopark ve galericilik alanında uzman kişilerce belirlenmesi gerektiği açı klanmıştır. 12. Mahkeme 28/2/2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "Dava, daval ı yanca davac ıya tevdii edildi ği iddia olunan araçlar ın muhafaza ve naklinden kaynaklanan alaca ğın tahsiline yöneliktir. ...Daval ı taraf ından teslim edildi ği iddia olunan araçlar için alacak talebinde bulunup bulunmayaca ğı, uyuşmazl ığın temelini olu şturmakta olup, yanlar aras ında araçlar ın çekme ve saklanmas ına yönelik herhangi bir sözle şme bulunmamaktad ır. Bununla beraber daval ının el koydu ğu baz ı araçlar davac ıya muhafaza için tevdii edildi ği ve herhangi bi r ücret ödenmedi ği tart ışma konusu olmay ıp, bu hali ile yanlar aras ındaki hukuki ili şki 81 8 say ılı BK'nun 463 ve devam ı maddelerinde düzenlenen vedia akdi mahiyetindedir. Uyuşmazl ıkta uygulanmas ı gerekli 6762 say ılı TTK'nun 22. maddesi uyar ınca tacir olan veya olmayan bir kimseye ticari i şletmesi ile ilgili bir i ş veya hizmet görmü ş olan taci r uygun bir ücret isteyebilir ise de, yukar ıda belirtilen vedia aktine yönelik sözle şmelerde ise saklayan kendisine emanet edilen ta şınır bir mal ı kabul ve onu güvenilir, ayn ı şekilde korunur bir yerde saklamay ı taahhüt eder. Ücret şart koşulmam ışsa ve durumun özellikleri ücret al ınmas ını gerektirmiyorsa saklayan ücret isteyemez. Davac ı ile daval ı aras ında teslim edilen araçlar ile ilgili ücret ödenece ğine yönelik herhangi bir anla şma bulunmamaktad ır. Samsun Ticaret Mahkemesine sunulan rapor ekinde otoparkta bulunan araçlar plaka olarak listelenmi ş, delil olarak sunulan 'Özel araç çekme tutana ğı' başlıklı belgede ise çekilen arac ı teslim alan ın imzas ı vard ır. Tutanaklarda genellikle men edilen, haczedilen, hırsızlık olan, kaza yapan araçlar ın yakalanarak teslim edildi ği yaz ılıdır. Dosyaya sunulan diğer deliller göz önünde bulunduruldu ğunda davac ının daval ı idarenin bu husustaki mevzuat ı çerçevesinde araçlar ın muhafazas ını kabul etti ğini anlamak gerekir. Mevzuata göre ise davac ı alacağı arac ı gerçek sahibine iadesi esnas ında veya sat ışı sonras ında muaccel hale gelmekte olup, çekme ücreti ile otopark ücretini araç malikinden veya haciz i arac ın icrada sat ım yap ılmışsa sat ım bedelinden hak edilen ücreti tahsil etmesi gerekir. Toplanan delillere daval ı taraf ından otopark i şletmeciliği yapan davac ıya yakalamal ı, hacizli, trafikten men edilmi ş araçlar ı çekme ve muhafaza i şlemleri yapt ırılmış ise de, bu i şe yönelik taraflar aras ında yaz ılı sözleşme yap ılmad ığı, herhangi bir ücret öngörülmedi ği, durumun özelliklerine göre de ücret al ınmas ının gerekmedi ği, yukar ıda belirtilen ve 818 say ılı BK'nun 463 ve devam ı maddelerinde düzenlenen vedia hükümlerine göre davac ının ücret talep edemeyece ği kanaatine var ılarak aç ılan davan ın reddine karar vermek gerekmi ş ve aşağıdaki hüküm kurulmu ştur." 13. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 4/6/2015 tarihinde onanmıştır. Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 514. Nihai karar 28/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. 15. Başvurucu 4/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 16. Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte olan 22/4/1926 tari hli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu nun 463. maddesi şöyledir: İda, bir akittir ki onunla müstevdi, müdi taraf ından verilen şeyi kabul ve onu emin bi r mahalde h ıfzetmeği deruhte eder. Ücret şartedilmedikçe veya hal, müstevdiin ücrete intizar ını icabetmedikçe müstevdi ücret istiyemez. 17. 818 sayılı mülga Kanun'un 482. maddesinin birinci fıkrası şö yledir: "Otelci, Hanc ı ve umumi ah ırlar ve garajlar idaresi sahipleri nezdlerine getirilen veya ahırlar ına veya garajlar ına konulan e şya üzerinde otel veya h ıfz masraflar ından mütevelli t alacaklar ını temin için, hapis hakk ına maliktirler." 18. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 561 . maddesi şöyledir: "Saklama sözle şmesi, saklayan ın, saklatan ın kendisine b ırakt ığı bir taşınırı güvenli bi r yerde koruma alt ına almay ı üstlendiği sözleşmedir. Aç ıkça öngörüldü ğü veya durum ve ko şullar gerektirdi ği takdirde, saklayan ücret isteyebilir." 19. 6098 sayılı Kanun'un 580. maddesinin birinci fıkrası şöyledi r: "İşletenler, kendilerine b ırak ılan veya konaklama yerlerine, garaj, otopark ve benzeri yerlere konulan e şya veya hayvanlar üzerinde, ücretlerini veya saklama giderlerinden doğan alacaklar ını güvenceye almak için hapis hakk ına sahiptirler." 20. Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükte olan 29/6/1956 tarih li ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi şöyledir: "Tacir olan veya olm ıyan bir kimseye, ticari i şletmesiyle ilgili bir i ş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir. Bundan ba şka, verdi ği avanslar veya yapt ığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazan ır." B. Uluslararası Hukuk 21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Pr otokol'ün 1. maddesi şöyledir: Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 6"Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Nurmiyeva/Rusya (B. No: 57273/13, 27/11/2018) kararında, kamu görevlilerinin zarara yol açtığı otoparkın başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında olduğunu kabul etmiş ve tazminat ödenmesi yönündeki meşru beklentiye rağmen başvurucunun zararının gideri lmemesinin mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale olduğu sonucuna varmıştır ( Nurmiyeva/Rusya , 31-41). 23.Vira Dovzhenko/Ukrayna (B. No: 26646/07, 15/1/2019) kararında ise kam u makamlarından satın alınan bir taşınmazın üçüncü bir kişiye kir alanması üzerine başvurucu tarafından bir süre kullanılamaması nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni bir dayanağının olmadığı açıklanmıştır ( Vira Dovzhenko/Ukrayna , 35-43). 24. AİHM ayrıca usule ilişkin güvencelerin özel kişiler arasında ihtilaf oluşturan mülkiyet hakkı ile ilgili meseleler yanında taraflardan birinin devlet olması durumunda da geçerli olduğunu belirtmiştir ( Plechanow/Polonya , B. No: 22279/04, 7/7/2009, 100). Bu bağlamda mülkiyet hakkının korunmasına dair usule ilişkin güven celer kapsamında mahkeme kararlarının ilgili ve yeterli bir gerekçeye sahip olması gerek tiğine değinen AİHM'e göre bu zorunluluk davacının her iddiasına ayrıntılı cevap verilmesi an lamına gelmemekle birlikte en azından mülk sahibinin esasa ilişkin temel iddia ve itirazların ın yargılama makamlarınca yapılacak dikkatli ve özenli bir inceleme sonucunda karşılanmas ı gerekmektedir ( Gereksar v e diğerleri/Türkiye , B. No: 34764/05..., 1/2/2011, 54). V. İNCELEME VE GEREKÇE25. Mahkemenin 8/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvu ru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 26. Başvurucu on yıldan uzun bir süre boyunca elde tutulan yüzle rce araç için, üstlenilen cezai ve hukuki sorumluluğa rağmen herhangi bir bede l ödenmemesinin adil olmadığını ve aşırı bir külfete yol açtığını belirterek dava ta rihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre otopark ücreti alacağı yönün den meşru bir beklentiye sahip olduğu hâlde bunun gözardı edildiğinden yakınmıştır. Başv urucu ayrıca otoparkı bir mesleki faaliyetin icrası kapsamında işlettiğini ve otoparkta y ıllardır satışı yapılmamış ve maliklerine de iade edilmemiş yüzlerce araç bulunduğunu ifade e tmiştir. Başvurucuya göre lehe olan bilirkişi raporlarına itibar edilmemiş ve yetersiz bi r gerekçe ile dava reddedilmiştir. Başvurucu yaptığı işin karşılığı olarak makul bir sürede makul bir ücretin ödenmesi gerektiğini belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının i hlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 7B. Değerlendirme 27. İddianın değerlendirilmesinde esas alınacak Anayasa'nın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucu adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de yukarıda belirtilen şikâyetinin ilgili olduğu mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. 2. Esas Yönünden a. Mülkün Varlığı 30. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı , ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal v arlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). 31. Somut olayda uyuşmazlığa konu otoparkın başvurucu tarafından işletildiği tartışma konusu değildir. Ekonomik bir değerinin olduğu kuşkusu z olan bu otoparkın işletilmesinin başvurucu yönünden Anayasa'nın 35. maddesi anlam ında mülk teşkil ettiği ortadadır. b. Müdahalenin Varlığı ve Türü 32. Anayasa nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence altı na alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yas aların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, onun üzerinde tasarruf etme ve ürünlerinden yararlanma imkânı verir ( Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 32). Dolayısıyla malikin mülkünü kullan ma, mülkün semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhan gi birinin sınırlanması mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 53). 33. Anayasa nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas eden diğe r hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına müda haleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'nın 35. maddesinin biri nci fıkrasında, herkesi n mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 8verilmiş; ikinci fıkrasında da mülkten barışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, genel olarak mülkiy et hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun b ırakman ın şartlarının genel çerçevesi de çizilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağı kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sağlanmıştır. Anayasa'n ın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel h ükümlere yer verilmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun bırakma ve mülkiyeti n düzenlenmesi, mülkiye t hakkına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 55-58). 34. Başvuru konusu olayda Samsun Emniyet Müdürlüğünce çeşitli ge rekçelerle yakalanan araçlar 2005 yılından itibaren başvurucunun işlettiği otoparkta muhafaza edilmiştir. Bu araçların söz konusu otoparkta muhafaza edilmesi nin başvurucunun mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği kuşkusuzdur. Söz konusu müdahale yle mülkten yoksun bırakılma sonucu doğmadığı gibi müdahalenin mülkiyetin kamu yar arına kontrolü vey a düzenlenmesi gibi bir amacı da bulunmamaktadır. Bu sebeple başv urunun mülkiyetten barışçıl yararlanma ilkesine ilişkin genel kural çerçevesinde i ncelenmesi gerekir. c. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı35. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 36. Anayasa nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının kamu yararı ama cıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel il keleri düzenleyen Anayasa'nı n 13. maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahaleni n kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yapı lması gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , 62). i. Kanunilik 37. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gere ken ölçüt kanun a dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı tespit edildiğin de diğer ölçütler bakımında n inceleme yapılmaksızın mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucun a varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı olması, müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir , belirli ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44; Ford Motor Company , B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49; Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). 38. Derece mahkemelerince müdahalenin dayanağı olarak olay tarih i itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı mülga Kanun'un saklama sözleşmesine ilişkin 463. maddesi gerekçe gösterilmiştir. Bu maddede sözleşmede ücret öngörülmedi kçe ve durumun ücret alınmasını gerektirmemesi hâlinde saklayanın ücret isteyemeyece ği düzenlenmiştir. Bununl a birlikte başvurucu tacir olduğunu ve 6762 sayılı mülga Kanun'un 22. maddesine göre ücret Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 9isteyebileceğini öne sürmüştür. Derece mahkemelerinin kararları nda olaydaki durumun, ücret istenmemesini neden haklı gösterdiği ise açıklanmamıştır. Ayrıc a saklama sözleşmesine ilişkin hükümler yanında otopark işletenler bakımından değerlen dirilmesi gereken başka kanun hükümlerinin de mevcut olduğu görülmektedir. 39. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsa mında hukuk kurallarının yorumlanması ile ilgili görevi yalnızca açık keyfî lik veya bariz takdir hatası içeren kararlar ile sınırlıdır. Buna göre Anayasa Mahkemesi huk uk kurallarının nasıl yorumlandığından ziyade söz konusu yorumun mülkiyet hakkı yönün den sonuçlarını değerlendirmekle yükümlüdür. Bu sebeple somut olayda derece mah kemelerinin söz konusu kurallara ilişkin yorumlarının mülkiyet hakkına etkileri ölçülü lük bağlamında değerlendirilerek sonuca varılacaktır. ii. Meşru Amaç 40. Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkı anc ak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Kamu yararı kavramı, mülkiy et hakkının kamu yararının gerektirdiği durumlarda sınırlandırılmasına imkân verdiğinden, bir sınırlandırma amacı olmasının yanı sıra mülkiyet hakkının kamu yararı amacı dışında sınırlanamayacağını öngörerek ve bu anlamda bir sınırlama sınırı oluşturarak mülkiy et hakkını etkin bir şekilde korumaktadır. Kamu yararı kavramı, devlet organlarının takdir y etkisini de beraberinde getiren bir kavram olup objektif bir tanıma elverişli olmayan b u ölçütün her somut olay temelinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir ( Nusrat Külah , B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53, 56; Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, 28, 29). 41. Haciz veya başka gerekçelerle fiilen el konulması gereken ar açları n muhafazasında kamu yararına dayalı meşru bir amacın bulunduğu d eğerlendirilmiştir. iii. Ölçülülük (1) Genel İlkeler42. Son olarak kamu makamlarınca başvurucunun mülkiyet hakkına y apılan müdahalenin ölçülü olup olmadığı değerlendirilmelidir. 43. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılması nın mümkün olmamasını, orant ılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen ama ç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E .2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/ 127, 22/6/2016, 18; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri , B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 44. Orantılılık ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının sınırl andırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında a dil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, başvurucunun şahsi olarak aşırı b ir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş olacaktır. Müdahalenin orantılılığı değerlendirilirken bir taraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemi, diğer taraftan d a müdahalenin niteliği ile başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışları gözönünde bulu ndurularak başvurucuy a Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 10yüklenen külfet dikkate alınacaktır ( Arif Güven , B. No: 2014/13966, 15/2/2017, 58, 60; Osman Ukav , B. No: 2014/12501, 6/7/2017, 71). 45. Anayasa'nın 35. maddesi usule ilişkin açık bir güvenceden sö z etmemektedir. Bununla birlikte mülkiyet hakkının gerçek anlamda korunabilmesi bakımından bu madde, Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da ifade edildiği üze re mülk sahibine müdahalenin kanun dışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde u ygulandığına ilişkin savunma ve itirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçim de ortaya koyabilme olanağının tanınması güvencesini kapsamaktadır. Bu değerlendirm e ise uygulanan sürecin bütününe bakılarak yapılmalıdır ( Züliye Öztürk , B. No: 2014/1734, 14/9/2017, 36; Bekir Yaz ıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015, 71). 46. Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişile ri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Buna göre kamu gücü kullanan makamların her türlü iş ve işlemlerinde öncelikle Anayasa hükümlerini gözetmeleri zorunludur. Bu bağlamda bireyse l başvurunun ikincilliği ilkesi Anayasa Mahkemesinin ilk elden, yani doğrudan inceleme y apmamasını ifade ettiği gibi idari ve yargısal makamların da önlerindeki meseleleri ve uyuşmazlıkları öncelikle Anayasa'ya uygun biçimde sonuca bağlamaları yönünde birincil de recede sorumlu olduklarını göstermektedir. 47. Mülkiyet hakkının gerçek anlamda korunması bakımından yapıla n müdahalelere karşı usulî güvenceler sunan yargısal yolları da içeren etkili hukuksal bir çerçeve oluşturulması devletin yükümlülüklerinden biridir. Oluşturulan bu hukuksal çerçeve kapsamında yargısal ve idari makamların uyuşmazlıkların çözümün de etkili ve adil bir karar verilmesini temin etme sorumlulukları bulunmaktadır. Bu doğrult uda özellikle teme l kanunlarda öngörülen dürüstlük ve iyi niyet kuralları, hakk ın kötüye kullan ılmas ı yasağı gibi genel ilkeler ile bazı hâllerde olayın özelliklerine ve durumun gereklerine göre hâkime takdi r yetkisi tan ınmas ı, uyuşmazlıkların çözümünde Anayasa'ya uygun yorum imkânı tanıya n söz konusu etkili hukuksal korumanın bir gereği olarak görülmelidir . Dolayısıyla ister özel kişiler arası isterse de taraflardan birinin kamu gücü olduğu uyuşmazlı klar olsun her durumda hâkimin hukuk kurallarını Anayasa'ya uygun bir biçimde yorumlam ası ve yargı yetkisinin kullanımı çerçevesinde özellikle Anayasa ile güvence altına alı nan temel hak ve hürriyetlerin korunmasını gözetmesi beklenmektedir. 48. Mülkiyet hakkının usule ilişkin güvenceleri hem özel kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarında hem de taraflardan birinin kamu gücü olduğu d urumlarda geçerlidir. Bu bağlamda mülkiyet hakkının korunmasının söz konusu olduğu durum larda usule ilişkin güvencelerin somut olayda yerine getirildiğinden söz edilebilme si için derece mahkemelerinin kararlarında konu ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmalıdır. Ayrıca belirtme k gerekir ki bu zorunluluk tarafların bütün iddialarına cevap ver ilmesi anlamına gelmemekle birlikte mülkiyet hakkını ilgilendiren davanın sonucuna etkili esasa ilişkin temel iddia ve itirazların yargılama makamlarınca özenli bir şekilde değerlend irilerek karşılanması gerekmektedir ( Kamil Darbaz ve Gmo Yap ı Grup End. San. Tic. Ltd. Şti., B. No: 2015/12563, 24/5/2018, 53). (2) İlkelerin Olaya Uygulanması 49. Somut olayda müdahalenin kamu yararı amacını gerçekleştirmey e elverişli olduğu açıktır. Olayın koşulları müdahalenin gerekliliğini sorgulamayı da Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 11gerektirmemektedir. Dolayısıyla müdahalenin orant ılı olup olmadığı belirlenerek sonuca varılacaktır. 50. Somut olayda tacir olan başvurucunun işlettiği otoparkta 200 5 yılından itibaren idarenin gözetimi ve sorumluluğu altındaki araçları muhafaza et tiği açıkça belirlidir. Söz konusu araçları otoparka çekme ve saklama yükümlülüğünü üstlene n başvurucu bunun karşılığında ücret talep etmiştir. Ancak başvurucunun açtığı da va derece mahkemelerince, saklama sözleşmesine ilişkin 818 sayılı mülga Kanun'un 463. mad desinin ikinci fıkrasına göre davalı idareden ücret talep edemeyeceği gerekçe gösteriler ek reddedilmiştir. 51. Bununla birlikte yukarıda da değinildiği üzere anılan kanun maddesinde saklama sözleşmelerinde her durumda ücret istenemeyeceği yönünd e bir düzenleme mevcut olmayıp durumun gereklerine göre ücret de istenebileceği belirt ilmiştir. Başvurucunun ticari faaliyeti çerçevesinde otopark işlettiği olayda durumun ne şeki lde ücret istenmesini gerektirmediği derece mahkemelerinin kararlarında açıklanmamış, başvurucunun bu yöndeki yargılama sırasında dile getirdiği uyuşmazlığın sonucuna etkili iddia ve itirazları karşılanmamıştır. Bunun yanında başvurucunun 6762 sayılı mülga Kanun'un 22. maddesine göre tacirlerin ücret talep edebilecekleri yönündeki iddiası ba kımından da bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. 52. İdarenin talebi üzerine söz konusu araçları otoparkında muha faza etmesini n başvurucu yönünden önemli bir külfete yol açtığı kuşkusuzdur. B aşvurucu böylelikle belirli bir süre boyunca ticari faaliyeti kapsamındaki otoparkından -en azından kısmen- dilediği gibi yararlanamamıştır. Otopark işleten başvurucu, idarenin talep et tiği araçları muhafaza etmesi sebebiyle otoparkının bir kısmı bakımından başka kişilerle huku ki ilişkide bulunamamıştır. Başvurucunun üstlendiği bu külfetin karşılığında ücret ödenemey eceğini öngörebilmesi ise bazı durumlarda ücret talep edilebileceğini belirten söz konusu kanun hükümleri dikkate alındığında mümkün görülmemiştir. 53. Diğer taraftan derece mahkemelerince başvurucunun çekme ücre ti ile otopark ücretini araç malikinden veya haciz sonrası satış bedelinden ta hsil edebileceği belirtilmişse de, somut olayda araçların muhafazasını talep edenin idare oldu ğu dikkate alınmalıdır. Diğer bir deyişle fiilen el konulan aracın malikleri ve diğer sorumlu ları ile idare arasında bir hukuki ilişki söz konusu olup derece mahkemelerinin kabulüne göre sakl ama sözleşmesi başvurucu ile idare arasındadır. Dolayısıyla başvurucunun aralarında doğr udan hukuki bir ilişki bulunmayan üçüncü kişilerle muhatap kılınması yüklenen külfeti hafifletmediği gibi derece mahkemeleri bu yöndeki değerlendirmenin herhangi bir hukuki day anağını da göstermemişlerdir. Bu çerçevede icra süreci veya diğer ilgili i dari ya da adli süreçlerin yönetimi, gözetimi ve denetimi ile sorumlu kamu makamlarının ke ndi sorumluluğu altındaki bir külfeti başvurucuya yükletmesi müdahaleyi orantısız kılar. 54. Sonuç olarak idare tarafından fiilen el konulan araçların ba şvurucunun otoparkında muhafaza edilmesine rağmen ücret ödenmesine gerek o lmadığı yönündeki derece mahkemelerinin kararlarında konu ile ilgili ve yeterli b ir gerekçe bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince yalnızca ilgili kanun hükmü tekrar edil erek durumun ücreti gerektirmediği belirtilmiş, ancak niçin ücret ödenmesine gerek olmadığı açıklanmamıştır. Başvurucunun konuya ilişkin iddia ve itirazları da yukarıda değ inildiği üzere karşılanmamıştır. Bu hükmü onayan Yargıtay kararında da ayrı bi r gerekçe gösterilmemiştir. Dolayısıyla somut olay bağlamında mülkiyet hakkının usulî güven celerinin yerine getirilmediği ve derece mahkemelerinin yorumlarının mülkiyet ha kkının korunmasının Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 12gerekliliklerine uygun düşmediği kanaatine varılmıştır. Buna gö re başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile müdahalenin kamu yararı amacı arasında o lması gereken adil denge başvurucu aleyhine bozulmuş olup müdahale ölçüsüzdür. 55. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 35. maddesinde güvence al tına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasın ın ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 57. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin ihla l edildiğine kara r verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığı ndan söz edilebilmesi için teme l kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önc eki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durd urulması, ihlale konu kararın veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırıl ması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygu n görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir ( Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018 , 55). 58. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Bun a göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden kaynaklan abilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Do ğan, 57). 59. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüz üğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve s onuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilg ili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir ( Mehmet Do ğan, 58). 60. Buna göre; Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildiği hâll erde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir, derece mahkemele rine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemele ri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonu çlarını gidermek üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür ( Mehmet Do ğan, 59). Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 1361. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 62. İncelenen başvuruda, idare tarafından fiilen el konulan araç ların başvurucunun otoparkında muhafaza edilmesine rağmen ücret ödenmemesi nedeniy le mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvurud a ihlalin idari bir eylemden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 63. Ancak söz konusu idari eylemin sonuçlarının giderilmesi bakı mından etkili bir yargı yolu mevcut olup başvurucu da bu yolu tükettikten sonra b ireysel başvuruda bulunmuştur. Dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçların ın ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireys el başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numara lı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılması gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasında n ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 64. Yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi yeterli bir gi derim oluşturduğundan başvurucunun tazminat taleplerinin reddine kara r verilmesi gerekir. 65. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL tutarındaki yargılama gide rinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİ LEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hak kının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarını n ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 3. As liye Ticaret Mahkemesine (E.2010/700, K.2013/88) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,E. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE, F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2015/13099 Karar Tarihi : 8/1/2020 14G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/1/2 020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye M.Emin KUZ Recai AKYEL