1. Hukuk Dairesi 2008/3507 E. , 2008/5306 K. "" MAHKEMESİ : KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,miras bırakan .K.'nun 2070 ada 7 parsel sayılı taşınmazı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini,yapılan temlikin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı,muris ile 20 yıldan fazla süredir birlikte yaşadıkların…
**1. Hukuk Dairesi 2008/3507 E. , 2008/5306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,miras bırakan .K.'nun 2070 ada 7 parsel sayılı taşınmazı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini,yapılan temlikin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı,muris ile 20 yıldan fazla süredir birlikte yaşadıklarını,tayınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,miras bırakanın davalıya yaptığı temlikin gerçek satış olup muvazaalı olmadığı gerekçeesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Niza konusu 7 nolu parselin, imar öncesi 1808 parsel sayılı taşınmaz olup, tamamı miras bırakan tarafından 4.7.1996 tarihinde satış suretiyle birlikte yaşadığı davalıya temlik edildiği, 1999 yılında yapılan imar uygulaması ile 2070 ada 7 nolu imar parselinin oluştuğu, 1107/1750 payın davalı adına, 643/1750 payın ise belediye adına kayıtlandığı, sonrasında belediye payının da davalı tarafından satın alınarak taşınmazın tamamına malik olduğu anlaşılmaktadırBilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.