Başvuru, yaşlılık aylığının kesilmesi ve geçmişte ödenen aylıkların borç olarak çıkarılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın makul süreyi aşması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yaşlılık aylığının kesilmesi ve geçmişte ödenen aylıkların borç olarak çıkarılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın makul süreyi aşması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1949 doğumlu olup Bodrum'da ikamet etmektedir. Başvurucu 20/11/2000 ve 9/1/2001 tarihli dilekçelerle Bafra Berberler ve Kuaförler Esnaf Odası (Esnaf Odası) üyesi olduğu 22/3/1985-12/12/1992 dönemindeki hizmetinin Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK) tabi çalışmalarıyla birleştirilmesini talep etmiştir. SSK; Esnaf Odasıyla gerekli yazışmaları yaptıktan sonra başvurucunun SSK’ya tabi olarak 458 günlük çalışmasını, 538 günlük askerlik borçlanmasını ve 289 günlük (6 yıl 4 ay ve 9 gün) Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ-KUR) hizmetini dikkate alarak başvurucunun toplam 285 günlük hizmetinin bulunduğunu hesaplamış ve 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici maddesinin (B) fıkrasının (a) bendine göre başvurucuya 1/5/2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlamıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başmüfettişi tarafından düzenlenen 22/1/2010 tarihli raporda başvurucuya sahte ve usulsüz olarak 22/3/1985-12/12/1992 tarihleri arasındaki 6 yıl 4 ay 9 günlük hizmet süresinin kazandırıldığı tespiti yapılmıştır. Raporda, Esnaf Odası kayıtları incelendiğinde başvurucunun 26/2/1978-12/10/1992 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Ancak başvurucuya ilişkin üyelik kaydının başka bir kişinin (E.) ismi karalanıp başvurucunun isminin yazılması suretiyle oluşturulduğu ifade edilmiştir. Raporda, başvurucunun çağrıya rağmen ifade vermeye gitmediği aktarılmıştır. Müfettişin kanaatine göre başvurucunun eski üye olduğu izleniminin verilmesi için üyelerden birinin ismi silinerek onun yerine başvurucunun ismi yazılmıştır. Raporda, başvurucunun berberlik faaliyeti kapsamında bildirdiği hizmetin iptal edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Konuyla ilgili olarak başvurucu aleyhine ceza soruşturması başlatılmıştır. Ceza yargılaması sırasında 8/12/2015 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde başvurucu; Esnaf Odası üyesi olmadığını, oradaki kaydının kimin tarafından yapıldığını bilmediğini, hayatında hiç kuaförlük yapmadığını beyan etmiştir. SGK 15/4/2011 tarihli işlemle başvurucunun yaşlılık aylığını kesmiş ve geçmişte ödenen 021,84 TL yaşlılık aylığı ile 303,59 TL sağlık hizmet bedelini, 615,60 TL işlemiş faiz ve 12 TL tebligat giderini borç olarak çıkarmıştır. Başvurucu bu işleme karşı 13/5/2011 tarihinde Samsun İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, SSK tarafından belgeler üzerinde gerekli incelemelerin yapıldığı ve herhangi bir sahteciliğin tespit edilemediği belirtilmiştir. Dilekçede ayrıca aylık bağlandıktan yaklaşık on yıl sonra aylığın iptal edilmesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı ifade edilmiştir. Mahkeme 23/2/2016 tarihli kararıyla yaşlılık aylığının kesilmesi ile geçmişte ödenen 021,84 TL'nin iadesi yönünden davayı reddetmiş; 303,59 TL sağlık hizmet bedeli, 615,60 TL işlemiş faiz ve 12 TL tebligat giderini ise iptal etmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun ceza yargılaması sırasındaki ifadesinde kuaförlük faaliyetinde bulunmadığını açıkça ikrar ettiğine vurgu yapılmıştır. Gerekçede, başvurucunun berberlik faaliyeti kapsamındaki hizmetlerinin iptali hâlinde geriye kalan iş gününün yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olmadığı belirtilmiş; bu nedenle yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten itibaren kesilmesinin ve geriye dönük on yıllık ödemelerin yasal faiziyle birlikte iadesinin istenmesinin hukuka uygun olduğu açıklanmıştır. Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinde, 6 yıl 4 ay 9 günlük hizmet süresi iptal edilse bile 458 günlük SSK hizmetinin, 600 günlük askerlik borçlanmasının, 360 günlük tarım BAĞ-KUR hizmetinin, 11/2/1980-31/12/1983 tarihleri arasındaki vergi kaydı sebebiyle 1 yıl 8 ay 11 günlük hizmetin toplamda 600 günü geçtiği belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 1/3/2018 tarihli kararıyla mahkeme kararını onamıştır. Nihai karar 20/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 506 sayılı Kanun’un geçici maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;A) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.B) 2002 tarihinde;a) (A) bendi kapsamında olanlar hariç sigortalılık süresi 18 (dahil) yıldan fazla olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 40 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 23 yıldan (dahil) fazla olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,..." 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun maddesi şöyledir: "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Uğur Ziyaretli, B. No: 2014/5724, 15/2/2017, §§ 28-