3. Hukuk Dairesi 2024/2865 E. , 2025/1909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/33 E., 2024/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2022/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılardan Vergi Dairesi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ka
**3. Hukuk Dairesi 2024/2865 E. , 2025/1909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/33 E., 2024/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2022/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılardan Vergi Dairesi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Şehitkâmil Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ve asıl borçlusu ... Elektrik Enerjisi Satış A.Ş. olan 26.09.2016 düzenleme tarihli ve 2016092666... takip numaralı ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini, ödeme emrine karşı yasal süre içerisinde Vergi Mahkemesinde iptal davası açılmadığını, diğer bir anlatımla dava açma süresinin kaçırıldığını ve takibin kesinleştiğini, borcun sebebine ilişkin araştırma yaptıklarını ve şifahi bilgiye göre ... firmasının vergi borçları nedeniyle 10.08.2016 tarihinde müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini, borçlunun kendisinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı yönünde itirazda bulunmadığı için borcun müvekkili şirketin uhdesinde sayıldığını, bu nedenle ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığını, şirketleri ile ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. arasında 17.01.2014 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin ...'dan elektrik enerjisi satın aldığını ve bedellerini de dava dilekçesi ekinde sunulan hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müteaddit defalar ödediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 15.04.2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, ... şirketinin son elektrik satışına ilişkin olarak kestiği 18.04.2016 tarihli faturaya ilişkin tutarın müvekkili şirket tarafından 10.05.2016 tarihinde 3.998.000,00 TL olarak ödendiğini ve buna ilişkin dekontun dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin haklılığının anlaşılacağını ileri sürerek; takip dosyasındaki borç nedeniyle 1.139.306,05 TL kamu borçlusu olan ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. ye ve Vergi Dairesine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Vergi Dairesi vekili; Şehitkâmil Vergi Dairesinin 628 025 9974 vergi numarasında kayıtlı mükellefi ... A.Ş. nin Form BS'den tespit edildiği üzere davacıya elektrik satışları olduğunun tespit edildiğini, ilgili firmanın dairelerine olan vadesi geçmiş vergi borçları nedeniyle haciz bildirisiyle bahse konu borcun davacıdan istenilmesine rağmen borca karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını ve 7 günlük süre içinde itirazda da bulunulmadığını, bu nedenle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 54., 55. ve aynı Kanunun üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak hakların haczi başlıklı 79. maddesi hükmü uyarınca daireleri mükellefi elektrik satışında bulunduğu davacı adına ödeme emri tanzim edildiğini, davacı şirkete haciz bildirisinin tebliğ edildiğini, davacının 18.11.2016 tarihli ve 365568 sayılı evrak kayıt nolu dilekçesi ile ödeme emrindeki miktar üzerinden teminat mektubu sunduğunu, anılan kanun gereği itiraz edilmemesi halinde itiraz etmeyen tarafın mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağını, savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Elektrik Enerjisi Satış A.Ş. vekili; müvekkilinin davacıdan herhangi bir alacak talebi ve iddiası olmadığı gibi dava konusu bedelin müvekkili tarafından tahsil edilmediğini, davacı kendi kusuru ile haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmediği için dava konusu bedeli ödemek zorunda kaldığını, davada taraf olmadıklarını, davacı firmanın elektrik satın aldığını, davacı firmaya kesilen son faturanın 18.06.2016 tarihli olduğunu ve fatura tutarının da 10.05.2016 tarihinde davacı tarafından ödendiğini, 10.05.2016 tarihi itibariyle davacı ile müvekili firma arasında alacak ve borç ilişkisinin sona erdiğini, 10.05.2016 tarihinden sonra davacı ile başka bir ticari ilişkileri olmadığı gibi davacı firmadan da herhangi bir alacaklarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... Elektrik Enerjisi A.Ş. arasında bir ticari ilişki mevcut olduğu, her iki tarafın ticari defterinden anlaşıldığı üzere bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak herhangi bir borç kalmadığı gerekçesiyle; davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davasında davanın kabulüne, diğer davalı ... Elektrik Toptan Satış A.Ş. nin mevcut davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan davada pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı söz konusu haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içerisinde itiraz hakkını kullanmadığından davalı alacaklı İdarenin, davanın açılmasına neden olmadığından vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, maktu vekalet ücretinin davalı ...'a verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalılardan Vergi Dairesi vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalılardan Vergi Dairesi vekili ve Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davayı açmakta hukuki yararı bulunan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... yönünden verilen ret kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Vergi Dairesi vekili; davacının haciz bildirisine itiraz etmediğini, bu sebeple borcun zimmetinde sayıldığını, düzenlenen haciz bildirisi ve ödeme emrinde, herhangi bir yasal isabetsizlik bulunmadığından davacının davasının reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Hazine vekili; davanın ... ile ilgisinin bulunmadığını, açılan dava şahısların vergi borcuna ilişkin olduğundan ve Vergi Dairesi Başkanlıklarının davada temsil olma ve davayı takip etme yetkileri olduğundan davalının sadece Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı olduğunu, Hazine yönünden kabul kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarıyla haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte davalı ... A.Ş. nin davacıdan alacağının bulunmadığının tespit edilmesi ve davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davalı ... yönünden kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre; davalılar vekillerin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. 6183 sayılı Kanunun 79. maddesiyle; süresinde haciz bildirimine itiraz edilmediği takdirde, borcu bulunmadığını iddia eden kişiye menfi tespit davası açabilme imkanı tanınmıştır. Davacı tarafın söz konusu yasal hakkını kullanarak menfi tespit isteminde bulunduğu ve yargılama sonucunda haklı olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi, doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendi çıkartılarak yerine; "6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalılar Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı ve Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.