20. Hukuk Dairesi 2009/4275 E., 2009/7118 K. 20. Hukuk Dairesi 2009/4275 E., 2009/7118 K. - ORMANLAR İÇİN SÜREYE BAĞLI OLMAKSIZIN TAPU İPTAL DAVASI AÇILMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1023 ] - 4753 S. ÇİFTÇİYİ TOPRAKLANDIRMA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 8 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 22 ] Taraflar arasındaki tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca in…
20. Hukuk Dairesi 2009/4275 E., 2009/7118 K. **20. Hukuk Dairesi 2009/4275 E., 2009/7118 K.** **- ORMANLAR İÇİN SÜREYE BAĞLI OLMAKSIZIN TAPU İPTAL DAVASI AÇILMASI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1023 ] - 4753 S. ÇİFTÇİYİ TOPRAKLANDIRMA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 8 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 22 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Çınarcık ilçesi Kayalıbağlar mevkii 552 parsel sayılı 13.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1952 tarih 190 sıra nolu 4753 sayılı yasa uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Ömer Özdür adına tespit ve tescil edilmiş, imar uygulaması üzerine 2460 ila 4281 parsellere ifraz edilmiştir. 4271 parsel sayılı 351,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satış yoluyla davalılardan A.... Ö....'e, 4272 parsel sayılı 376,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz A... D......'ye geçmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli 4271 ve 4272 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilleri ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra A... D...... ve A.... Ö....; 24.07.2006 havale tarihli dilekçe ile; çekişmeli taşınmazları tapu kaydında hiçbir şerh olmaksızın satın aldıkları, devletin tapu sicilinin tutulmasında objektif sorumluluğunun bulunduğu, orman yönetimi tarafından açılan dava ile kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olduğu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi aksi durumda yani taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile tapuya tescili karşılığında davalı taşınmazların dava tarihinde saptanacak gerçek değerinin kamu alacaklarına uygulanan faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000.-YTL tazminatın Orman Yönetiminden alınarak taraflarına verilmesi istemiyle karşı dava açmışlardır. Mahkemece, Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazlara el atmasının bulunmadığı, karşı davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda 4271 parselin (C) ile işaretlenen 224,96 m2, 4272 parselin (A) ile işaretlenen 182,35 m2 yüzölçümlü bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında Hasanbaba Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, toprak tevzi komisyonunca 8 tevzi numarası ile Ömer Özdür adına dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazların tamamının tevzi haritasının kapsamında kaldığı, fen ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda 4271 parselin C ile işaretlenen 224,96 m2, 4272 parselin (A) ile işaretlenen 182,35 m2 yüzölçümlü bölümlerinin halen tahdit içinde bulundukları, geriye kalan bölümlerinin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları, temyize konu yerlerin eğim ölçere göre %20-25 eğimli olduğu, üzerlerinin bozuk baltalık orman örtüsü ile kaplı bulunduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdıkları anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, ve her ne kadar taşınmaz makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12'den fazla eğimli makilik sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza(koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, halen eylemli orman olan taşınmazların özel mülkiyet olacak şekilde sicile kayıt edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığına, bu nitelikteki taşınmazların her nasılsa özel mülkiyet niteliği ile sicile geçirilerek, hakkında kayıt oluşturmasının yolsuz tescil (E.M.Y. md. 933 Yeni T.M.Y. md. 1025) olduğuna, karşı davacıların taşınmazların eylemli durumunu bilmemelerinin mümkün olamayacağından T.M.Y.'nın (931) 1023. maddesinde yazılı iyi niyet kurallarından da yararlanamayacağına, kaldı ki devlet ormanlarında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağına, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan hata ile ikinci kadastro yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşsa da , 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi hükmüne göre ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.'nın 1026 (E.MY'nın 934.İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince tapunun hiçbir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceğine, somut olayda 3402 sayılı yasanın 12/3maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığına , baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan bir sicil kaydının davalılara ve karşı davacılara hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağına ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kayıtlarının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran açıklayıcı (ihzari) başka bir anlatımla sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğuna , bu tür kayıtlarda TMY'nın 1023. (E.MY'nın 931.İsviçre M.Y. 974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanmayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 29.04.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.