Başvuru, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan işçilik alacağına ilişkin kararın icra edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan işçilik alacağına ilişkin kararın icra edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, davalı banka aleyhine 18/7/2001 tarihinde işçilik alacaklarına ilişkin dava açmış; davalı banka da karşı dava olarak başvurucunun hukuka aykırı kredi kullandırdığı iddiasıyla alacak davası açmıştır. Mahkeme 20/1/2009 tarihinde asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 520,72 TL'nin başvurucuya ödenmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile 191,65 TL'nin başvurucudan tahsili ile davalıya ödenmesine karar vermiştir. Anılan bu karar taraflarca temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi 29/11/2011 tarihinde asıl davaya ilişkin tüm temyiz taleplerinin reddine karar vermiş, karşı dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, yeniden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Başvurucu, asıl davadahüküm altına alınan 520,72 TL'nin tahsili için tasfiye hâlindeki bankaya müracaat etmiş; tasfiye memurlarının ödeme yapmaması üzerine tasfiye memurlarına karşı 8/5/2012 tarihinde tazminat davası açmış; 18/12/2012 tarihinde Mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Anılan bu kararı başvurucu temyiz etmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi 11/9/2014 tarihinde kararı düzelterek onamış, karar düzeltme talebini de 24/3/2016 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu, daha sonra davalı banka aleyhine icra takibi yapmış; davalı taraf 1/8/2013 tarihinde icra takibinin iptali davası açmış, Mahkeme 3/10/2013 tarihinde davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar vermiştir. Başvurucu kararı temyiz etmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi 21/1/2014 tarihinde, mahkemece ilam borçlusu olan davalı Türk Ticaret Bankasının borçtan sorumlu olduğu ve hakkında takip yapılabileceği düşünülmeksizin şikâyetin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Davalı, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Daire 14/5/2014 tarihinde karar düzeltme talebini kabul ederek hükmü bozmuştur. Kararda, davalı bankanın faaliyet izni almak üzere başvuru yapıp yapmadığı kurul tarafından kendisine izin verilip verilmediği hususunun araştırılmasının gerektiği belirtilmiştir. Bu defa başvurucu anılan bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay Hukuk Dairesi 11/6/2015 tarihinde başvurucunun karar düzeltme talebini reddetmiştir. Mahkeme bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucunda 9/2/2016 tarihinde davayı kabul etmiş, başvurucunun yaptığı icra takibini iptal etmiştir. Başvurucu, kararı temyiz etmiş; Yargıtay Hukuk Dairesi 23/10/2017 tarihinde kararı onamıştır. Anlan Daire 15/10/2018 tarihinde başvurucunun karar düzeltme talebini de reddetmiştir. Başvurucu 18/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.