4. Hukuk Dairesi 2021/20227 E. , 2023/1148 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/414 - 2021/414 SAYISI : 2021/İHK-15006 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/33182 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile ... kararı kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. .…
**4. Hukuk Dairesi 2021/20227 E. , 2023/1148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/414 - 2021/414 SAYISI : 2021/İHK-15006 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/33182 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile ... kararı kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan desteğinin sevk ve idaresindeki araçla davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 07.10.2007 tarihli çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, usulüne uygun başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, uğranılan destek zararının davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda davacının desteğinin kusurlu olduğunu, istenilen tazminatın yüksek olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. ... ... KARARI ... yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacının desteğinin kazada asli kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar vermiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının desteğinin asli kusurlu olmasının talebin reddini gerektirmeyeceğini, davalının kusur ve poliçe limitleri dahilinde tazminatla sorumlu olduğunu ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç ... yukarıda tarih ve sayısı verilen kararıyla; davacının itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak, desteğin kusuru da gözetilmek suretiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant yöntemi ile hesaplanan tazminat miktarı üzerinden başvurunun kısmen kabulü ile "...62.935,42 TL tazminatın 08.10.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline ve başvuran lehine maktu vekalet ücreti takdirine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasının hatalı olduğunu, başvuran lehine tam vekâlet ücreti verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı desteğinin vefatı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat Kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan veya destekten yoksun kalan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı ise, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Somut davada; aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 07.05.2021 tarihli raporda, THR 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulü ile seçenekli hesaplama yapılmıştır. Kaza tarihi 07.10.2007 tarihi itibariyle desteğin ve destek ihtiyacı olanların muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et – Feminine (PMF) Yaşam Tablosunun esas alınması gerekirken İtiraz Hakem Heyetince TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenen tazminat miktarı esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, müteveffanın eşi davacı ... için PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan tazminat tutarı ve poliçe limiti gözetilerek tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.