3. Hukuk Dairesi 2020/11917 E. , 2021/11522 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BURSA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesi tarafından 03/11/2020 tarihli ek kararla temyi
**3. Hukuk Dairesi 2020/11917 E. , 2021/11522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BURSA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesi tarafından 03/11/2020 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu kez ek karar davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 16/11/2021 davalı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; kardeşi ...'ın 05.09.2011 tarihinde vefat ettiğini ve geriye mirasçı olarak ... Mahallesi, 6558 ada, 89, 90, 91, 92 numaralı parselleri yarı yarıya meyve ağaçları dikmek suretiyle kiraladıklarını, araziden kendi hesaplarına gelir elde ettiklerini, 01.01.2012 tarihinde kira sözleşmesinin yenilenmediğini, 20.03.2012 ve 18.04.2012 tarihlerinde taşınmazların 3. kişiye satıldığını, ... mirasçılarının Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/434 esas sayılı dosyasından miras hisseleri oranında alacak davası açtıklarını, bu davada davacı olarak görünen kişilerle aynı hukuki durumda bulunduğunu, davalı tarafından satılan ağaçların 1/2'lik kısmının tarafına ait olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ağaçların bedellerine karşılık şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; kira sözleşmesinden kaynaklanan dava söz konusu olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, kiralanan arazinin 2011 yılı sonu itibariyle tahliye edildiğini, tahliye anından dava tarihine kadar beş yıllık süre aşıldığından zamanaşımının gerçekleştiğini, taşınmazın davacıya kiralandığını ancak kiralananın davacı tarafından kullanılması gerekirken kardeşine kullandırılmış olduğunu, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/434 esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer aldığını ve bu dosyada davacı yönünden davanın reddedildiğini, sözleşme gereğince taşınmazdaki ağaçların sökülüp tarla olarak teslim edilmesi gerekirken davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 2011 yılında içindeki ağaçlar ile birlikte terk ederek teslim ettiğini, içindeki ağaçların yaşı itibariyle ekonomik ömrünü yitirdiğini, kereste değerinin de bulunmadığını, davacının satışlara aracılık ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığından ihtilafın kira sözleşmesine göre çözümlenmesi gerekli olduğu, bu nedenle sulh hukuk mahkemesine verilen görevsizlik kararının bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırıldığı, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararının bağlayıcı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibariyle dava konusu asıl alacağın değerinin 1.000 TL olması itibariyle HMK 341/2 maddesi gereğince kesin olduğu belirtilerek HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, iş bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, 03/11/2020 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; karar ve ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı tarafın ek karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Her ne kadar İstanbul bölge adliye mahkemesince; istinaf incelemesi sonunda verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle; HMK 346/1 maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de; ilk derece mahkemesi hükmünde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen değere göre kararın kesin olduğu kabul edilemeyeceğinden usul ve kanuna uygun bulunmayan 03/11/2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. 2- Yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesince verilen kararın kesinlik sınırı içinde bulunmadığı anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için, istinaf başvurusunun usulden reddine dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin reddine dair 03/11/2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.