10. Hukuk Dairesi 2024/5693 E. , 2024/8173 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2013/631 E., 2023/138 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili, dahili davalı ..., ... vekilleri ile ... ve ... tarafından tem
**10. Hukuk Dairesi 2024/5693 E. , 2024/8173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2013/631 E., 2023/138 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili, dahili davalı ..., ... vekilleri ile ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalılara ait işyerinde 18.3.1996 ile 29.7.2003 tarihleri arasındaki hizmetlerinin (27.3.2002-28.4.2002 arası hariç ) tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, iddia edilen sürede işyerinin 506 sayılı Kanun uygulama alanında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu bunun aksinin ancak kurum kayıtlarına eş değer nitelikte resmi belgelerle ispatlanabileceğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, işyerinin varlığının ve yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, çalışmanın hizmet akdine dayalı olarak olduğunun ispatlanması gerektiğini ücretinde somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2010 tarihli ve 2007/152 E-2010/859 K sayılı kararıyla; sübut olmayan davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21 inci Hukuk Dairesi kararında; ".... somut olayda, davacı adına, 27.03.2002- 28.04.2002 tarihleri arasında 33 günlük çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 1997/1-1998/3 ve 2000/1-2002/2 arası dönem bordrolarının getirtildiği, davacının çalışmasının geçtiği işyerinin davalılara ait olup, davalılar arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunun belirtildiği, davalılardan ... adına 15.07.1987- 30.04.1994 tarihleri arası, ... adına 01.01.1995-31.12.1998 tarihleri arası, ... adına 20.01.2000-27.05.2002 tarihleri arası fason konfeksiyon işletmesinden dolayı vergi kayıtlarının bulunduğu, yine davalılardan ... adına, 03.01.997-31.12.1998 tarihleri arası ... sicil numaralı ve diğer davalı ... adına 23.01.2000-24.05.2002 tarihleri arası ... sicil numaralı fason konfeksiyon işletmesi nedeniyle tescilli işyerlerinin bulunduğu, dosyada dinlenen tanıklardan davacı tanığı ile uyuşmazlık konusu döneme göre kısmi bildirimi olan (1997/1-1998/3 üncü dönem) bordro tanığının fiili çalışmayı doğruladıkları, davalı tanıklarının ise fiili çalışmayı doğrulamadıkları, ayrıca Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen işçi alacakları dava dosyası, hizmet tespiti davalarında kesin delil niteliğinde değil ise de; kuvvetli delil niteliğinde olup, bu davada davacı lehine 18.03.1996-29.07.2003 tarihleri arası dönemin alacaklarına hükmedildiği, bu davada dinlenen davalı tanıkları işyerinin davalılara ait olduğunu, davacının 1996 yılı başlarında işe girdiğini, kısa sürelerle çalışıp çıktığını, 6 ay ile 1 yıl kadar ara verip tekrar girdiğini, bu şekilde 10-15 defa giriş çıkış yaptığını belirttikleri, dolayısıyla fiili çalışmayı kısmen doğruladıkları anlaşılmış ise de; tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkiler giderilmeden sonuca gidildiği ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde dönem bordrolarını getirtip, resen bordro tanıklarını tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini, varsa ara verilen tarihleri tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının davalılar yanında 18.03.1996-31.07.1996 tarihleri arasında 133 gün süre ile günlük 282.000 TL brüt ücretle, 01.08.1996-31.07.1997 tarihleri arasında 360 gün süre ile günlük 567.000 TL brüt ücretle, 01.08.1997-31.07.1998 tarihleri arasında 360 gün süre ile günlük 1.181.250 TL brüt ücretle, 01.08.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 150 gün süre ile günlük 1.594.650 TL brüt ücretle, 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 2.602.500 TL brüt ücretle, 01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 3.120.000 TL brüt ücretle, 01.01.2000-30.06.2000 tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 3.660.000 TL brüt ücretle, 01.07.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 3.960.000 TL brüt ücretle, 01.01.2001-30.06,2001tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 4.665.000 TL brüt ücretle, 01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün süre ile günlük 4.898.250 TL brüt ücretle, 01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 150 gün süre ile günlük 5.598.000 TL brüt ücretle, 01.01.2002- 26.03.2002 tarihleri arasında 85 gün süre ile günlük 7.400,025 TL brüt ücretle, 29.04.2002- 30.06.2002 tarihleri arasında 62 gün süre ile günlük 7.400.025 TL brüt ücretle,01.07.2002-31.12.2002tarihleri arasında 180 gün sürc ile günlük 8.362.500 TL brüt ücretle, 01.01.2003- 29.07.2003 tarihleri arasında 208 gün süre ile günlük 10.200.000 TL brüt ücretle, hizmet akti ile çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, dahili davalı ..., ... vekilleri ile ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verildiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, kabul edilen hizmet sürelerinde davacının hangi ay kaç gün hangi davalı nezdinde hangi sicilli iş yerinde çalıştığı hususu, ay be ay açıkça belirlenerek hüküm kurulması gerekirken infaza elverişsiz şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.