Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) başvurucu hakkında 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından 13/8/2015 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamede başvurucu ile birlikte bazı şüphelilerin Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) silahlı terör örgütünün çağrısı üzerine yasa dışı eylem yaptıkları, örgüt lehine pankart taşıdıkları ve slogan attıkları iddia edilmiştir. İddianamenin kabulü sonrasında yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) E.2015/315 sayılı dosya üzerinden görülmeye başlanmıştır. Başsavcılık tarafından başvurucu hakkında DHKP-C silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 4/3/2016 tarihinde yeni bir iddianame düzenlenmiştir. Söz konusu iddianamede gizli tanık Y.A.nın başvurucu hakkındaki ifadesine yer verilmiştir. Gizli tanık ifadesinde; başvurucunun uzun yıllardır örgütün Silahlı Propaganda Birlikleri (SPB) biriminde yer aldığını, Ankara'da eylem hazırlığı içinde iken yakalandığını, ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra İstanbul'a geldiğini, SPB ekiplerinin oluşması amacıyla örgüt mensuplarını tespit ettiğini ve bunlara Gazi Mahallesi'nde eğitim verdiğini beyan etmiştir. İddianamede, SPB'nin örgütün silahlı kanadı olduğu belirtilmiştir. İddianamenin kabulü sonrasında yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince (E.2016/90) görülmeye başlanmıştır. Başvurucu, Başsavcılık tarafından DHKP-C silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen farklı bir soruşturma kapsamında 19/9/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başsavcılık 28/9/2017 tarihinde başvurucuyu anılan suçtan tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği, başvurucunun örgütün yurt dışı merkez komitesiyle yazışma yapan mensuplarından olduğuna dair tanık ve gizli tanık ifadeleri bulunmasına istinaden başvurucu hakkında tutuklama kararı vermiştir. Başsavcılık tarafından düzenlenen 8/5/2018 tarihli iddianameyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. Söz konusu iddianamede başvurucu hakkında;i. Örgütün yurt dışı merkez komitesiyle yazışma yapan üyelerinden olduğuna dair tanık B.E.nin 28/8/2017 tarihli ifadesine,ii. Örgütün mahallî alan sorumlusu ve Gençlik Federasyonu 2016 yılı sorumlusu olduğuna dair gizli tanık Güneş'in 13/9/2017 tarihli ifadesine,iii. Örgütün Şişli bölgesi mahallî alan sorumlusu olduğuna ve mahallî alan sorumlularının katılımıyla düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılara katıldığına dair gizli tanık A.nın 25/4/2016 tarihli ifadesine,iv. Örgütün Şişli ve Alibeyköy mahallî alan yapılanmaları içinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğüne, SPB'de yer aldığına, Ankara'da eylem hazırlığında iken yakalandığına, örgütün yurt dışı yapılanması ile yazışma yapan şahıslardan olduğuna ve sansasyonel eylem yapabilecek şahıslardan olup silah eğitimi almış olduğuna dair gizli tanık S.G.nin 16/1/2018 tarihli ifadesine,v. 2009-2010 yılları arasında düzenlenen bazı protesto gösterilerine sorumlu olarak katıldığına dair tanık K.nın 5/4/2018 tarihli ifadesine delil olarak yer verilmiştir. İddianamenin kabulü sonrasında yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince (E.2018/116) görülmeye başlanmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 21/9/2018 tarihinde resen yaptığı incelemenin sonucunda, başvurucu hakkındaki dosyanın tefriki ile başvurucunun çeşitli suçlardan daha önce yargılamasına devam edilen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki E.2016/90 sayılı dosyasıyla hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 10/5/2019 tarihinde başvurucu yönünden dosya tefrik edilerek E.2019/106 sayılı dosya üzerinden 20/5/2019 tarihli kararla davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/315 sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 16/10/2019 tarihli duruşmada başvurucu yönünden dosya tefrik edilmiş ve aynı Mahkemenin E.2019/506 sayılı dosyası üzerinden verilen 25/12/2019 tarihli kararla davanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/173 sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 20/1/2020 tarihinde birleştirme kararı öncesinde kendilerinden muvafakat alınmadığını belirterek İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince verilen birleştirme kararının kaldırılması talebiyle, oluşan birleştirme uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyayı Yargıtay Ceza Dairesine göndermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 3/3/2020 tarihinde davaların birlikte yürütülmesinde yarar görülmediğinden davaların ayrı ayrı yürütülmesine ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/506 sayılı dosyası üzerinden verdiği birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince E.2020/226 sayılı dosyada, başvurucu ve müdafiinin hazır olduğu 3/12/2020 tarihli duruşmada "savunmasının alınmış oluşu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, tutuklukta geçen süre dikkate alınarak, sanığın mağduriyetine sebebiyet vermemek" gerekçesiyle hakkında konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında yakalama kararı bulunan K.K., 18/9/2021 tarihinde yakalanmasının ardından etkin pişmanlık kapsamında ayrıntılı beyanlarda bulunmuş ve örgütsel faaliyetlere katıldığını ileri sürdüğü 245 kişiyi teşhis etmiştir. Tanık K.K. bu kapsamda başvurucuyu da fotoğraf üzerinden teşhis etmiştir. İlgili Fotoğraf Teşhis Tutanağı'nda K.K.nın başvurucu hakkında “Okmeydanı Halk meclisinde çalışma yaptığını bildiğim, [Ö.Y.den] birlikte gerilla eğitimi aldığım kişidir.” şeklindeki ifadesine yer verilmiştir. Tanık K.K.nın kollukta alınan ifadesine ilişkin 45 sayfalık tutanağın başvurucuyla ilgili kısmı şöyledir: “Bu süre de [G.] bana Halkın Hukuk Bürosundan soyadını bilmediğim Av. [Ö.] abi ve Apo abi (Abdullah ÖZGÜN) ile buluşmam için Armutludaki [Z.Y.nin] evine gitmemi söyledi. [G.nin] dediğini yaparak evde [Ö.] ve Apo abi ile buluştum. Orada Avukatların olarak bildiğim CITREON marka bir araba ile Kemerburgaz ormanına gittik. Burada Av. [Ö.] abi, Apo abi bana gerilla olma talebimizin olduğunu bildiği için ve bu konuda bize eğitim vereceğini söyledi. Bize ailemize halka ve harekete vasiyet yazıları yazacağımızdan dolayı bu konular hakkında düşünmemizi söyledi. Ayrıca kır yaşamı hakkında, eski gerilla deneyimlerini çalıştığını ve bu konuda bilgi vereceğini söyleyerek eğitim verdi. Bundan sonra kır gerillası olacakların, kırsala çekilmeden önce şehirde en az bir silahlı eylem yapması gerektiğini söyledi. Gerilladayken kuryelerle nasıl bağlantı kuracağımızı, bölgelere kod adı vererek bahsedeceğimizi, depoların yerlerini yine aynı şekilde kod isimlerle bileceğimizi, köylere girerken sivil kıyafetlerle girerek ve silahlarımızı saklayarak gireceğimizi söyledi. Uzunca bir süre kır da eylem yapmadan önce bölgede kurumsallaşmamız gerektiğini bu yüzden daha sonra gideceğimiz bölge bize söylendiğinde o bölge hakkında coğrafi, ekonomik, kültürel, siyasi ve iktisadi araştırmalar yapmamızı söyledi. Bu görüşmeler benzer içeriklerle birkaç defa gerçekleşti. ... Okmeydanı’nda; [B.T.] asıl sorumlu olmakla birlikte [A.] ve [Ö.Y.] isimli kişilerde [B.T.] olmadığı zaman toplantıları yönetiyorlardı. Ayrıca Abdullah ÖZGÜN ve [Y.] isimli şahısları hatırlıyorum.” Tanık K.K. Başsavcılıkta verdiği ifadesinde ayrıca başvurucunun Yürüyüş dergisinden tanıdığı kişilerden olduğunu ve bu kişinin örgüt içinde mutlaka başkaca görevleri bulunduğunu beyan etmiştir. Başvurucu, K.K.nın ifadeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatı üzerine 15/10/2021 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu; savcılık ifadesinde özetle K.K.yı tanımadığını, ifadede isimleri geçen B.T. ve Ö.Y.yi avukat olmaları nedeniyle tanıdığını, Ö.Y.nin avukat olarak kendisini savunduğunu, 2017 yılı Eylül ayında tutuklandığını, sonrasında ise gözaltına alındığı tarihe kadar 10 ay boyunca ev hapsinde tutulduğunu, K.K.nın beyanlarını ve isnat edilen suçu kabul etmediğini, K.K.nın ileri sürdüğü eğitim faaliyetine ilişkin olarak tarih belirtmediğini, belki de bu tarihte tutuklu olduğunu ileri sürmüştür. Başsavcılık 21/10/2021 tarihinde başvurucuyu diğer yedi şüpheliyle birlikte DHKP/C silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucu, sulh ceza hâkimliğindeki sorgusunda savcılık ifadesini tekrarlamıştır. Başvurucu müdafii ise başvurucunun son 10 ayı ev hapsi olmak üzere 2017 yılından beri tutuklu olduğunu, K.K.nın 2017 yılından bu yana başvurucuyu görmesinin mümkün olmadığını, başvurucuya 2017 yılına kadar isnat edilen suçlarla ilgili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2020/266 sayılı dosyası üzerinden devam eden bir yargılama bulunduğunu, konuya ilişkin yeniden dava açılması hâlinde mükerrer yargılama olacağını beyan ederek başvurucunun serbest bırakılmasını talep etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik), K.K.nın anlatımlarına istinaden başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir;"DHKP/C Silahlı Terör Örgütünde yönetici konumunda bulunduğunu ikrar eden [K.K.nın] etkin pişmanlık hükümleri kapsamında, örgütün faaliyetleri hakkında ve bu faaliyetlerden yer alan şahıslar hakkında beyanlarda bulunduğu, birden fazla adreste yer göstermesi suretiyle birçok otomatik silah, tabanca, bunlara ait mühimmatlar, örgüte ait silahlı eylemler sonrası kullanılmak üzere konulduğunu beyan ettiği, ormanlık alandaki kazı ile yaşamsal-tıbbi malzemeler ele geçirilmiş olması, şüpheliler hakkında savaşçı diye tabir ettiği SPB (Silahlı Propaganda Birliği) üyeleri olduğu, aynı zamanda her şüpheli bakımından detay vermek suretiyle SPB üyeliğinin yanı sıra eleman kazandırma veya yardım toplama yahut yayınlarda faaliyet yürütme şeklinde görevleri bulunduğu, şüphelilerin daha önce gerçekleştirilen eylemlerde (molotof atma, tünel kazma) rolleri ve gerçekleştirilmesi planlanan eylemlerdeki rolleri hakkında aleyhe detaylı beyanlarda bulunduğu, şüphelilerin bir kısmının gerilla eğitimi diye tabir edilen eylem sırasında ve sonrasında nasıl davranacakları yönünde kendisine eğitim verdiği, sonrasında da kendisinin bazı şüphelileri bu hususta eğitim verdiği, bu eğitimlerin aynı zamanda molotof ve bomba yapımı gibi hususları da içerdiği yönündeki beyanları ve şüphelilere dair ayrı ayrı olacak şekilde teşhisi birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri hususunda kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırı nedeniyle, kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğu,müsnet suçun CMK 100/3 maddesiyle düzenlenen katalog suçlardan olması dolayısıyla tutuklama sebeplerinin mevcut olduğunun varsayılması, bu nedenle bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı, bu doğrultuda tutuklamanın ölçülü olduğu kanaatine varılarak CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince şüphelilerin ayrı ayrı TUTUKLANMALARINA, ... [karar verildi.]" Başvurucu, tutuklama kararına 25/10/2021 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiştir. Başvurucunun itirazı İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince 1/11/2021 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu tutuklama kararına yaptığı itirazın sonucunun bildirilmediğini beyan ederek 6/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda (2021/58912) bulunmuştur. Başsavcılığın talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 17/12/2021 tarihinde tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu bu karara 28/12/2021 tarihinde itiraz etmiştir. Başvurucu tutukluluk hâlinin devamı kararına yaptığı itirazın sonucunun bildirilmediğini beyan ederek 7/3/2022 tarihinde ikinci defa bireysel başvuruda (2022/31685) bulunmuştur. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında başvurucu yönünden tefrik kararı verilmiş ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle hakkında iddianame düzenlenmiştir. 26/3/2022 tarihli iddianamede tanıklar K.K., N. ve O.K.nın başvurucu hakkındaki ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre;i. Tanık K.K. başvurucu ile 1/3/2017-28/9/2017 tarihleri arasında birlikte gerilla eğitimi aldığını, başvurucunun örgütün yayın organlarından olan Yürüyüş dergisi ve Okmeydanı Halk Meclisinde faaliyet gösterdiğini,ii. Tanık N. başvurucunun örgütün SPB'sinde faaliyet gösterdiğini bildiğini, Ankara'da SPB adına eylem yapacağı sırada gözaltına alındığını bizzat kendisinden duyduğunu,iii. Tanık O.K., 28/9/2017-3/12/2020 tarihleri arasında İzmir No.lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvurucunun kendisine örgütün Ege Bölgesi sorumlusu olduğunu ve bu kapsamda faaliyetlerde bulunduğunu söylediğini, başvurucunun ceza infaz kurumunda bulunduğu dönemde avukatlar Y.T. ve Ü. ile ziyaretine gelen Ş. aracılığıyla İzmir'deki örgütsel faaliyetlerine devam ettiğini beyan etmiştir. Söz konusu iddianamede ayrıca başvurucu hakkında daha önceden yürütülen soruşturmalar kapsamında düzenlenen 13/8/2015, 4/3/2016 ve 8/5/2018 tarihli iddianamelere esas alınan tanık beyanlarına da yer verilmiştir. İddianamenin kabulü sonrasında yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Mahkeme, açılan kamu davasının hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle yürütülmekte olan E.2020/266 sayılı dava ile birleştirilmesine karar vermiştir. Mahkeme, başvurucu ve müdafiinin hazır olduğu 7/9/2022 tarihli duruşmada başvurucunun yurt dışına çıkamamak ve konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle tahliyesine karar vermiştir. Yargılamanın devamında Mahkeme 29/3/2023 tarihinde konutu terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar vermiştir. Bireysel başvurunun inceleme tarihi itibarıyla yargılamanın ilk derece mahkemesi önünde devam etmekte olduğu tespit edilmiştir. Adli yardım talebinin 2022/31685 numaralı başvuru yönünden kabulüne, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına Komisyon tarafından karar verilmiştir.