Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin keşide tarihi ve tutarlarını bilmediği, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri numaralı 2 adet çek, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri nolu 1 adet çek, keşidecisi ------seri nolu 2 adet çek olmak üzere toplam 5 adet çeki kaybettiğini iddia ederek, çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinde çıktığını, çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek müvekkilinin zarar görmemesi ve çekler
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gıda ürünleri alım satımına dayanan bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalının vadesi geçmiş 256.954,12 TL borcu için İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içinde borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve aleyhindeki takibi durdurduğunu, takibin devamı için işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti hasıl olduğunu belirterek; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerini davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacı firmaya ödemesi gereken herhangi bir borcu bulunmamakta olup, işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı firma arasında gıda ürünü tedarikine (satınalmaya) yönelik olarak süreklilik arz eden, dört yılı aşkın süredir kesintisiz şekilde devam eden ticari faaliyet bulunduğunu, müvekkili şirketin ülkenin hemen her yerinde çok sayıda satış noktası bulunduğundan ve iş hacmi çok geniş olduğundan, bu ticari ilişki çerçevesinde sürekli ve düzenli olarak her hafta en az bir defa davacı firmaya düzenli şekilde mal siparişleri verdiğini, bu firmadan sürekli ve düzenli şekilde ürün satın aldığını, böylece davacı firmanın müvekkili şirket nezdine devamlı olarak alacakları olduğunu, devamlılık arz eden bu mal satınalma işlemleri kapsamında Müvekkil şirketin cari kaydına davacı firmanın satış bedeli faturalarının hemen her gün işlendiğini ve faturaların ödeme vadeleri geldikçe de düzenli olarak bu firmaya ödemeler yapıldığını, taraflar arasında bu mal alım satımı işlemleri devam etmekte iken davacı firmanın müvekkil şirket nezdindeki alacaklarının haczine yönelik olarak müvekkiline 10.05.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı haciz ihbarnamesinin hemen sonrasında ise 13.05.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı haciz ihbarnamesi ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı haciz ihbarnamesinin müvekkilinine 24.05.2019 tarihinden önceki tarihlerde tebliğ edilmiş olduğundan, sözkonusu tedbir kararının bu haciz ihbarnamelerine konu haciz işlemlerinin durmasını veya kaldırılmasını sağlamadığını, anılan haciz ihbarnamelerine konu hacizlerin halihazırda geçerli olduğunu, hacizlerin durdurulmasına yönelik tedbir kararının (mühlet kararının) kapsamına dahil olmadığını, bu anlamda da haciz ihbarnamelerinin müvekkiline tebliğ edildiği tarihler itibarıyla doğmuş olan ve fakat vadesi beklenen hak ve alacakların da haczedilmiş olması ve sözkonusu haciz ihbarnamelerinin müstakbel alacakları da kapsaması sebebiyle davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek; haksız davanın reddine, takip konusunun %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.