T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2025/889 DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 08/02/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Mahkememizin .. Esas, ...Karar 27/03/2024 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 12/12/2024 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı…
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2025/889 DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 08/02/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Mahkememizin .. Esas, ...Karar 27/03/2024 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 12/12/2024 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydına yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ...numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, iddianame hazırlanarak dosyanın İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edildiğini, yapılan yargılama kapsamında müvekkili hakkında 21.02.2020 tarihli mahkümiyet kararı verildiğini, kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini akabinde müvekkili ....nın 19/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin büyük hissedar olduğunun sabit olduğunu, müvekkillerinin murisinin vefatı üzerine Büyükçekmece .... Noterliği 09/12/2022 tarihli ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi alındığını beyanla müvekkillerinin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterlerine işlenmesi ve veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin taraflarına bildirilmesini, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ayrı ayrı müvekkillerin hesaplarına ödenmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul .... Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve ... D. İş numaralı kararı ile 647 Sayılı KHK'nın 19. Maddesi uyarınca müvekkili şirkete TMSF kayyım olarak atandığını, davacıların murisi ..., müvekkili şirket hissedarlarından olduğunu, 20.11.2022 tarihinde vefat ettiğini ancak ...'nın hisseleri üzere el konulduğunu ve müsadare edildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen iddia ile taleplerin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın usul ile esastan reddedilmesi gerektiğini, esas nitelik teşkil eden TMSF'nin aldığı Yönetim Kurulu kararının açık olduğunu, davacıların murisi ...'nın ölümünün payları etkilemediği, paylar hakkında müsadere kararının devam ettiği hatta sanık müdafiinin de bu hususu kabul ile müsadere yönünden talepte bulunduğunu, davacıların taleplerine ilişkin kayyım heyeti tarafından alınan hiçbir karar olmadığını, huzurdaki davanın dava şartının oluşmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme'nin, genel kurul yerine geçerek davacılara kar payı dağıtılmasına şeklinde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olacağını, davacıların bu alacak talepleri bakımından doğrudan dava açması hukuken mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmaması ve dava şartının oluşmaması nedeni ile huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddedilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, iddialarını hiçbir somut bilgi ve belgele ile ispat edemeyen davacılara, geçmiş dönem kar paylarının ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla anılan nedenlerle davanın husumet, görevsizlik, dava şartı yokluğu ve davacıların aktif husumet yokluğuna ilişkin itirazlarıuyarınca usulden reddedilmesine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacıların şirket ortağı olduğunun tespiti ile kar paylarının davacılara ödenmesi talebine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar 12/12/2024 tarihli ilamı ile; ....İlk derece mahkemesi gerekçesinde işaret edildiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra" başlığı ile belirtilen 596. maddesinde "(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. 2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır. 3) Red kararı, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir. Red, bu konudaki kararın verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemez. 4) Şirket, üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır.", düzenlemesi mevcuttur. Yine ilk derece mahkemesi gerekçesinde vurgulandığı üzere, davacılar murisinin şirket ortağı olduğu, vefatı ile davacıların şirkette pay sahibi olacakları hususları reddedilmemektedir. Murisin yargılandığı davada verilen ve henüz yargıtay aşamasında olan mahkumiyet kararı kapsamında murisin şirket paylarının müsaderesine karar verilmiştir. Kararın kesinleşmediği de ihtilafsızdır. Bu durumda ceza davası sonucu eldeki davaya etkili olacağından bekletici mesele yapılması gerekir. Kabule göre de kâr payı alacağı bakımından esasa girilip değerlendirme yapıldıktan sonra bu kalam alacak talebi bakımından da davanın usulden reddine karar verilmesi usule aykırı olduğunu" bildirmiştir. Seri dosya olarak açılan Mahkememizin ..,..,.. Esas sayılı dosyalarının Yargıtay Temyiz incelemelerinden geçerek kesinleştiği görüldü. İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... ve ... Karar sayılı ilamının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görüldü. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 07.07.2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; " TTK'nın 596. maddesi birinci fıkrası düzenlemesine göre, esas sermaye payının, miras yoluyla geçmesi hâlinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. Yine TTK'nın 494. maddesi ikinci fıkrasının aynı yöndeki düzenlemesi ile şirket paylarının miras gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçeceğini belirtmek sureti ile miras yolu ile intikal eden şirket hisselerine ilişkin özel düzenlemeler getirilmiştir. Ne var ki, davacıların murisi ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile ceza davası açılmış, bu kapsamda davalı şirket yönetimine İstanbul .... Sulh Ceza Mahkemesi 02.02.2017 tarih ... D.iş sayılı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. maddesi uyarınca TMSF tarafından kayyum atanmış ve davalı şirketin müsaderesi talep edilmiştir. Ceza davası yargılaması aşamalarında davacılar murisi vefat ettiğinden hakkındaki davanın düşmesine kararı verilmiş ise de davalı şirketin müsaderesine yönelik ceza davasına devam olunmuştur. İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ... E. ve ... K. sayılı kararı ile davalı şirketin müsaderesine karar verilmiş, buna ilişkin istinaf talepleri İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi 16.09.2021 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile esastan reddedilmiş ve nihai olarak davalı şirket hakkındaki müsadere kararı Yargıtay .... Ceza Dairesi 19.07.2024 tarih ... E. ... K. sayılı onama ilamı ile kesinleşmiştir. Bu durumda, her ne kadar davacıların yukarıda anılan TTK hükümleri uyarınca dava açmakta hukuki yararları var ise de, hak iddiasında bulundukları davalı şirket aleyhinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü finanse eden, örgütün amaç ve faaliyetlerine özgülenip örgüte tahsis edildiği iddiası ile suç unsuru emtia ya da mal varlığının müsaderesine ilişkin ceza davası devam etmekte olduğundan şirket hisselerinin miras yolu ile intikali de söz konusu olamayacaktır. Mahkemece anılan ceza davasının beklenilmesi ve sonucuna göre karar verilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, davalı şirket hakkında devam eden ceza yargılamasının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinleştiği incelenen UYAP kayıtları uyarınca anlaşılmakla davacıların istinaf istemlerinin bu sebeple reddi gerekir. Anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacıların murisi olan ...'nin davalı şirket ortağı olduğu, İstanbul .... Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli, ... D.iş sayılı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. Maddesi kapsamında davalı şirkete TMSF tarafından kayyım atandığı, davacıların murisi olan ... hakkında İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla mahkumiyet ve şirket hissesi üzerinde müsadere kararı verildiği, karar temyiz aşamasındayken murisin öldüğü, müsadereye ilişkin ceza dosyasının yargılama devam ederken kesinleştiği anlaşılmakla gerekçeleri Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere açılan davanın esastan reddi ile mahkememiz ilk kararının davalı tarafından istinaf edilmediği ve davalı yararına hükmedilen maktu vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.489,45 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 5.874,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 30.000-TL maktu ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2025 Katip .. e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır