4. Hukuk Dairesi 2022/2552 E. , 2024/9917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/303 E.,2021/1154 K. HÜKÜM/KARAR : Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/53 E, 2019/342 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararı
**4. Hukuk Dairesi 2022/2552 E. , 2024/9917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/303 E.,2021/1154 K. HÜKÜM/KARAR : Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/53 E, 2019/342 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalı ...’in işveren olduğu ... The Club Bodrum’da satış pazarlama biriminde çalıştığını, 08.08.2013 tarihinde iş kazası (trafik kazası) sonucu ağır şekilde yaralandığını ve uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, satış pazarlama elemanı olarak çalıştığı halde , işyeri dışında ikinci bir görev olarak tabelaların kontrolü görevinin de kendisine verildiğini, işverenlerin, işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının tesis edilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduklarını, davalının kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ve işleteni olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre de kusursuz sorumlu olduğunu ve bu nedenle de ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu, işverene ait araç ile görevi gereği kontrol görevini yerine getirirken ağır şekilde yaralanarak kafa travması geçirdiğini ve çökme fraktürünün oluştuğunu, iş gücünden % 100 oranında mahrum kaldığını, felç olduğunu ve yaşam boyu bir başkasının bakımına muhtaç olduğunu, yaşam boyu bakım ve bakıcı giderlerinin de işverence karşılanması gerektiğini, çalışma gücünü ve sağlığını kaybettiği için büyük bir moral çöküntüsü içine girdiğini, anne ve babasının da olay nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik, sürekli iş göremezliği için 1.000,00 TL ve yaşam boyu bakım ve bakıcı gideri için 1.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi ve aynı kazadan dolayı manevi bütünlüğü ihlal edildiği için 200.000,00 TL ile annesi ... için 25.000,00 TL ve babası ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili,dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin imkansız olduğunu, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/325 Esas sayılı dosyası kapsamının olayın iş kazası olmadığını açık ve net ortaya koymakta olduğunu, olayın davacının mesai saatlari dışında meydana gelmesi nedeniyle davanın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazada kullanılan ... plaka sayılı aracın davacıya değil, ... Tur. Ltd.Şti 'ye ait olduğunu, davalının taraf sıfatının bulunmadığını, davacının alkollü olması nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının %100 özür iddiasının incelenmesi gerektiğini, dava dışı ... Tur. Tic. Ltd. Şti ye ait olan ... plakalı araç ... numaralı "Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi" ile Allianz Sigorta tarafından sigortalandığını, kasko sigorta poliçesi ile Otel Paket Sigorta Poliçesi ise Güneş Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek davanın Allianz Sigorta A.Ş ve Güneş Sigorta A.Ş.'ye ihbarı ile reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, meydana gelen olayın iş kazası olmadığı, davalı tarafın iş yerinin kullanımında olan aracın davacı tarafından alındığı, yolda seyir halinde iken davacının tam kusuru ile trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında davalı tarafın Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunun ve kusurunun olmadığı, trafik bilirkişi raporu ile davacı tarafın %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararının hatalı, eksik ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iş nedeni ile işyeri dışında kaza geçirmesi nedeniyle olayda İş Kanunu hükümlerinin uygulanması ile davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının kazada %70 kusurlu olduğunun belirlendiğini,yargılama sırasında davacı %100 kusurlu farzedilerek karar verildiğini ancak davalının da olayda %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, kazanın 08.08.2013 tarihinde meydana geldiğini, kazaya karışan araç hakkında sigorta poliçesinin bu tarihten çok önce düzenlendiğini, poliçe düzenleme tarihi itibarıyla hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin de teminat kapsamında olduğunu, davacıların mağduriyet durumları değerlendirildiğinde manevi tazminat davasının reddine karar verilmesinin haksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirlendiği ve sigorta şirketlerine karşı açılmış bir dava olmadığından poliçe teminatının kapsamının yargılamada değerlendirilemeyeceği, olayın meydana geldiği zamanın davacının görevli olduğu zamanların dışındaki bir zaman olduğu ve davacının aracı davalı işverenden habersiz olarak aldığı ve bu bağlamda olayda davalının kusurunun bulunmadığı ve olayın işçi-işveren ilişkisi dışında kaldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ile manevi tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci ve 109/2 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.