(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/14566 E. , 2011/16289 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya v…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/14566 E. , 2011/16289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı oğlu ...'ın Çamlıyayla ilçesi 5852 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissesine ilişkin arsa bedelinin tarafından ödendiğini, taşınmaz üzerindeki evin yapımını ve arsanın iktisabını iyiniyetli bir şekilde gerçekleştirdiğini belirterek Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde yapının bedeline uygun tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının iyiniyetli olmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişi raporunda saptanan arsa bedeli olan davalının hissesine tekabül eden 12.500,00 TL'nin davacı tarafından davalı ... adına bankaya açılacak hesaba yatırıldıktan sonra Mersin ili, Çamlıyayla ilçesi 5852 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan 1/2 hissesinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline hükmolunmuştur. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 684. ve 718 hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiası ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi için aranması gereken ilk koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır;