T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/261 KARAR NO : 2025/1284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2024 NUMARASI : 2023/219 E. - 2024/823 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2024 tarih 2023/219 E. - 2024/823 K. sayılı kararı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/261 KARAR NO : 2025/1284 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2024 NUMARASI : 2023/219 E. - 2024/823 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2024 tarih 2023/219 E. - 2024/823 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıya ait iş yerinin davalı nezdinde sigortalı olduğunu, aşırı kar yağışı neticesinde iş yerinin çatısının yıkılması nedeni ile hasar oluştuğunu, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacıya ait iş yerinin kobim güvende poliçesi ile sigortalı olduğunu, kar yağışı nedeniyle oluşan çatı çökmesi hasarının davalıya bildirildiğini,yapılan ekspertiz incelemesinde zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının tespit edildiğini, davalının hasar bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam hasarın KDV dahil 405.163,00-TL olduğu, sigorta poliçesinde verilen teminat limitleri içinde diğer doğal afetler için teminat toplam 750.000,00-TL olarak belirlendiği, muafiyet uygulanamayacağı, davalının zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : İDM tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de ekspertiz raporu karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporu açıklanan ilkeler ışığında özellikle eksik sigorta itirazı yönünden yetersiz olup, davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksik olduğu, ekspertiz raporu ile davalının itirazlarını tartışan ve telif eden denetime elverişli rapor alınmadığı, dosyanın alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile ekspertiz raporuda belirtilen hususlar ile davalının rapora yönelik itirazlarını karşılayacak şekilde davacının talep edebileceği tazminat miktarını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınıp, varsa bu rapora yönelik itirazlarda karşılanıp oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...ili ... ilçesindeki inşaat malzemeleri satışını gerçekleştirdiği adresteki binanın davalı sigorta şirketi tarafından 09/12/2016 ile 09/12/2017 tarihleri arasında “Kobim Güvende” isimli sigorta poliçesi ile sigortalandığı, davalı vekili her ne kadar poliçe ile dava konusu hasarın teminat altına alınmadığını savunmuş ise de; poliçenin “Diğer Doğal Afetler” başlığı altındaki A.5. maddesindeki “diğer doğal afetler kapsamına ekli klozlara göre fırtına ve kar ağırlığı rizikolarının dahil edildiğini belirtir” şeklindeki düzenlemeden ve 13/12/2016 tarihli zeyilnamedeki “Aynı adres kapı numarasında aynı firmanın iki faaliyeti var. Halı saha ve inşaat malzemeleri demirbaş. İki yer için girildi.” düzenlemeden hareket edildiğinde mahkememizce, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait halı sahanın da kar ağırlığı rizikolarına karşı teminat altına alındığının kabul edildiği; gerek tespit raporunda gerekse mahkememizce aldırılan tüm rapor ve ek raporlarda “dava konusu hasarın 2017 yılı Ocak ayında bölgedeki yoğun kar yağışı nedeniyle oluştuğu” hususunun belirlendiği, hasarın davacının kusuru ile oluştuğu yönünde davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı; davalı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesi ile bina yangını için 350.000,00 TL, demirbaş yangını için 300.000,00 TL ve emtia yangını için 100.000,00 TL sigorta teminatı verdiği, meydana gelen hasar ise kar ağırlığına dayalı bir hasar olup, yangına dayalı bir hasar olmadığı; davalı sigorta şirketi tarafından % 10 muafiyetin 3. kişi mali mesuliyet sigortası ile ilgili hasarlar yönünden verildiği, olayda % 10 muafiyet uygulanma koşulunun bulunmadığı; gerek 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda gerekse 14/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu halı saha tesisinin yeniden yapım maliyetinin yani zarar bedelinin 478.181,47 TL olarak belirlendiği, bu tespite mahkememizce de itibar edildiği; diğer yandan eksik sigortanın 6102 sayılı TTK’nın 1462. maddesinde; “Sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder.” şeklinde düzenlendiği, maddedeki bu açık düzenlemeye göre tam hasar halinde hesaplanan zarar tutarına eksik sigorta indiriminin uygulanmasının olanaklı olmadığı; somut olay yönünden; aldırılan tüm raporlarda “halı saha tesisinin yeniden yapılması gerektiği” görüşünün ileri sürüldüğü, dolayısıyla hala saha tesisinde tam hasar halinin söz konusu olduğu ve bu doğrultuda da eksik sigortanın uygulanamayacağı; hasarın teminat süresi içerisinde gerçekleştiği ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında kaldığı; davalı sigorta şirketinin davacı zararını karşılamakla yükümlü olduğu, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, sigorta poliçesinde doğal afet ve buna benzer ek teminatların tüm mal gruplarının sigorta bedellleri toplanarak verildiğini, bu toplama işleminin sigortalı her bir mal grubunun sigorta bedelinin, bu toplam tutara yükseltildiği anlamına gelmeyeceğini, yangın paket poliçesinde ana teminat yangın olduğundan doğal afet gibi tüm teminatların bu mal gruplarının toplam bedeli üzerinden verildiğini davaya konu olayda da tüm bu mal gruplarının sigorta bedelleri toplanmak suretiyle 750.000,00-TL üzerinden doğal afetler teminatı verildiğini, eksik sigortanın her bir mal grubu için ayrı ayrı uygulanması gerektiğini, eksik sigorta uygulandığında ödenecek tutarın 198.030,00-TL olduğunu, muafiyet hususunun dikkate alınmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tazminatın YS genel şartları ve işyeri sigorta poliçesi hükümlerine uygun şekilde belirlenmesine, tam hasar hali söz konusu olduğundan eksik sigortanın mevcut olmadığı ve muafiyet koşullarının oluşmadığının tespit edilmesine, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren başkaca bir hal ve neden bulunmamasına, davacı tarafın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının ve zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 28.215,46-TL'den peşin alınan 2.741,99-TL'nin mahsubu ile bakiye 25.473,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.