8. Hukuk Dairesi 2017/8417 E. , 2018/470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, kısıtlı adayı annesi ...'nın yaşlı olup, hafıza kaybı ile birlikte duyma ve görme kaybı da yaşadığını ileri sürerek annesinin hak ve menfaatlerinin
**8. Hukuk Dairesi 2017/8417 E. , 2018/470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, kısıtlı adayı annesi ...'nın yaşlı olup, hafıza kaybı ile birlikte duyma ve görme kaybı da yaşadığını ileri sürerek annesinin hak ve menfaatlerinin korunması için kısıtlanarak vasi atanmasını istemiştir. Mahkemece, kısıtlı adayı ve vasi adayları beyanları, sağlık kurulu raporu değerlendirilerek kısıtlı adayının TMK'nun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına ve kızı ...'un vasi olarak atanmasına karar verilmesi üzerine hüküm kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 408. maddesinde; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her erginin kısıtlanmasını isteyebileceği, 409. maddesinde ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Dosya kapsamında; ... 1. ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.03.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda; kısıtlı adayının akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olduğu, vasi tayinine gerek olmadığının bildirildiği, kısıtlı adayı vekilinin de duruşmada; kısıtlı adayının kısıtlanmasını gerektirecek neden bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır. Saptanan olgular karşısında, her ne kadar Mahkemece, kısıtlı adayının TMK'nun 405. maddesine dayalı olarak kısıtlanmasına karar verilmiş ise de, az yukarıda zikredildiği üzere akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, TMK'nun 405. maddesinde yer alan koşulların kısıtlı adayı bakımından oluşmadığı, yine TMK'nun 408. maddesine göre de kısıtlama kararının kısıtlı adayının isteğine bağlı olarak verilebileceği, ancak kısıtlı adayının bu yönde bir isteğinin bulunmadığı da nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle kısıtlı adayı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.