T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/988 - 2026/599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/988 KARAR NO : 2026/599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.06.2024 NUMARASI : 2023/775 Esas 2024/617 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.04.2026 İlk derece mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/988 - 2026/599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/988 KARAR NO : 2026/599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.06.2024 NUMARASI : 2023/775 Esas 2024/617 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2021 tarihinde, davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait ... plakalı aracın, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarpması sonucu karşı aracın hasarına ve yolcu ...'nun yaralanmasına sebebiyet verdiğini, trafik kaza tutanağına göre davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 0,68 promil alkollü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/33862 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davalıya ait araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini, eksper raporuna göre ... plakalı araçta KDV hariç 47.243,73 TL hasar tespit edildiğini ve teminat bedeli ile sınırlı olmak üzere 43.000,00 TL hasar tazminatının 14.10.2021 tarihinde hasara uğrayan araç sahibine ödendiğini, dava dışı yolcu ... için alınan sürekli sakatlık tazminatı raporuna göre ise 65.030,24 TL sürekli sakatlık tazminatı hesaplandığını ve bu bedelin tamamının da 09.11.2021 tarihinde yaralanan yolcunun vekiline ödendiğini, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu tespit edildiğinden Trafik Poliçesi Genel Şartlarına göre hasar bedelini ödemekle davacı şirketin sigortalısına rücu hakkının doğduğunu, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/41636 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve 108.030,24 TL asıl alacağın 09.11.2021 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 6.366,38 TL yasal faizle tahsilinin istendiğini, davalının haksız yere borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu borcun muhatabının davalı olmadığını, davalının aracını uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiraladığını, işleten sıfatının bulunmadığını belirterek davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %80, karşı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, sigortalı araç sürücüsünün 0,68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, karşı araç hasarının hesaplanması yönünden konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu tespit edildiğinden davacı lehine rücu koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/41636 esas sayılı dosyasında, davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin 86.424,19 TL asıl alacak, 5.207,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.631,25 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının aracını kazadan önce uzun süreli kiralama sözleşmesi ile devrettiğini, işleten sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davalıya husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğini, bu nedenle de davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişilere davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün alkollü olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine rücu koşulunun oluştuğunu, ödemenin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını, sigortalısından kusuru oranında rücu edebileceğinden davacının ödeme yaptığı üçüncü kişinin kaza sonucu yaralanması nedeniyle iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, maluliyet oranı, kusur durumu ve buna göre ödenecek tazminatın ve gerçek zararının doğru biçimde tespiti gerekir. Bu kapsamda, davacı sigorta şirketi vekili, dava konusu kazada yaralanan ...’nda kaza sonucu daimi maluliyet meydana geldiğini ve bu nedenle şahsa daimi işgöremezlik tazminatı ödendiğini ileri sürdüğüne göre, yaralanan şahıstaki maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kazada yaralanan ...’nun, kazadan kaynaklanan maluliyet oranının, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden rapor alınması, alınan rapor doğrultusunda ödeme tarihindeki verilere göre ödemenin gerçek zarar kapsamında kalıp kalmadığının aktüer bilirkişiye hesaplatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacının tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/41636 esasına yatırılan 205.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.