11. Ceza Dairesi 2011/8876 E. , 2012/4873 K. "İçtihat Metni" 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ... ...'ün yapılan yargılaması sonucunda Defterdarlık mütalaası alınmadan hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durmasına, dava dosyasının usulüne uygun mütalaa alınmasının temini için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2009 tarihli ve 2008/911 esas, 2009/651 sayılı ka
**11. Ceza Dairesi 2011/8876 E. , 2012/4873 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ... ...'ün yapılan yargılaması sonucunda Defterdarlık mütalaası alınmadan hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durmasına, dava dosyasının usulüne uygun mütalaa alınmasının temini için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2009 tarihli ve 2008/911 esas, 2009/651 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31/12/2009 tarihli ve 2009/1071 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesindeki "soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda anılan maddedeki şartların gerçekleştiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesinde, yaptıkları inceleme sırasında 359. maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesinin mecburi olduğu hükmünün yer aldığı, dosyada mevcut İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 31/12/2010 tarihli ve 29691 sayılı yazılarında mütalaa verme ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunma yetkisinin Denetim Grup Müdürlüğüne verildiğinin bildirildiği, Denetim Grup Müdürlüğünce usulüne uygun şekilde düzenlenmiş mütalaanın da dosyada mevcut olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.04.2011 gün ve 2010/4876/22222 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2011 gün ve KYB.2011/192269 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. maddesinin aşağıdaki değişikliklerden önceki 1. fıkrası “yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360. maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir” biçiminde iken, 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2007 gün ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde değiştirilerek, dava şartı niteliğindeki mütalaa vermeye yetkili makamlar, - maliye müfettişleri, - hesap uzmanları ile bunların muavinleri, - gelirler kontrolörleri, - stajyer gelirler kontrolörleri, - vergi dairesi başkanlığı ve - defterdarlık olarak belirlenmiştir. 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 280. maddesi “yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şeklinde değiştirilmiş ise de mütalaa vermeye yetkili makamlarda bir değişiklik yapılmamıştır. Anılan maddenin birinci fıkrası, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan 23.07.2010 gün ve 6009 sayılı Kanunun 13. maddesi ile “yaptıkları inceleme sırasında 359. maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şekline dönüştürülmüşse de 10.07.2011 gün ve 27990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07.07.2011 gün ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile 213 sayılı Yasanın 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri” ibaresi “Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları” şeklinde değiştirilmiştir. 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05.05.2005 gün ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra teşkilatı” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrası “Başkanlığın taşra teşkilatı, doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun 24 ve 25. maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesi müdürlüklerinden oluşur. Vergi dairesi başkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayıları ile bunlara ilişkin değişiklikler Bakanlar Kurulunca belirlenir” biçiminde olup, 06.07.2005 gün ve 25867 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.06.2005 gün ve 2005/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre ise ülkemizde aralarında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının da bulunduğu 29 bölgede vergi dairesi başkanlıklarının faaliyete geçmesi benimsenmiştir. Aynı Kanunun “Yetki devri” başlıklı 27. maddesi ise “Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla, yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri uygun araçlarla ilgililere duyurulur” şeklinde olup, vergi dairesi başkanının Kanundaki usule göre yetkisinin bir kısmını astlarına devredebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33. maddesi uyarınca; diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Somut olay açısından; sanık hakkında 2003 takvim yılında sahte belgeler kullandığı ve bir kısım defter ve sayfaların olmadığı iddiasıyla ilgili olarak inceleme yapan Vergi Denetmeni ... ve Vergi Denetmen Yardımcısı ... tarafından düzenlenen 30.05.2008 gün ve VDENR-2008-369/29 sayılı Vergi Suçu (Kaçakçılık) raporuna istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığı’nın 23.06.2008 gün ve 11871 sayılı yazısı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanı adına, Denetim Grup Müdür vekili ... tarafından imzalanmak suretiyle mütalaada bulunulduğu, aynı Başkanlığın dosyada mevcut 31.12.2010 gün ve 29691 sayılı yazısı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, İhbarlar ve Şikâyetleri Değerlendirme Müdürlüğünün 16.09.2005 tarihli Olur'u içeriğinden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesi uyarınca mütalaa verme yetkisinin, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 27. maddesi doğrultusunda hazırlanan 16.09.2005 tarihli yetki devri Olur'una istinaden Vergi Dairesi Başkanı adına Denetim Grup Müdürlüğüne devredilerek, Denetim Grup Müdürlüğünü vekâleten yürütme yetkisinin ...’e verildiği anlaşılmaktadır. Anılan mevzuat ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığı’nın dosyada mevcut 31.12.2009 gün ve 29691 sayılı yazısı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, İhbarlar ve Şikâyetleri Değerlendirme Müdürlüğünün 16.09.2005 tarihli Olur'u birlikte değerlendirilerek; aynı Başkanlığın 23.06.2008 gün ve 11871sayılı dava şartı niteliğindeki mütalaasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 367. maddesine uygun bulunduğu gözetilerek, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2009 gün ve 2008/911 esas, 2009/651 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 gün ve 2009/1071 müteferrik sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.