T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/559 KARAR NO : 2025/1541 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.12.2022 NUMARASI : 2021/504 Esas 2022/913 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13.07.2021 KARAR TARİHİ : 31.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.11.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2022 tarih 2021/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/559 KARAR NO : 2025/1541 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.12.2022 NUMARASI : 2021/504 Esas 2022/913 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13.07.2021 KARAR TARİHİ : 31.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.11.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2022 tarih 2021/504 Esas 2022/913 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında 10.09.2017 tarihinde ...Şti.’ndeki ortaklıklarını sona erdirmek amacıyla hisse devri ve ortaklığı sonlandırma sözleşmesi akdedildiğini, buna göre davacının payının tamammının davalılardan ...’a devredildiğini, davalı ... ve ....Şti.’nin müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmede yer aldığını, sözleşmenin 2. maddesinde şirketin vergi borcunun bulunduğunu ve ...’ın davacının hissesine tekabül edecek olan vergi ve Sgk borçlarını da ödemeyi kabul ettiğini, bu borçları 01.06.2018 tarihine kadar ödemesinin kararlaştırıldığını, söz konusu tarihe kadar davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle 16.12.2019 tarihinde ortaklığını sonlardığı şirkete ait vergi borcunu ödemek zorunda kaldıklarını, bu nedenlerle davanın kabulü, İzmir 25.İcra Müdürlüğü 2020/2318 E. sayılı dosyasınca davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yönelik haksız itirazların iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP :Davalı vekili, davacının sözleşmedeki imzaya itiraz ettiğini, sözleşme ve davacı ...’ya yüklenen kefalet akdinin geçersiz olduğunu, davalının müteselsil kefil olduğunun düşünülse dahi, TBK 584 uyarınca cezai şarttan sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin ortakları arasında yapılan sözleşmeye göre devir tarihi itibari ile kamu borçlarından davanın taraflarının hisseleri oranında sorumlu oldukları, davacı tarafından ödenen vergi borcunun ise hisse devrinden sonraki döneme ait olduğu bu hali ile davacının ödemiş olduğu bedelden davalı hissedarın sorumlu olduğu, sözleşmenin 8.maddesine göre de kamu borçlarının zamanında ödenmemesi halinde davalı ...'ın davacıya 50.000,00 TL cezai şart ödemesi yapacağı, ancak TBK'nın 182/2. maddesine göre ceza koşulu aşırı görüldüğünden mahkemece resen yarı oranında indirim yapılarak davalı ...ın icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 88.680 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği, davalı ... ile ...Şti yönünden ise; TBK'nun 583. maddesine göre, kefalet sözleşmenin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi gerektiği, ayrıca müteselsil kefil olunması halinde bu sıfata veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğinin kefilin kendi el yazısı ile yazması gerekmesine karşın, eldeki davada 10/09/2017 tarihli sözleşmede kefillerin yalnızca imzalarının bulunduğu kanunun aradığı diğer şekil şartlarının yer almadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, taraflar tacir olup, uyuşmazlığın da limited şirket hisse devrine ilişkin olduğu göz önüne alındığında TBK'nun 182. maddesi uyarınca cezai şartta TBK 182. Maddesi uyarınca indirime gidilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından şirkete ait 63.680,00-TL vergi ödemesi yapılmak zorunda kalındığını, bu bedel yanında 50.000,00 TL cezai şart ile toplam 113.680,00 TL alacaklı duruma geçildiğini, mahkemece 50.000,00 TL cezai şartta indirime gidilerek 25.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın tüm davalılar bakımından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ... ile .... Şti'ne karşı açılan dava yönünden TBK'nun 583. Maddesinde aranan şekil şartlarının yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kendine özgü hükümsüzlük görüşüne göre, hükümsüzlük sadece taraflar arasında etkili ve yalnızca onlar tarafından def’i yoluyla ileri sürülebilecek olup kefaletin geçersizliğinin hakim tarafından resen nazara alınamayacağını, davalı.... bakımından borca itiraz dilekçesinde bu yönde bir iddiada bulunulmadığı gibi, davaya cevap dilekçesi de sunulmadığını, bu durumda mahkemece resen kefaletin geçersizliğine yönelik inceleme yapılamayacağını, davalı ... her ne kadar dava konusu sözleşmede kefil konumunda gözükse de aslen .... Şirketi'nin ortaklarından olup sözleşme konusu borçtan hem münferiden hem de müştereken sorumlu olduğunu, sözleşmenin taraflarının, kefaletin haricinde sözleşmeyi ortaklar olarak imzaladıklarını, basiretli tüccar gibi davranmak zorunda olduklarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklı alacak ve cezai şartın tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar ... ile.... Şti.aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. TTK'nun 22. Maddesinde "Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121/2 maddesi ile 182/3 maddesi ve 525. maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." hükmü amirdir. Somut olayda, davacı ile şirket ortağı olan davalılardan ... arasında ortağı bulundukları ... Şti. isimli şirketteki ortaklıklarını sona erdirilmesi amacıyla 10.09.2017 tarihinde Hisse Devri ve Ortaklığı Sonlandırma Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye göre devir tarihi itibari ile kamu borçlarından davanın taraflarının hisseleri oranında sorumlu oldukları, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından ödenen vergi borcunun ise hisse devrinden sonraki döneme ait olup, bu hali ile davacının ödediği bedelden davalı hissedarın sorumlu tutulmasında ve TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ile ... şti.'ne karşı açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, sözleşmenin 8.maddesine göre de kamu borçlarının zamanında ödenmemesi halinde davalı ...'ın davacıya 50.000,00 TL cezai şart ödemesi yapacağı, şirket hissedarı olan davanın taraflarının tacir olup, uyuşmazlığın da limited şirket hisse devrine ilişkin olduğu göz önüne alındığında TTK'nun 22. Maddesi gereğince cezai şartta indirim yapılmasına ilişkin TBK'nun 182. Maddesinin tacir olan davalı bakımından uygulanmasının söz konusu olmayacağı gibi, davalının cezai şartta indirim yapılması konusunda herhangi bir talebinin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla yerel mahkemece hükmolunan cezai şart miktarında TBK'nun 182. Maddesi gereğince indirim yapılmasında isabet bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2022 tarih 2021/504 Esas 2022/913 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve buna göre; Davanın KISMEN KABULÜ ile; İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2318 E sayılı takip dosyasına davalı borçlu ... tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 113.680,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Davalı/borçlu ... itirazında haksız ve kötü niyetli bulunduğundan kabul edilen miktarının %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ...'ne karşı açılan davanın reddine, Davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığı kanıtlanamadığından aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.765,48-TL karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 1.367,48-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.398,00-TL'nin davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.367,48-TL ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.426,78-TL harcın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 287,20-TL posta ve tebligat masrafı, 700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 987,20-TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya ödenmesine, 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin davalı ...'tan alınarak Hazine' ye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00-TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 228,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 720,00-TL istinaf yargılama giderinin davalı ....'tan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibarıyla kesin olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.