Başvuru, bozma kararı sonrasında verilen kararda temyiz sınırının altında hüküm kurularak Yargıtay denetiminden kaçınılması ve direnme kararı verilmesine rağmen dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bozma kararı sonrasında verilen kararda temyiz sınırının altında hüküm kurularak Yargıtay denetiminden kaçınılması ve direnme kararı verilmesine rağmen dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edilen şekliyle olaylar şöyledir: Avukat olan başvurucu hakkında başka bir avukat tarafından 6/4/2012 tarihinde 000 TL manevi tazminat istemiyle İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Daha sonra ise yine aynı avukat tarafından başvurucuya karşı 000 TL manevi tazminat istemiyle 6/7/2012 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde başka bir dava açılmıştır. Dava dilekçelerinde, başvurucu ile kendisinin ceza dosyasında karşılıklı taraf vekili olduklarını belirtmiş ve başvurucunun vermiş olduğu beyanları ile savunma sınırlarını aşarak bizzat kendisini hedef aldığını ifade etmiştir. Açılan bu davalar mahkeme nezdinde birleştirilmiştir. Mahkeme 27/2/2014 tarihinde asıl davada mevcut manevi tazminat talebinin kabulü ile 000 TL'nin davacıya ödenmesine, birleştirilen dava açısından ise manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 000 TL'nin davacıya ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu 13/5/2014 tarihinde karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 21/5/2015 tarihinde Mahkemenin kararını bozmuştur. Kararda asıl davanın reddedilmesi gerektiği, birleştirilen dava açısından ise davalı hakkında açılan ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme 14/11/2017 tarihinde asıl dava yönünde bozma kararına direnerek manevi tazminat talebinin kabulü ile 000 TL'nin davacıya ödenmesine yeniden karar vermiştir. Birleştirilen dava yönünden ise ceza davasının neticesinin beklendiğini ve davalının cezalandırılmasına karar verilmiş olduğunu belirtmiştir. Davalının ceza dosyasında tespit edilen beyanları ile savunma sınırlarını aşarak savunmada bulunduğu tespit edildiğinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 000 TL'nin davacıya ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu 2/1/2018 tarihinde karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Daire 1/3/2018 tarihinde temyiz inceleme isteğini reddetmiştir. Kararda, temyize konu kararın 270 TL’yi geçmemesi nedeniyle kesin olduğu ifade edilmiştir. Nihai karar başvurucuya 23/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.