4. Hukuk Dairesi 2023/6572 E. , 2024/7808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/ 107 E- 2023/124 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte
**4. Hukuk Dairesi 2023/6572 E. , 2024/7808 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/ 107 E- 2023/124 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'ten alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapılıp aleyhine aciz belgesi düzenlendiğini, borçlu ...'in Küçükyalı Mahallesi 123 ada, 6 parsel, sayılı kargir binanın 1. kat 3 nolu meskenin mal kaçırma gayesi ile 25.000,00 TL bedelle diğer davalılardan Özcan Günçatı'ya sattığını, Özcan Günçatı'nın ise 17 gün sonra 25.02.2005 tarihinde 1094 yevmiye ile yine 25.000,00 TL bedelle, diğer davalı ...'e sattığını beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 10.06.2008 gün, 2006/172 E- 2008/165 K sayılı kararı ile Davalılardan Sevda Günaçtı ve Dilek Yiğit (Kürüm) in reddi mirasta bulunduklarından bu davalılar hakkındaki talebin reddine, dava konusu İstanbul İli Maltepe İlçesi, Küçükyalı Mahallesinin 123 ada, 6 parsel sayılı taşınmazda kain 1.kat 3 nolu meskenin Maltepe 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 08/02/2005 tarih 662 yevmiye nolu ve yine Maltepe 1. Bölge Tapu Müdürlüğünün 25/02/2005 tarih 1094 yevmiye nolu dava konusu taşınmazın temlikine ilişkin tasarufların İstanbul 7 İcra Müdürlüğünün 2005/3062 esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere iptaline, karar verilmiştir. 2.Karar, davalı ..., feri müdahil ... vekili , dahili davalı Beyhan Yiğit vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.04.2009 gün, 2008/ 4820 E- 2009/2566 K sayılı ilamı ile " dava konusu tasarrufun hangi hukuki gerekçeye dayanılarak iptal edildiğinin denetime elverişli biçimde tartışılmadığını, diğer yandan borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenemediğini, ayrıca gerekçede de bu yönde bir tespit bulunmadığını, bunun yanı sıra davalı Beyhan Yiğit vekili borçlu muris ...' in terekesinin borca batık olduğunu ve M.K. 605 maddesi gereğince mirası reddettiklerinden husumet yöneltilemeyeceğini savunmakla, bu savunmanın hadise şeklinde incelenmesi gerektiği " gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 2.İlk derece mahkemesince 23.02.2012 gün, 2009/298 E- 20212/107 K sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde "Davalı ... yönünden açılan davada, "davalının borçlu ...' in damadı olduğunu, İİK 278/2 md. hükmünce sıhren 3. dereceye kadar hısımlar arasındaki tasarruflar bağışlama sayıldığından iptale tabi olduğu gibi 280 maddesi uyarınca 3.şahsın borçlunun iyi niyetli bir şahıstan beklenmeyecek tasarruflarla mevcudunu eksilttiği ve 3 şahsın bu durumu bilmesi gerektiği hallerde yapılan tasarrufun batıl olduğunu, davalı borçlu ... ile diğer davalı ... arasında kayınpeder-damat ilişkisi bulunduğunu, diğer borçlu ...' ün davaya konu gayrimenkulü diğer damat ...'dan banka kredisi ile satın aldığını, bilahare kredi borcunu ödeyemediğini, alacaklı Kuveyt Türk AŞ tarafından gayrimenkule haciz uygulanarak gayrimenkulün satıldığını, bu davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığını, anılan nedenle tasarrufun iptali koşullarının bu davalı yönünden oluşmadığını" belirterek davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, davaya konu taşınmaz satılmış olup, İİK 283 /2 md. gereğince dava tazminata dönüşmekle, satış tarihindeki rayiç değeri olan 140.000 TL'nin İstanbul 7. İcra müdürlüğünün 2005/3062 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı tutulmak üzere davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine" karar verilmiştir. 3.Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.11.2013 gün, 2012/7644 E- 2013/15618 K sayılı ilamı ile "davalı borçlu ...'in eldeki dava açıldıktan sonra 7.7.2006 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçılardan Beyhan, Sevda ve Dilek Yiğit'in kesinleşen mahkeme kararı ile murisin mirasını reddettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bozma ilamında belirtilen şekilde araştırma yapıldığı, borçlu ... mirasçıları yönünden mirasın reddine ilişkin talep ve beyanları hadise olarak incelenmiş,yapılan araştırmada murisin adına kayıtlı menkul ve gayrımenkul mala ulaşılamadığı,ayrıca mirasçılardan Sevda ve Dilek'in mirasın reddine ilişkin karar aldıkları, mahkemece yapılan araştırma sonunda da yapılan icra takipleri sonucu terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği, TMK'nun 35.maddesine göre ölüm gününde terekenin borca batık olduğu şayi veya sabit olursa mirasın reddedilmiş sayılacağı,bu nedenle mirasçılar yönünden mirasın reddi hükümlerinin uygulanabileceği belirtildiğinden tüm mirasçılar yönünden terekenin borca batık olduğu kabul edilerek mirası reddettiklerinin kabul edildiği, mahkemece zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden ve reddetmiş sayıldığından konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekli olduğu, mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması ve mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunması gerektiği, taraf teşkili sağlanmadan kurulan hükümün isabetl, olmadığı" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma ilamına uyularak, taraf teşkili sağlanmış ve Mahkemenin 20.02.2020 gün, 2014/194 E- 2020/65 K sayılı ilamı ile yukarıda belirtilen gerekçelere göre davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. 6.Karar Davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.11.2021 gün, 2021/1410 E- 2021/8105 K sayılı ilamı ile "Dosya içerisinde yer alan nüfus kayıtlarına göre davalı ...’nın davalı borçlu ...’in kızı Sevda ile evli olduğu, davalı ...’ün ise davalı borçlunun kızı olan Dilek ile evli olduğu, davalı ... ve davalı ...’ın davalı borçlunun damatları olduğu, ikisinin de davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu gayrımenkul davalı ... elindeyken davalı ...’ün kendi borcu sebebi ile ... tarafından cebri icra kanalı ile satılmış bulunması ve elinden çıkarmış olması sebebi ile davalı ...’ün cebri icra kanalı ile elinden çıkardığı tarih itibari ile gerçek değeri ile tazminat ile sorumlu tutulması gerekirken davalı ... yönünden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 gün, 2022/107 E- 2023/ 124 K sayılı ilamı ile; 1. Davalı ... mirasçıları Beyhan Yiğit ve diğer mirasçılar hakkında açılan davanın terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında TMK 605/1-2 md uyarınca reddine, Davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; Küyükyalı Mahallesi, 123 ada, 6 parselde kayıtlı 1. kat, 3 nolu bağımsız bölümün devrine ilişkin 08/02/2005 ve 25/02/2005 tarihli tasarrufların İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2005/3062 esas sayılı takip dosyasında talep konusu olan alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere İİK 277 vd. maddeleri uyarınca iptaline, Davaya konu taşınmazın davalılardan ... tarafından diğer davalı ...’e satılması sebebi ile dava İİK 283/2 md gereğince dava tazminata dönüşmekle ,25/02/2005 satış tarihi rayiç değeri olan 140.000,00 TL nin İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2005/3062 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...’dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, Tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile davaya konu taşınmazın davalılardan ...’ün elinde iken cebri icra yolu ile elinden çıkması sebebi ile dava İİK 283/2 md gereğince dava tazminata dönüşmekle, taşınmazın cebri icra yolu ile el değiştirdiği tarih olan 04/06/2007 tarihi rayiç değeri olan 165.000,00 TL nin İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2005/3062 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...’dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın değeri kadar tazminatın davalılar ... ve ...’den alınmasına karar verilmesi gerekirken, söz konusu tazminattan sadece davalı ...’nın sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden davalılar ... ve ...’ün sorumluluğuna karar verilmiş ise de; sorumluluğun müteselsil mi, yoksa müşterek mi olduğu konusunda bir açıklamaya yer verilmediğini, terekenin borca batık olup olmadığının incelenmediğini, mirası rededenlerin iyi niyetli olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka ve somut duruma aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeridir. Ayrıca HMK'nun 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalı ve tereddüt yaratıcı olmamalıdır. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Somut olayda; dava konusu Küçükyalı Mahallesi, 123 ada, 6 parsel sayılı kargir binada 1. Kat, 3 nolu meskenin 25.000 TL bedelle davalı ...'ya, ... tarafından da diğer davalı ...'e devredildiği, ... elindeyken ...'ün borcu sebebi ile de haciz alacaklısı feri müdahil ... tarafından satışa çıkartıldığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde yer alan nüfus kayıtlarına göre davalı ...'nın davalı borçlunun kızı ile evli olduğu, davalı ...'ün de davalı borçlunun başka bir kızı ile evli olduğu, davalı ... ve ...'ün davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden ve kötü niyetli oldukları, dava konusu gayrımenkulün davalı ... elinde iken, davalı ...'ün borcu sebebi ile fer'i müdahil Kuveyt Türk Katılım Bankası tarafından konulan haciz sebebi ile satışa çıkartılıp cebri icra ile satıldığının anlaşılmasına göre davalı ...'nın ve davalı ...'ün elinden çıkartılan tarihler itibari ile dava konusu gayrımenkulün gerçek değerleri ile tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, İİK madde 283/II ve HMK 297/II e aykırı olarak, infazda tereddüt uyandıracak şekilde 140.000 TL nin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3062 E sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan tahsiline, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile de 165.000 TL nin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3062 E sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile ...'dan tahsiline karar verilmesi doğru değildir. 3.Ayrıca yargılama masrafları ve vekalet ücreti yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.