T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1410 Esas KARAR NO: 2026/224 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/06/2024 NUMARASI: 2023/255 2024/171 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1410 Esas KARAR NO: 2026/224 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/06/2024 NUMARASI: 2023/255 2024/171 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklarının, davalı tarafından ihlali üzerine, İstanbul Anadolu ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2019/... E. sayılı dosya ile FSEK 68. maddesi gereği tazminat davası açıldığını, davanın 10.000-TL üzerinden kısmi dava olarak açıldığını, İstanbul Anadolu .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkeme sinin 2019/ E. ve 2021/ K. sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen kararda alınan bilirkişi raporuna göre, tespit edilen yazılımların bedelinin dava tarihi itibariyle 6.344,978-Dolar olduğu şeklinde hesaplandığını, dava tarihinin .......08.2019 olup, bu tarihte TCMB dolar satış kurunun 5,7199-TL olduğunu, buna göre yazılım bedeli Türk Lirası cinsinden 36.292,6397-TL olduğunu, FSEK 68 madde uyarınca bu bedelin 3 katı ise 108.877,919-TL olduğunu, nitekim kesinleşen kısmi davada, dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, taraflarınca 3 katı tutarında tazminat talep edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğunu söz konusu kesinleşen tazminat davasında daha önce 10.000-TL talepte bulunduğundan mahkeme de bu yönde karar vermiş olup, bu tutardan 10.000-TL düşüldüğünde kalan 98.877,919-TL'nin davalıdan tahsili için işbu ek davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek davanın kabulü ile 98.877,919-TL'nin, delil tespit tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak davacı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın daha öce İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/.... Esas sayılı dosyası ile aynı konuda müvekkili şirkete belirsiz alacak davası açtığını, davacı taraf karar celsesinin .....10.2021 tarihli duruşma tutanağında "ıslah talebimiz yoktur, talebimiz gibi karar verilsin." şeklinde beyanda bulunarak ıslah talebinden feragat ettiğini ve davanın 10.000 TL üzerinden karara çıkmasını istediğini, bu doğrultuda mahkeme tarafından da davacının talebi doğrultusunda 10.000 TL nin ödenmesi konusunda davanın karara bağlandığını, davacı tarafın bu hükmün kesinleşmesinin üzerinden 2 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacının açmış olduğu ilk davada vekalet ücreti dahil her konuda karar verildikten sonra yeniden işbu davayı açmasının usul ekonomisine de aykırı olduğunu, sonuç itibariyle davacı tarafın ortada bir kesin hüküm varken aynı konuda müvekkili şirkete dava açmış olmasının ve verilen kararın kesinleşmesi sebebiyle davanın kesin hükmün varlığından dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davada 3 kat tazminatı istetenemeyeceğinden ve daha önce davacının açtığı dava da tecavüzün ref'i davası olmadığından davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../06/2024 tarih ve 2023/..... Esas - 2024/.... Karar sayılı kararıyla; ''...Verilen bu karar ve yargılama sırasında toplanan deliller incelendiğinde; Mahkememizin 2019/...D.iş sayılı dosyasından yaptırılan tespit ve aldırılan bilirkişi raporu, İstanbul Anadolu ....... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/...... E. ve 2021/.... K. sayılı dosyasından alınan rapor ve ek raporda davalı iş yerinde yapılan incelemede bir adet bilgisayar içerisinde tespite konu davacıya ait "..." ve "..." yazılımlarının kurulu ve çalışır durumda bulunduğu, bu yazılımların davacı tarafa ait olduğu, yazılımların Demo sürüm olmadığı, kullanılabilir durumda olduğu, bu tespitler karşısında davalı tarafça, davacı şirketin FSEK 22. Madde gereğince çoğaltma hakkının ihlal edildiğinin sabit olduğu, bu sübut gereği davacı tarafın davalı taraftan tazminat talep hakkının bulunduğu, İstanbul Anadolu ..... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/..... E. ve 2021/... K. sayılı dosyasında alınan rapor ve ek raporda yazılım fiyatının dava tarihi itibari ile 6.344,978 Dolar olarak tespit edildiği, davacı tarafın bu miktar yönünden davalı taraftan talep hakkının bulunduğu, İstanbul Anadolu ..... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/.... E. ve 2021/... K. sayılı kararında bu miktarın 10.000,00-TL'lik kısmı yönünden alacağın hükme bağlandığı, bakiye kısım yönünden davacı tarafın ek dava ikame etme hakkı bulunduğu kabul edilerek bakiye 98.877,919-TL yönünden davacı tarafın davalı taraftan tazminat talep edebileceği gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜ İle; 1-98.877,919-TL Alacağın haksız fiil tarihi olan .....04.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, daha önce aynı konuda İstanbul Anadolu ...Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/..... Esas sayılı dosyası ile belirsiz alacak davası açmış olup duruşma tutanağından da anlaşılacağı üzere ıslah haklarından feragat ederek davanın talepleri doğrultusunda karara çıkmasını talep ettiklerini, belirsiz alacak davası hükme bağlandıktan sonra ek dava açılması mümkün olmadığını, karar kesinleşmesinin üzerinden 2 yıl bir süre geçtikten sonra açılan bu davanın ortada aynı konuda ve aynı taraflara ilişkin kesin hüküm teşkil eden bir kararın bulunması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 3 kat tazminat talebinin sadece tecavüzün ref'i istemiyle beraber mahkemeden talep edilebileceğini, davacının işbu davada 3 kat tazminat talebinde bulunabilme imkanı bulunmadığını, davacı tarafın daha önce açmış olduğu ilk dava da tecavüzün ref'i davası olmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK 68. maddesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından yazılımın haksız kullanıldığı iddiasına dayalı olarak huzurdaki dava açılmış olup, dava dilekçesinden aynı iddialarla İstanbul Anadolu ..... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/260 Esas sayılı dosyasından 10.000,00-TL alacak istemiyle dava açıldığı, alınan bilirkişi raporu ile FSK 68. Madde kapsamında talep edilebilecek maddi tazminatın bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mahkemesince taleple bağlı kalınarak uyuşmazlığın karara bağlandığı, huzurdaki davanın ek dava şeklinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından her ne kadar, ilk açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu gerekçesi ile bir kısım istinaf sebepleri ileri sürülmüş ise de önce açılan davanın HMK 109. Madde kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle kısmi dava şeklinde açıldığı görüldüğünden, alacağın belirlenebilir olmasından sonra ek dava açılamayacağına dair ileri sürülen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin zamanaşımı itirazına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; davacı tarafından FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminat istemiyle dava açılmış olup, mahkemece FSEK 68. Madde gereğince tazminat talebi haklı görülmekle, taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğundan, TBK 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, D.İş dosyasından yapılan tespitte uyuşmazlığa konu "........yazılım" kurulum tarihinin .../01/2018 tarihi olduğu, tespit rapor tarihinin ...../04/2019 tarihi olduğu, davacının ihlal fiilini daha önce öğrendiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, ../12/2023 dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde değildir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, D.İş dosyasından yapılan tespit ile davalı işyerindeki bilgisayarların incelendiği ve tespit sonucunda masaüstü bilgisayarda "..." yazılımın kurulu ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiği, yazılımın tespit edildiği bilgisayar ve bilgisayara kurulu yazılımla ilgili görsellerin rapora eklendiği, yazılım kurulum tarihinin .../01/2018 olduğu, yazılımının paket olarak kurulu olduğu ve yazılıma ait çok sayıda çalışma dosyası bulunduğunun tespit edildiği, İstanbul Anadolu ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/2. E. ve 2021/... K. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin FSEK 22. Madde gereğince çoğaltma hakkının ihlal edildiğinin ve talep edilebilecek maddi tazminatın 36.292,64-TL X 3=108.877,91-TL olarak belirlendiği, kararın kesinleştiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, açılan ilk davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve kısmi dava olarak ikame edilmesi karşısında talebin ek dava şeklinde ileri sürülmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.754,35 TL harçtan, peşin alınan 1.687,6 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.066,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/02/2026 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/02/2026