8. Ceza Dairesi 2019/6234 E. , 2022/4857 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıkların eylemlerini tek bir fiil ile gerçekleştirmediği, mağdur sayısı kadar suç oluştuğu tespit edilerek yapılan incelemede, A- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanık ve katılan vekilinin temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede; 1- Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı il…
**8. Ceza Dairesi 2019/6234 E. , 2022/4857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıkların eylemlerini tek bir fiil ile gerçekleştirmediği, mağdur sayısı kadar suç oluştuğu tespit edilerek yapılan incelemede, A- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanık ve katılan vekilinin temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede; 1- Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde, iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden üçe bölünerek, aynı fiilden dolayı üç ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırılık oluşturacaktır." hükmünün yer aldığı; somut olayda, sanık ...'in mağdur çocuklarla aynı okula giden oğlu ...'in, okula gitmek istememesi, okuldaki bazı öğrenciler tarafından zorla misket satıldığını, satın almaması halinde döveceklerini söylediklerini oğlundan öğrenmesi üzerine, sanık ... ile birlikte okula giderek misket sattığı iddia edilen mağdur çocukları Polis Merkezi'ne götürmek amacıyla araca zorla bindirdikleri sırada, olayı görerek müdahale eden öğretmenler tarafından mağdur çocukların araçtan indirildikleri, mağdur çocuk ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, kül halinde 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-b-f maddelerinde yer alan cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, kasten yaralama eylemlerinin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-b-f maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a- Aynı okulda öğretmen olan ve mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen ...'in, bilye satma meselesi yüzünden ...'in okula gelmek istemediği ve gelmediği bir dönemin de olduğunu, ...'in babası olan sanıkla bu konuyu konuştuğu yönündeki beyanları karşısında, zorla misket satan öğrencilerin mağdur çocuklar olup olmadığı konusunda sanığın oğlu ... ile mağdur çocuklar yüzleştirilerek ayrıntılı şekilde beyanları alınıp, mağdur çocukların zorla bilye satan öğrenciler olup olmadığı hususu belirlendikten sonra, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,