4. Hukuk Dairesi 2022/9556 E. , 2025/5149 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/827 Esas - 2022/413 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/452 Esas - 2019/593 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2022/9556 E. , 2025/5149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/827 Esas - 2022/413 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/452 Esas - 2019/593 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin.... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde fahri imam olarak görev yaptığını, icra etmekte olduğu görevden dolayı yapmış olduğu konuşmaların sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandığını, bu konuşmalardan kesitler alınmak suretiyle davalının yayın sahibi olduğu Akit Tv adlı televizyon kanalında 17.07.2018 tarihinde hukuka aykırı yayın yapıldığını, bu yayının 18.08.2018 tarihinde www.akittv.com.tr adresinde de yayınlandığını, yayında sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 600.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının davacının kendi konuşmalarından yola çıkılarak eleştiri niteliğinde yapıldığını, video haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, topluma yön verme iddiasında bulunan davacının eleştirilere daha fazla katlanması gerektiğini, kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu haberin yapıldığını, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberin kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının dava dışı habere konu olan hakkındaki beyanlarından yola çıkılarak görünür gerçeğe uygun şekilde yayın yapıldığı, öz ile biçim arasındaki dengenin aşılmadığı, davacının kendi iddiasına göre birçok insana dini önderlik yapmaya çalıştığı değerlendirildiğinde kendisine alenen destek verdiği habere konu kişinin suç örgütü lideri olarak tutuklanması neticesinde bu haberin yapılmasının olağan kabul edilmesi gerektiği, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı, yayınların hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF