11. Ceza Dairesi 2012/372 E. , 2013/7486 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK.nun 62, 51/1-3. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine,bu sürede sanığa rehberlik edecek uzman kişi görevlendirilmesine ve fakat başkaca yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına ilişkin. 1) Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortay…
**11. Ceza Dairesi 2012/372 E. , 2013/7486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK.nun 62, 51/1-3. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine,bu sürede sanığa rehberlik edecek uzman kişi görevlendirilmesine ve fakat başkaca yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına ilişkin. 1) Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, sanığın aşamalardaki savunmaları dikkate alınarak defter belge isteme yazısının tebliğine ilişkin evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorularak imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi halinde sanığa aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, Kabule göre de; 2) Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine