4. Hukuk Dairesi 2010/564 E. , 2010/1068 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem Sıfatıyla) Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... , ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi…
**4. Hukuk Dairesi 2010/564 E. , 2010/1068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem Sıfatıyla) Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... , ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan yapıya verilen zararın giderimi istenilmiş olup yerel mahkemece, 3533 Sayılı Yasa uyarınca ve hakem sıfatı ile davaya bakılarak istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Davacı ile davalılar tarafından karara itiraz edilmesi üzerine davacı Hazine ile davalılardan ...’nın itirazları 3/11/2009 günlü ek kararı ile reddedilmiş ve diğer davalılardan ... , ..., ... ve ...’ın itirazları yönünden Dosya dairemize gönderilmiştir. 3533 Sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre, genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. 3533 Sayılı Yasa’nın bu açık düzenlemesi karşısında, davacı Hazine ile gerçek kişi davalılar arasındaki dava zorunlu hakem sıfatı ile görülemez. Uyuşmazlık, 3533 Sayılı Yasa'da yer alan düzenlemeler tabi bulunmadığından gerçek kişi davalıların itiraz dilekçeleri de temyiz istemi olarak kabul edilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, gerçek kişiler hakkındaki davanın ayrılmasına karar verilerek, onlar arasındaki uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.