6. Hukuk Dairesi 2021/4672 E. , 2021/216 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tesis edilen ipotek hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaz hakkında dava dışı yüklenicilerle akdettiği sözleş…
**6. Hukuk Dairesi 2021/4672 E. , 2021/216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tesis edilen ipotek hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaz hakkında dava dışı yüklenicilerle akdettiği sözleşmenin, aynı koşullarda devam etmesi şartıyla Bodrum Noterliği'nin 16.08.2011 tarihli sözleşmesi ile davalıya devredildiğini, davalının sözleşme şartlarını gerçekleştirememesi nedeniyle 07.12.2001 tarihinde adi yazılı ek protokol yaptıklarını, protokol gereğince yükleniciye isabet eden taşınmazların tapu kayıtları üzerinde arsa sahibi lehine ipotek tesis edilerek yükleniciye devredildiğini, yüklenicinin tapuları devralmasına rağmen, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2004/779 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, haksız şekilde itiraz edildiğinden itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazda belediye tarafından İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulaması yapıldığını ve sözleşmenin mevcut duruma göre imzalandığını, ancak davacı tarafından belediyece yapılan imar uygulamasının iptâli için açılan davada belediye kararının iptâl edildiğini, dava konusu parselin bu haliyle hiç uygulama görmemiş gibi eski haline döndüğünü ve taşınmazın sınırlarında kimi yerde fazlalık kimi yerde daralmalar oluştuğunu, arsanın sınırlarının ve çekme mesafelerinin değiştiğini ve taşınmazın bir kısmının sit alanı içerisine girdiğini, belediye tarafından yapı ruhsatı iptâli ve mühürleme işlemi yapıldığını, taşınmaza iskân ruhsatı alınamamasında müvekkilinin kusuru bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 22/01/2013 tarihli, 2004/493 esas ve 2013/13 karar sayılı karar ile; idare mahkemesinin kesinleşen imar planının iptaline dair kararı ve belediye meclis kararı gereğince dava konusu taşınmazda inşaat yapılmasının imkansız hale geldiği, 07.12.2001 günlü protokoldeki, iskân izninin alınamaması halinde davalının 40.000 USD ceza ödeyeceğine dair düzenlemenin “garanti” olduğu, ifa imkansızlığı doğduğu için davalının üstlendiği riskin gerçekleştirilemez bir risk olduğu ve ek protokol gereği istenen 40.000 USD'nin hukuken dava konusu edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.