T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/713 - 2025/833 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/713 KARAR NO : 2025/833 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 NUMARASI : 2023/431 Esas - 2025/175 Ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/713 - 2025/833 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/713 KARAR NO : 2025/833 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2025 NUMARASI : 2023/431 Esas - 2025/175 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025 Davacı vekilince davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında "T700 Test Bremzesi İnşaatı Müşavirlik Hizmetleri Alım Sözleşmesi" yapıldığını, taraflarca işin başlama tarihi 12.01.2018 işin bitim tarihi 11.05.2018 kabul edilerek iş programı düzenlendiğini, işin süresinin 120 gün kabul edildiğini, 120 günlük süre içinde ödenmesi gereken ihale bedelinin %90ının ödenmesi gerektiği halde dava konusu fatura bedelinin ödenmediğini, davalının ödeme yapmaması üzerine Eskişehir 7.İcra Müdürlüğünün 2019/873 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davacının davalıya yapmış olduğu "prespin bina ve atık saha müşavirlik hizmetleri ihalesi" işinden tüm talep ve hakları ile tüm sair maddi manevi hak ve talepleri saklı kalmak üzere şimdilik Eskişehir 7.İcra Müdürlüğünün 2019/873 E sayılı dosyadan davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıya yükletilmesine, masraf vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davacı tarafın süre uzatım kararının alınması sürecinden 25.05.2018 tarihine kadar bihaber gibi davranmakta ise de esasen davacıdan sadır 11.05.2018 tarihli yazı ile davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan 18.05.2019 tarihli durum tespit raporu, davacı tarafın süre uzatımından iddia ettiğinden çok daha önce haberdar olduğunu ve hatta ek süre talebinde kendisinin bulunduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, bu nedenle davacının süre uzatım kararı sürecini müvekkili şirketçe tek taraflı yürütülmüş bir süreç gibi yansıtmasına itibar edilmemesi gerektiğini, davacının olası bir süre uzatımı halinde sözleşmede kararlaştırılan ihale bedeli dışında bir bedel talebinde bulunmama yükümü altına girdiğini, davacının yapım işleri süresince müşavirlik hizmeti sunma yükümü altına girdiğinin kabulüyle anahtar teslim usulü bedel kararlaştırılan sözleşmede basiretli bir tacir olarak ek bedel talebinde bulunmayacağının kabulü gerektiğini savunarak, davanın reddine, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, hukuki mesnetten yoksun davanın esastan tümden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava ile ilgili takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava ile ilgili tüm kanıtlar toplanmıştır. Mahkememizin 07/04/2022 tarih 2019/370 esas 2022/294 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından dilekçe ile dosyada istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderildiği, 31.Hukuk Dairesinin 04/05/2023 tarih ve 2022/753 E- 2023/598 K sayılı ilamıyla "1- Davacının düzenlediği, Beşiktaş 25. Noterliği'nin 10/08/2018 tarihli ve 24529 yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhatabına tebliğine ilişkin tebligat mazbatası dosya kapsamında bulunmamaktadır. Davalının temerrüt tarihinin saptanması açısından bu mazbata örneği dosya kapsamına alınmalıdır. 2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7. maddesinde iş bedeli 130.000,00 TL + KDV şeklinde götürü olarak belirlenmiştir. Davalının davacının işi eksik ve kusurlu yaptığı, yarım bıraktığı hususlarında bir itirazı yoktur. Davacıya 11/05/2018 tarihine kadar yapılan işleri kapsayan ilk 4 hakediş ile 93.600,00 TL ödenmiştir. Sözleşmede hüküm altına alınan % 10 teminat kesintisi düşüldüğünde davacıya ödenmesi gereken miktar 117.000,00 TL yapmaktadır. Şu durumda takipte fatura bedeli olarak gösterilen 23.821,20 TL yönünden, davcıya 23.400,00 TL eksik ödeme yapılmıştır. Diğer yandan takibe konu alacaklar arasında gösterilen 13.000,00 TL'lik teminat kesintisi yönünden sözleşmenin 12.3 maddesi uyarınca takip tarihi itibariyle, davcının SGK ile bir ilişiğinin olmaması, kesin kabulün yapılmış olması şartları öngörülmüştür. Bu nedenle mahkemece bu kalem yönünden dava dışı idareden kesin kabulün yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tarihi sorulmalı ve ilgili SGK müdürlüğünden davacının söz konusu iş kapsamında bir borcu olup olmadığı sorulmalı, bu kalem yönünden olar davacı talebi bu çerçevede incelenmelidir. Davacının takip öncesi faiz talebi de 1. maddede belirtilen tebligat mazbatası getirtildikten sonra, davalının temerrüt tarihi belirlenmek suretiyle incelenip değerlendirilmelidir..." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizce BAM kararı sonrasında dosya 2023/431 esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Dosya bilirkişi heyetine verilerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.01.2025 tarihli ek raporda özetle; davacının 7. İcra Müdürlüğünün 2019 / 873 Esas sayılı dosyasında talep ettiği 5. Nolu hakedişe ait düzenlediği 24.07.2018 tarih ve 84517 no'lu faturanın yapılmayan işlere ait olduğundan dolayı , davacının davalıdan böyle bir alacağı yukarıda açıklanan ve de dökümü yapılan sözleşme ve İdare Şartnamesinin ilgili maddeleri v.s. gereği alacağı doğmamıştır.Hesap Bilirkişisinin 15.06.2021 tarihinde Mahkemeye sunduğu Bilirkişi Raporunda ise ; 130.000,00TL olan sözleşmenin *%10'nu 13.000,00 TL olan kalan ( %90 nı olan) 117.000,00 TL aylık hak edişler şeklinde ödeneceği sözleşmede belirtilmiştir. Muhatabın aylık 29.250,00 TL ödemesi gerekirken bu ödemeleri sözleşme dışında değiştirmiş ve bu güne kadar aylık hakedişlerle 23.400,00 TL olan 4 hakediş bedeli toplamda 93.600,00 TL olup, davacı firmaya ödenmişi ayrıca davacının sözleşme ve İdari Şartnamedeki ilgili maddeler gereği ; işin sözleşme bedeli 130.000,00 TL dir. İşin devamında yükleniciye düzenlenen hakedişin %90 nı hakediş bedeli olarak ödenecektir, geriye kalan %10 luk kısmı ise Kesin Hakediş raporunun TEİ tarafından onaylanmasından sonra (Bu kesintilerin toplamı dosyada belli olmadığından ödenmesi gereken kesintilerin toplam bedeli tarafımızca belirlenememiştir.) Yapım İşleri sözleşmesinde belirtilen belirtilen geçici kabul tutanağının idare tarafından onaylanmasını takip eden 15 takvim günü içerisinde, müşavir firmanın keseceği fatura karşılığında ödeneceği ve de yükleniciden "İdari Şartnamesinin Madde 12 deki Teminat Mektupları" kısmında belirtildiği üzere, davacıdan 13.000,00 TL. kesilen teminat mektubunun iadesi ise işin kesin kabulünün yapılması ve de yüklenicinin SGK'dan getireceği bu işle ilgili borcunun olmadığını teyit eden ilişiksiz belgesinin TEİ ya sunulmasından sonra yapılabileceği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 05/01/2018 tarihli "Test Bremzesi İnşaatı müşavirlik Hizmetleri Alım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Davacı işi sözleşmeye uygun olarak yaptığını, ancak davalının eksik ödeme yaptığını iddia ederken, davalı süre uzatımı hallerinde davacının ayrıca bir ücret talep edemeyeceğini, davacı alacaklarının ödendiğini savunmaktadır. Söz konusu sözleşme ile davacı davalıya proje, rapor ve hesaplamalar yapma edimini yüklenmiş olup, sözleşme eser sözleşmesi mahiyetindedir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.01.2025 tarihli raporda, davacının 7. İcra Müdürlüğünün 2019/873 Esas sayılı dosyasında talep ettiği 5. nolu hakedişe ait düzenlediği 24.07.2018 tarihli faturanın yapılmayan işlere ait olması sebebiyle davacının davalıdan alacağının doğmadığı, hesap bilirkişisinin 15.06.2021 tarihinde sunduğu bilirkişi raporunda, 130.000,00TL olan sözleşmenin %10'nu 13.000,00 TL olan kalan ( %90 nı olan) 117.000,00 TL aylık hak edişler şeklinde ödeneceğinin sözleşmede belirtildiği, davacıya yapılan işleri kapsayan 4 hakediş ile 93.600 TL ödendiği, İşin devamında yükleniciye düzenlenen hakedişin %90 nı hakediş bedeli olarak ödeneceği, geriye kalan %10 luk kısmı ise Kesin Hakediş raporunun TEİ tarafından onaylanmasından sonra YİGŞ' de belirtilen geçici kabul tutanağının idare tarafından onaylanmasını takip eden 15 takvim günü içerisinde, müşavir firmanın keseceği fatura karşılığında ödeneceği ve de yükleniciden İdari Şartnamenin 12. maddesinde de belirtildiği üzere davacıdan 13.000,00 TL. kesilen teminat mektubunun iadesi ise işin kesin kabulünün yapılması ve de yüklenicinin SGK'dan getireceği ilişiksiz belgesinin TEİ'ye sunulmasından sonra yapılabileceği bildirildiği" gerekçesi ile, davanın reddine, davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafın 23.821,20 TL bedelli fatura yönünden 13/08/2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı tarafın müvekkilinin kesintilerini iade etmediği gibi, 13.000,00 TL bedelli teminat mektubunu da haksız ve yersiz olarak nakde çevirdiğini, bu durumun müvekkilinin büyük zarara uğramasına sebep olduğunu, ticari itibarının sarsıldığını, yerel mahkemece alınan 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin fatura bedelinden alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin taahhüt ettiği teknik elemanların, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca idarenin yeterlilik onayı alındıktan sonra göreve başlayacağının ve işe gelmedikleri günler olursa tutanakla tespit edilerek, sözleşmede belirtildiği üzere cezalandırılacaklarının kararlaştırıldığını, idarenin de sözleşmede yazan görevler karşılığında taahhüt ettiği sözleşme bedelini aylık hakedişlerle yüklenici davacıya ödeyeceğini ancak, davalı TEİ'nin 4 ay olan inşaat sürecinde ayda bir hakediş sayısını keyfi olarak 4 adetten 5'e çıkardığını, 5. hakediş bedelinin de ödenmediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, dava konusu sözleşmenin müşavirlik sözleşmesi anahtar teslimi götürü bedelli bir sözleşme olmadığını, anahtar teslimi sözleşmeyi müvekkilinin denetimini yaptığı yüklenici şirketin yaptığını, davalının müvekkilinin kesintilerini iade etmediğini, teminat mektubunu da haksız ve yersiz olarak nakte çevirdiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını, icra takibindeki faiz taleplerinin yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında 05/01/2018 tarihli "Test Bremzesi İnşaatı müşavirlik Hizmetleri Alım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Davacı iş sözleşmeye uygun olarak yaptığını, ancak davalının eksik ödeme yaptığını iddia ederken, davalı süre uzatımı hallerinde davacının ayrıca bir ücret talep edemeyeceğini, davacı alacaklarının ödendiğini savunmaktadır. Söz konusu sözleşme ile davacı davalıya proje, rapor ve hesaplamalar yapma edimin yüklenmiş olup, sözleşme eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrasında SGK Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, sonrasında bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle, dava ve takip konusu faturanın davacının yapmadığı işler ile ilgili olduğu, idari şartnamenin 12. maddesinde düzenlenen teminatın iadesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 1- Taraflar arasındaki sözleşmede iş bedeli 130.000,00 TL+ KDV şeklinde götürü bedelli olarak kararlaştırılmıştır. Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir. Somut uyuşmazlık yapılan bu genel açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; sözleşme konusu iş tamamlanamadığı, sözleşmenin de davalı tarafça 12/08/2018 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre davalı taraf iş bedelinin tamamını ödememiştir. Dairemiz kaldırma kararımız sonrasında alınan ek raporda, dava ve takip konusu faturanın davacının yapmadığı işler ile ilgili olduğu, bu nedenle fatura bedelinin talep edilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de ek rapor doğrultusunda talep edilebilecek bir iş bedeli kalmadığı değerlendirilmiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, davacının bakiye bir iş bedeli kalıp kalmadığı hususunun "fiziki oran" yöntemine göre hesaplanması gereklidir. Bu nedenle göre davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi ve davalının ispatladığı ödemeler düşülerek, davacının bir iş bedeli alacağı talep edip edemeyeceği tespit edilmelidir. 2- Davacı tarafın teminat mektubu bedelinin haksız olarak nakde çevrildiği iddiasıyla alacak talebi hususu irdelendiğinde; mahkemece idari şartnamenin 12.3 maddesi ve sözleşmenin 11.15 maddesi uyarınca teminatın iade edilebilmesi için kesin kabulün yapılmış olması ve yüklenicinin SGK ilişiksiz belgesi sunması şartlarının arandığı, bu şartların gerçekleşmediği düşüncesiyle bu talep yerinde bulunmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme davalı tarafça 12/08/2018 tarihinde feshedilmiştir. Şu durumda kesin kabul yapılma ihtimali yoktur. Bu nedenle teminatın iade edilebilmesi için kesin kabul yapılması şartının aranması doğru değildir. Diğer yandan yargılama aşamasında gelen SGK'ya müzekkere cevabı ile de davacı yüklenicin SGK'ya bu iş nedeniyle bir borcu bulunmadığı hususu da sabit olmuştur. Davacının teminat iadesi talebinde haklı olup olmadığı hususunun çözümlenmesinde, sözleşme feshinde tarafların haklılık durumları önem arz etmektedir. Bu nedenle mahkemece bilirkişi heyetinden sözleşmenin feshinde davalı tarafın haklı olup olmadığı hususunun idari şartnamenin 12.3 maddesi ve sözleşmenin 11.15 maddesi ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde incelendiği bir ek rapor alınmalıdır. Davacı sözleşmenin feshinde kusurlu değil ise, yargılama aşamasında da davacının SGK'ya bu iş nedeniyle bir borcu olmadığı saptanmış olmakla, teminatın iadesi ile ilgili alacak miktarı yönünden talebin kabulü gerekecektir. Ne var ki, dava tarihi itibariyle davacı SGK ilişiksiz belgesi sunmadığı için, bu talep yönünden yargılama harç ve giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Sözleşmenin feshinde davacı yüklenici kusurlu bulunur ise, davalı iş sahibi teminatı gelir kaydetmekte haklı olacak ve davacının bu talebinin reddi gerekecektir. Davacının takip talebindeki her hangi bir kalem nedeniyle alacaklı olduğu sonucuna ulaşılması halinde, takip öncesi istenen faiz yönünden Beşiktaş 25. Noterliği'nin 10/08/2018 tarihli ve 24529 yevmiye numaralı ihtarnamesi gözetilerek,sonuca gidilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/431 Esas, 2025/175 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır