Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/7/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuru hakkında görüş bildirilmesine gerek görülmediği ifade edilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Konya'nın Hadim ilçesine bağlı Bolat köyünde bulunan 127,61 m2 yüz ölçümlü bahçe vasfındaki 168 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre malikidir. Bağbaşı Barajı, Mavi Tüneli ve Hidroelektrik Santrali projesi çerçevesinde Bakanlar Kurulunun 18/12/2008 tarihli ve 27084 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile anılan taşınmazın da bulunduğu alanda acele kamulaştırma yapılmasına karar verilmiştir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından 19/12/2008 tarihinde başvuruculara ait bu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilmiştir. DSİ tarafından 19/3/2009 tarihinde taşınmaza acele elkoyma talebinde bulunulmuş, Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 28/9/2009 tarihinde bu talebi kabul etmiştir. Mahkeme, mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın değerini 880,51 TL olarak belirlemiş ve bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmaza acele elkonulmasına karar vermiştir. DSİ Kıymet Takdir Komisyonu 15/7/2009 tarihinde söz konusu taşınmazın kamulaştırma bedelini 854,99 TL olarak belirlemiş, başvurucular ile anlaşılamamasından dolayı satın alma usulü başarısız olmuştur. DSİ bunun üzerine 24/12/2013 tarihinde başvurucular aleyhine aynı Mahkemede kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkeme dava konusu taşınmazda 27/5/2014 tarihinde bilirkişilerle keşif yapmıştır. Bilirkişi kurulunun 2/6/2014 tarihli raporunda, tarım arazisi niteliğinde olduğu değerlendirilen taşınmaz yönünden net gelir yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu kamulaştırma bedelinin 357,31 TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Mahkeme 4/12/2014 tarihinde temyiz yolu açık olmak üzere davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptaline ve DSİ adına tapuya tesciline hükmetmiştir. Mahkeme kamulaştırma bedelinin ise 357,31 TL olarak tespitine ve daha önce ödenen 880,51 TL'nin mahsubu ile banka şubesine depo edilen bakiye 476,80 TL'nin başvuruculara ödenmesine karar vermiştir. Kararda ayrıca bu bedele 25/4/2014 tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi öngörülmüştür. Bunun yanında davacı idare lehine davalı başvuruculardan alınmak üzere 500 TL ve başvurucular lehine davacı idareden alınmak üzere yine 500 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmiştir. Karar, davacı DSİ tarafından temyiz edilmiştir. Başvurucular vekili 12/2/2015 tarihli temyize cevap dilekçesinde, davacı DSİ'nin temyiz itirazlarının yerinde olmadığını belirterek temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından 6/6/2016 tarihinde, her bir davalı payına düşen temyize konu miktar karar tarihi itibarıyla 890 TL'yi geçmediğinden temyiz edilen kararın kesin olduğu belirtilerek temyiz dilekçesi reddedilmiştir. Nihai karar başvurucular vekiline 30/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 26/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.