10. Hukuk Dairesi 2021/2692 E. , 2022/15863 K. "" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : 2019/218-2020/1619 İlk Derece Mahkemesi : ... Anadolu 18. İş Mahkemesi No : 2016/293-2018/258 Dava, yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiası ile yeniden miktarının tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair ve…
**10. Hukuk Dairesi 2021/2692 E. , 2022/15863 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No : 2019/218-2020/1619 İlk Derece Mahkemesi : ... Anadolu 18. İş Mahkemesi No : 2016/293-2018/258 Dava, yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiası ile yeniden miktarının tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; müvekkilinin 2104348050 tahsis numaralı ile bağlanan yaşlılık aylığının davalı kurum tarafından hatalı ve düşük belirlenmiş olması nedeni ile yaşlılık aylığının yasalara uygun olarak belirlenmesine ve 01.01.2006 tarihinden itibaren müvekkile eksik ödenen aylık miktarların toplamının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin davalı kuruma başvuruda bulunduğunu ve kurum başvuru dilekçesini reddettiğini, tüm bu nedenlerle iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, eksik ödenen aylık miktarların toplamının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı vekili, davacının dilekçesinde talep ettiği şekli ile sosyal güvenlik haklarından yararlanmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkememizce yapılan incelemede; SGK dan emeklilik sicil dosyası ve tüm kayıtlar celp edilmiş ve bilirkişi raporu ve itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda: "Sigortalının aynı dönemde birden fazla işverenle iş sözleşmesi kurarak çalışmasının, her bir çalışılan işveren tarafından çalışılan süre kadar gün ve kazanç bildirimi yapılmasının sosyal sigorta hukukuna aykırılık teşkil etmediği gibi bildirim yapılmasının yasal zorunluluk olduğu açıktır. 506 sayılı Kanunun “Sigortalı sayılanlar“ başlıklı mülga 2 inci maddesinde, “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar.” hükmü gereğince bir kişinin birden fazla işyerinde iş/hizmet akdiyle çalışması halinde her bir işyerinden ayrı ayrı sigortalı bildirilmesi zorunludur.