T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av.... İHBAR OLUNAN : ... DAVANIN KONUSU :…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av.... İHBAR OLUNAN : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 30/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 31/05/2024 tarihinde ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde... adına kayıtlı bulunan ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak müvekkiline ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ... poliçe numaralı ve ... plakalı aracın sahibi ve sürücüsü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada asli ve tam kusurlu ...plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasını düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin de sorumlu olduğunu, bu bağlamda davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye yasal müracaatlar yapılsa da davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm yasal müracaat hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının bilirkişilerce net olarak tespit edilmesinden sonra arttırılmak ya da eksiltilmek üzere şu aşamada şimdilik 500,00 TL. değer kaybı bedeli ve müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararlardan doğan alacak kalemlerinin sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi kapsamında temerrüt tarihinden itibaren; diğer davalı yönünden ise haksız fiil tarihi olan 31/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe miktarıyla sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21/04/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, fazlaya ilişkin yasal tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ve dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporuna karşı sundukları itiraz dilekçelerindeki tüm hususlara ilişkin; kanun yolu aşamaları dahil olmak üzere yasal müracaat, itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçelerinin kısmen ıslahı ile dava dilekçelerinde yer alan dava konusu araca ilişkin 500,00 TL miktarında değer kaybı bedeli taleplerini 99.500,00 TL arttırarak ... Sigorta A.Ş. tarafından taraflarına 15/04/2025 tarihinde ödenen 45.000,00 TL kısmi ödemenin mahsubuyla toplamda 100.000,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla; diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 31/05/2024 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ıslah edilerek tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ilgili kazaya karışan...plakalı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 27/07/2023-2024 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın KTK 97. Mad uyarınca usulüne uygun başvuru yapmadığını, ancak davacı yanın müvekkili şirkete talebine ilişkin herhangi bir başvuruda bulunmadığını ve bu sebeple dosyasının dahi açılmadığını, ancak ne davacı tarafından EKSİST sisteminden atanmış bir eksper tarafından alınmış rapor sunulmuş ne de taraflarına hasar ekspertiz raporu, onarım faturası, aracın hasarlı halini gösteren fotoğraflar gibi tazminat tespiti için gerekli evraklar gönderilmemiş olması sebebi ile değer kaybı hesaplaması yapılabilmesinin de mümkün olmadığını, aracın onarımını da kendi kasko şirketi yapmış olduğundan rücuda ibraz edilen ekspertiz raporu dışında hasar evraklarının taraflarında bulunmadığını, iş bu sebeple davanın, dava şartlarını taşımıyor olması sebebi ile usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın aracının ... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, nitekim araçta meydana gelen hasarın ... Sigorta tarafından karşılandığını, taraflarına 105.607,45- TL hasar onarım bedelinin rücu edildiğini ve ödendiğini, iş bu sebeple teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdii halinde; 04/12/2021 tarihinde ve 31679 Sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” ın uygulanması gerektiğini, 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren değişikliğe ilişkin herhangi bir yürütmenin durdurulması karar verilmemiş olduğundan, değişiklik ekinde yayınlanan hesaplama yönteminin kullanılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait aracın kaza tarifinde ...Sigorta Şirketinin ... Poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesi ile kaskolandığını, kasko poliçesi detaylıca incelendiği zaman, müvekkiline yöneltilecek olan maddi ve manevi zarar taleplerinin müvekkilinin aracının kasko sigorta şirketi tarafından poliçe limitleri doğrultusunda karşılanacağının teminat altına alındığını, işbu yüzden müvekkiline ait aracın kaza tarihinde genişletilmiş kasko poliçesini tanzim eden...Sigorta Anonim Şirketinin de davadan haberdar edilmesini ve davanın ilgili şirkete ihbarını talep ettiklerini, kasko poliçesinin müvekkiline yöneltilen maddi zarar olan değer kaybını da karşıladığını, bu sebeplerle ilgili şirketin davaya dahil edilmesinde müvekkilinin üstün hukuki yararı bulunduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, alacak belirli olduğu halde belirsiz alacak davası yoluyla talebinde kötü niyet bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranıyla sınırlı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar 31/05/2024 tarihinde ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi,...Caddesi üzerinde gerçekleşen kazada müvekkilinin tam ve asli kusurlu olduğunu savunsa da müvekkilinin bir sürücüden beklenen dikkati tamamen gösterdiğini, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağı sonucu tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, kusur oranlarına itiraz ettiklerini, tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının Adli Tıp İhtisas Dairesince veya kusur bilirkişisi marifetiyle tespiti gerektiğini, öte yandan kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da kaza tespit tutanağında değerlendirilmediğini, başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılmalı, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının ayrıca belirlenmesi gerektiğini, ancak kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini, sadece kusur tespiti amacıyla değil araçta oluşan değer kaybı miktarının objektif olarak tespiti adına da dava konusu dosyanın bilirkişiye tevdii gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılacak incelemede aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ve bu kazalar nedeni ile değer kaybı tazminatı alınıp alınmadığı, aracın km'si ve kullanım amacı, aracın hasar gören parçalarının neler olduğu ve bunların değer kaybına neden olup olmayacağı gibi hallerin değerlendirilmesi gerekmekte olup aracın daha önce karışmış olduğu kazalar var ise bunların ve bu kazalar sonucunda değer kaybı ödemesi yapılıp yapılmadığın da değerlendirmeye alınmasını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü gerekçesiyle, davanın 45.000,00 TL yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 100.000,00 TL değer kaybı tazminatı yönünden davanın kabulü ile, davalı sigorta şirketinden bakiye poliçe teminat limiti olan 49.392,55 TL'sinden temerrüt tarihi olan 26/06/2024 tarihinden, davalı ...tan kaza tarihi olan 31/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı...vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan davanın, konuya ilişkin mevzuat ile öngörülen hükümlere aykırı olması nedeniyle reddi gerekmekteyken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, başvuru tarihinde talep miktarı belirlenebilmesinin imkansız bulunmadığını, bu şartlar dâhilinde alacağın belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, buna göre belirsiz alacak davası açılabilmesi için davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacı taraftan beklenememesi gerektiğini, bu kapsamda başvuran vekilince dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemlerinin belirlenebilir alacak kalemleri olduğunu, bu halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranıyla sınırlı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar 31/05/2024 tarihinde ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi,...Caddesi üzerinde gerçekleşen kazada müvekkilinin tam ve asli kusurlu olduğunu savunsa da müvekkilinin bir sürüceden beklenen dikkati tamamen gösterdiğini, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, gerek trafik kaza tespit tutanağı sonucu gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin olayın meydana gelişinde asli yahut tali hiçbir kusuru bulunmadığını, söz konusu kazanın meydana gelişinde davacının asli kusurlu olduğunu, tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, mahkemeden her ne kadar yeni bilirkişi raporu alınmasını, ya da Adli Tıp İhtisas Dairesince kusur oranlarının tespit edilmesi talep edilmişse de mahkemenin, denetime elverişsiz işbu rapora dayanarak hüküm kurduğunu, internet üzerinden yapılan rayiç değer tespitinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan araştırmanın bir delil niteliği bulunmadığını, bilirkişinin internet sitesinden rayiç değer öğrenmesinin ciddi anlamda sakınca barındırdığını, bilirkişi hesaplama yaparken pazarlık payını da belirleyip hesaplama yapması gerekirken bilirkişinin hiçbir şekilde pazarlık payını göz önünde tutmadığını ve aracın rayiç bedelini fahiş biçimde belirlediğini, kasko bedelinin de hesaba katılmasının uygun olmadığını, belirtilen kasko bedelleri herkesin bildiği üzere hiçbir zaman gerçek rakamları yansıtmadığını, değer kaybının genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, değer kaybı tazminatının genel şartlara ekli formüle göre yapılması gerekirken yapılmadığını, hukuka aykırı şekilde hesaplamalar yapıldığını, değer kaybı hesaplamasının genel şartlar ekinde yer alan formüle göre tekrardan yapılmasını talep etmelerine rağmen itirazlarının reddedildiğini, bilirkişi raporunun objektif ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, bilirkişinin raporunda araçta meydana gelen değer kaybı zararının formül, katsayı, oran vs. yöntemlere dayandırılmaksızın, işbu kaza sebebiyle aracın piyasa koşullarında uğradığı reel değer kaybı zararının belirlenmesine göre hesaplama yapıldığını, aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınması gerekirken aracın geçmiş hasar kayıtlarına bakılmadan değer kaybı hesaplaması yapıldığını, geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle de denetime elverişsiz raporu kabul etmediklerini, ayrıca bilirkişi raporunda net bir değer kaybını belirleyemediğini, bilirkişi raporunda değer kaybını maksimum 145.000,00 olarak belirlediğini, söz konusu tespitin son derece soyut olduğunu, değer kaybı bedelinin tespiti teknik bir konu olduğunu, hakimin takdir yetkisi ile belirleyebileceği bir bedel olmadığını, dosyanın değer kaybı bedelinin somutlaştırılması amacıyla bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişinin net bir bedel belirlemesi gerekirken, değer kaybını maksimum 145.000,00 TL olduğunu belirtmesi bilirkişiden beklenen özeni göstermediğinin delili olduğunu, söz konusu raporu geniş bir takdir yetkisi sınırı koyduğunu ve değer kaybı bedelini adeta mahkemenin belirlemesi yoluna zorladığını, bu durumda ZMSS Genel Şartlar ekinde yer alan esaslara göre hesaplama yapılması gerekirken afaki, soyut değerlendirmelerle yapılan değer kaybı tespitinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporu ile yapılan tespit sonrasından davacı tarafa asıl alacak, yargılama gideri, faiz ve ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, hüküm kurulurken ilam vekalet ücretine ilişkin ödemenin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun tebliği ile birlikte dosyanın tekrar incelendiğini ve değer kaybı 45.000,00TL, masraf 7.638,40TL, faiz 8.935,89TL, asıl alacak ve ferileri 61.574,29TL, vekalet ücreti 30.000,00TL KDV dahil, 25.000,00TL KDV hariç, 5.000,00TL %20 KDV, 5.000,00TL%20 STOPAJ, 2.500,00TL 5/10 tevkifat, ödenen vekalet ücreti 22.500,00TL olmak üzere toplam 84.074,29TL ödeme yapılarak vekalet ücreti bakımından sorumluluğun son bulduğunu, fakat tebliğ olan kararı incelediklerinde müvekkili tarafından yapılan ilam vekalet ücreti ödemesinin dikkate alınmadığı ve mükerrer ilam vekalet ücreti tahsiline neden olunacağının görüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 09/09/2025 tarihli tavzih talepli dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından vekalet ücretine ilişkin ödeme dava sırasında yapılmış olduğundan bu hususlarda hüküm kurulmaması gerekirken gerekçeli kararda vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, dosyada Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hak kazanacağı ilam vekalet ücreti tarafımızca hesaplanarak davacı tarafa ödeme yapıldığını, önce yapılan ödemede asıl alacak henüz ıslah edilmediğinden dava değeri üzerinden ödeme yapıldığını, ıslah sonrasında vekalet ücreti ek ödeme yapılarak tamamlandığını, daha önce ibraz ettikleri beyan dilekçelerinden ve ödeme dekontlarından görüleceği üzere yargılama aşamasında tüm alacak kalemleri ve ferilerine ilişkin ödeme yapıldığını, buna rağmen gerekçeli kararda vekalet ücreti bakımından hüküm kurulduğunu, sorumluluklarının sona erdiği ve konusuz kalma kararı verilmesi gerektiği hususunun dikkate alınmadığını belirterek, kararın düzeltilmesini ve asıl alacak, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından konusuz kalma kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 09/09/2025 tarihli ek kararı ile, dosya kapsamına göre talep incelendiğinde, mahkeme kararında herhangi bir maddi hata bulunmadığı; tavzih-tashih kararı ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar değiştirilemeyeceğinden, kaldı ki davalı sigortanın dava aşamasında yaptığı ödeme gözetilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu açısından; HMK’nun 345. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru süresi iki hafta olup, bu süre ilamın taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. Aynı Kanunun 92/2. maddesi uyarınca süre; hafta, ay veya yıl olarak belirtilmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının davalı sigorta şirketi vekiline, 18/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık istinaf başvuru süresinin son günü 01/09/2025 olmasına rağmen, süre dolduktan sonra 06/09/2025 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemelerce verilen kararlara karşı iki haftalık yasal süresinden sonra istinaf kanun yoluna başvurulması halinde HMK. 346/1. maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilebilecektir. Bu açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yasal süresinde olmadığı, ilk derece mahkemesince mahkemece süre yönünden reddine karar verilmesi gereken başvuru hakkında mahkemesince bir karar verilmediği anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yapılan başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Davalı ...'un istinaf başvurusu açısından; Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, hatalı manevra yaparak trafik kazası meydana gelmesine neden olan davalı sürücünün tam kusurluğu olduğunun sabit olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun değer kaybı hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarih,... Esas ....Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince süre yönünden USULDEN REDDİNE, 1-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan 1.707,75 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 2-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarih, ... Esas... Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 1-Alınması gerekli 6.831,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.710,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.121,00 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davalı ...tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, C)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi.26/03/2026 ... Başkan... Üye ... Üye... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.