Başvuru, mahkûmiyetin temel olarak sanığa sorgulama fırsatı verilmeyen bir tanığın ifadelerine dayandırılması nedeniyle tanık sorgulama veya sorgulatma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; mahkûmiyetin temel olarak sanığa sorgulama fırsatı verilmeyen bir tanığın ifadelerine dayandırılması nedeniyle tanık sorgulama veya sorgulatma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1984 doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuru konusu olayların meydana geldiği tarihte İstanbul'da ikamet etmektedir. Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin ortaya çıkarılması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (16/6/2004 tarihli ve 5190 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması Ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanun ile yetkili) (Başsavcılık) soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında başvurucu; terör örgütü üyesi olma, patlayıcı madde atma ve sair suçları işlediği şüphesiyle 1/11/2004 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başsavcılığın 5/11/2004 tarihli iddianamesi ile aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı şüphelilerin silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütüne yardım etme ve sair suçlardan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2016/376 sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 16/1/2018 tarihli kararı ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Gerekçeli kararda; başvurucunun soruşturma aşamasında verdiği ifadelere ve tanık beyanlarına dayanılarak 2/10/2004 tarihinde Tokat kırsalında öldürülen DHKP/C terör örgütü üyesinin ölümünü protesto etmek amacıyla molotofkokteyli atılması ve örgüte ait pankart asılması eylemlerine katıldığının tespit edildiği ve ikametgâhında yapılan aramada örgütün yayınlarını bulundurduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Z.Y. sübut bulan eylemlerinin değerlendirmesi ve hukuki vasıflandırılmasında; Sanığın emniyet ifadesindeki bazı olaylara katıldığına dair tevilli ikrarları, [İ.K.nın] tanıklar [Z.E.] ve [E..K.nın] sanıkların ifadelerini destekler beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 2004 tarihinde Tokat kırsalında öldürülen DHKP/C terör örgütü üyesinin ölümünü protesto amaçlı molotof atması ve HÖC imzalı pankart asması eylemlerine katılarak, 1 mayıs mahallesi kuruluş şöleninde yasadışı sloganlar atıp, evinde de örgütün yasal yayınlarının bulundurmak suretiyle işlediği eylemlerin silahlı DHKP-C terör örgütüne üye olma suçu niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanığın sübut bulan eyleminin silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğundan cezalandırılmasına (...)" Başvurucu 7/3/2018 tarihli dilekçesi ile örgüt üyeliği suçunun unsurlarının olayda mevcut olmadığını, örgüt üyeliğine ilişkin hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunu ve lehe kanunun uygulanması noktasında hata yapıldığını belirterek hükme karşı temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 20/9/2018 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucu, nihai olan bu karardan 21/11/2018 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek 28/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.