1. Hukuk Dairesi 2021/4261 E. , 2022/3087 K. "" MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, Alanya Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın, davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge …
**1. Hukuk Dairesi 2021/4261 E. , 2022/3087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, Alanya Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın, davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği rızai Taksim Sözleşmesinde ... renkte boyanan, yaklaşık 8.000 m² yüzölçümlü tarım arazisinin davacının zilyetliğinde olduğunu, bu yer üzerinde halen sebze üretimi yapıldığı, dört adet sebze serası ile bu yer ile bağlantılı davacıya ait ev ve müştemilatı bulunduğunu, ev ile seraların bulunduğu alan arasında yol şeklinde görünen bağlantının umuma açık yol olmayıp sadece davacının kendi seralarına gitmek için kullandığı bir bağlantı alanı olduğunu, davacının dedesi ile babası zamanından beri bu yere aynı amaçlı zilyet edildiğini, davacının babasının da 2003 yılında ölmesi ile kendisinin zilyetliği devam ettirdiğini, yani dedesi ile babasının eklemeli zilyetliğini sürdüregeldiğini, davacının dedesinin zamanında daha geniş alanı kapsayacak şekilde zilyet edinildiğini, aynı babadan gelen akrabaların bu geniş araziyi Rızai Taksim Sözleşmesi uyarınca aralarında bölüştüklerini ve her bir zilyetin kendisine fiilen tahsis olunan yerleri kullanageldiğini, sunulan Rızai Taksim Sözleşmesine göre davacıya düşen yerin 12 sıra numarası ile gösterildiğini ileri sürerek yaklaşık 8.000 m² yüzölçümlü yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25/01/2019 havale tarihli beyan dilekçesinde taleplerinin davacı adına tapu tescil isteminde bulundukları taşınmazların; 210 ada 52, 53, 54, 49 parseller ile 210 ada 56 parsel sayılı taşınmazda a1 harfi ile gösterilen kısım olduğunu belirtmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 17. maddesinde sayılan imar ve ihya edilerek kazanılacak yerlerden olmadığını, ayrıca taşınmaz imar ve ihya edilerek kazanılacak yerlerden olsa bile taşınmazın imar ve ihyasının henüz tamamlanmadığını, tamamlandığı farz edilse bile tamamlama zamanından itibaren işleyecek zamanaşımı süresinin dolmadığını, dava koşullarının oluşmadığını, zilyetlik süresinin dolmadığını ileri sürerek davanın reddini, taşınmazın TMK'nın 713/6 maddesi gereğince Hazine adına tescilini talep etmiştir.