1. Hukuk Dairesi 2012/7674 E. , 2012/14574 K. "" MAHKEMESİ : AMASYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil veya tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tesci…
**1. Hukuk Dairesi 2012/7674 E. , 2012/14574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AMASYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil veya tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan N... A...’nun çekişme konusu 215 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı muris M... R... adına kayıtlı iken 1998’de ölümü üzerine 28.05.2001 tarihli akitle vekil aracılığıyla mirasçılarına intikalinin yapılarak muris N. intikalen gelen ¼ payını aynı akitle satış suretiyle oğlu davalıya temlik ettiği, taşınmazın yenileme ile 128 ada 1 parsel olduğu, anılan 1 parselin de ifrazla 128 ada 4 ve 5 parsellerde davalı İ... H... adına pay tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.