18. Ceza Dairesi 2017/2034 E. , 2017/9550 K. "" Hakaret suçundan şüpheli ... (ismini kullanan) hakkında yürütülen soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/12/2015 tarihli ve 2015/144142 soruşturma, 2015/93661 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/02/2016 tarihli ve 2016/811 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının i…
**18. Ceza Dairesi 2017/2034 E. , 2017/9550 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan şüpheli ... (ismini kullanan) hakkında yürütülen soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/12/2015 tarihli ve 2015/144142 soruşturma, 2015/93661 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/02/2016 tarihli ve 2016/811 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 gün ve 13289 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekinin kullandığı facebook hesabı üzerinden müştekiyi kasteder şekilde yazdığı “utanmaz kadın seni,.... denen münafık,.... münafık olduğunu bil, pornografik bi görüntü, pornografik pozlar, pornografik hareketler” şeklindeki sözlerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak, incitici, küçük düşürücü ve müştekinin toplum içindeki saygınlığını zedeleyici mahiyette olması nedeniyle, hakaret vasfı taşıdığı gözetilerek müsnet suçtan kamu davasının açılması gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.'" hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.